Tag Archive: tecavüz


Elazığ’ın Karakoçan İlçesi’ne bağlı bir köyde yaşayan S.A. 8 yaşındaydı. Yedi yıl boyunca yüzlerce kez 20 erkeğin tecavüzüne uğradı. Annesi bile onu suçladı. Tüm köyün sessiz kaldığı vahşetle ilgili sanıklara 22 yıla kadar hapis istendi.

istismar

S.A.’ya yaşları 14 ile 70 arasında değişen 20 kişi tarafından 7 yıl boyunca yüzlerce kez tecavüz edildi. Olayı anlattığı öz ağabeyi tarafından da tecavüze uğrayan küçük kız, annesi tarafından suçlanarak dayak yedi. S.A., 15 yaşına kadar derdini kimseye anlatamadı.

TESADÜF

Taraf Gazetesi’nden Bahar Kılıçgedik’in haberine göre,  S.A.’nın yanına gelen her erkek, ”Onunla olmuşsun, benimle de olacaksın” diye tehdit ederek istismarı sürdürdü. Tüm köyün bildiği ama kimsenin dur demediği bu utanç, sınır anlaşmazlığı yüzünden köye gelen Jandarma tarafından tesadüfen ortaya çıkarıldı.

2013 yılında Jandarma iki köy arasında nöbet tutarken, sohbet ettiği köylülerden bazıları cinsel istismar olayından söz etti. Bu olay Jandarma astsubayın dikkatini çekti. Jandarma astsubay başka köylülerle de sohbet edince, olayın boyutunu anladı. Jandarma olayla yakından ilgilenerek gizli tanıkların ifadesi doğrultusunda soruşturma başlattı.

Siirt’te 12 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz

S.A. ifadesinde aralarında ağabeyi ve 70 yaşındaki G.E.’nin de bulunduğu yaklaşık 20 kişinin ismini vererek, başına gelenleri detaylı bir şekilde anlattı. Jandarmanın soruşturma kapsamında cinsel istismarda bulundukları tespit edilen 7 kişiyi gözaltına almasıyla olay yargıya taşınmış oldu.

S.A. ifadesinde ilkokul 2. sınıfta iken köy halkından olan K.E.’nin kendisine cinsel tacizde bulunduğunu, durumu öğretmenlerine anlatması üzerine bu kişinin öğretmenler tarafından okula çağırılıp uyarıldığını söyledi.

S.A. uyarının ardından K.E.’nin kendisinden bir süre uzak durduğunu, 6. sınıfa geçtiğinde kendisini evine çağırıp zorla tecavüz ettiğini anlattı.

S.A., 6 gün sonra verdiği ifadesinde korktuğu için isimlerini söylemediği kişiler olduğunu belirtip ifadesinde yaşadığı diğer tecavüzleri de anlattı. Ağabeyinin sanıklardan K.E.’den para istemeye zorlandığını anlatan S.A., M.A’nın da ”F.B. ile birlikte olmuşsun” diyerek kendisine cinsel istismarda bulunduğunu söyledi.

M.A.’nın durumu anlatması üzerine F.A.’nın da mağdure S.A.’yı tehdit ederek cinsel ilişkiye girdiğini, F.A.’nın yaşadıklarını kardeşi M.A.’ya anlatması üzerine bu kişi tarafından da tecavüze uğradığını anlattı.

Bu durumu bütün köy halkının bildiğini söyleyen S.A. aralarında çocukların da bulunduğu 6 kişinin de cinsel tacizine uğradığını belirtti.

Hiçbir cinsel münasebeti kendi rızasıyla yaşamadığını, saymış olduğu tüm bu isimlerin kendisine baskı yaptıklarını anlatan S.A., bu kişilerin tehdit ettiğini ifadesinde söyledi.

9 SANIĞA DAVA

9 sanık hakkında ‘nitelikli cinsel istismar’ suçundan dava açıldı. 11 şüphelinin ise yaşlarının küçük olması nedeniyle dava dosyaları ayrıldı. Elazığ Cumhuriyet Savcısı Nevzat Kandırmaz tarafından hazırlanan iddianame, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanıklar K.E., E.E., S.K., M.E., K.A., Ö.A., İ.K., S.A. ve M.A.’nın 12 yıldan 22 yıla kadar hapis cezası ile yargılanmaları talep edildi. Tüyler ürperten tecavüzün tüm detayları iddianamede yer aldı.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/284765/Bir_koy_7_yil_boyunca_tecavuzu_seyretti.html#

Kaynak: Taraf

http://www.habergazete.com/haber-detay/1/78343/Bir-koy-tecavuzu-yedi-yil-seyretti-2015-05-26.html

İşitme engelli 14 yaşındaki Z.K. beş kişinin istismarına uğradı. Z.K.’nın teşhisine rağmen zanlılar serbest bırakıldı.

09 Eylül 2012 Pazar 14:00

Büyükhaber /09 Eylül 2012 Pazar
Elbirliğiyle tecavüz
İşitme engelli 14 yaşındaki Z.K. beş kişinin istismarına uğradı. Z.K.’nın teşhisine rağmen zanlılar serbest bırakıldı.Küçük kız ‘koruma altına’ alınmadı. O dönemde tekrar tecavüze uğradı ve hamile kaldı.

Radikal’in haberine göre, Edirne’de, 14 yaşındaki işitme engelli kız çocuğu Z.K, yaşları 76 ile 24 arasında değişen beş kişinin istismarına uğradı.

Z.K.’nın teşhisine rağmen mahkeme, şüphelileri 4 Nisan 2012’de serbest bıraktı. Savcılık ve Çocuk Şube Müdürlüğü ise yasalar gerektirdiği halde Z.K.’yı koruma altına aldırmadı. Devlet kılını kıpırdatmazken, Z.K.’yı ve ailesini tanımayan emekli hâkim Nilgün Kurtoğlu, 22 Mayıs’ta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’e e-mail atarak, kız çocuğunun korunmasını istedi. Fakat bu çığlık da işitilmedi. Ve bir hafta önce, kusma belirtileriyle Hastaneye kaldırılan Z.K.’nın 14 haftalık hamile olduğu, yani ‘korunması’ gereken dönemde bir kez daha tecavüze uğradığı anlaşıldı. Halen tedavi gören Z.K.’nın kürtaj sınırını aştığı ve bu işlem için mahkemeden karar beklendiği öğrenildi.

Edirne’nin Çavuşbey Mahallesi’nde, 17 Ocak 1998’de dünyaya geldi Z.K. Dördü kız, yedi kardeşin beşincisiydi. Kardeşler içerisinde, sağır ve dilsiz olan tek çocuktu. Yıllarca bir fırında çalıştıktan sonra emekliliğe ayrılan 55 yaşındaki baba A., cilt kanserine yakalandığından artık çalışamıyordu. 42 yaşındaki annesi S. ise ev kadınıydı. Eve giren tek emekli maaşının 250 TL’si de iki göz odalı eve gidiyordu. Küçük Z.K., Edirne’de Şehit Öğretmen Adnan Tunca İşitme Engelliler İlkokulu’nda okuyordu. Geçen yıl üçüncü sınıfa geçmişti.

İhbar üzerine operasyon

Edirne Savcılığı’ndaki soruşturma dosyasına göre geçen 2 Nisan’da Edirne Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bir ihbar ulaştı. “Yıkık Hamam civarında kimi kişiler bir kız çocuğuna musallat oluyor” deniliyordu. Bunun üzerine polis, ilkin 14 yaşındaki Z.K.’yı emniyete götürdü. Ardından da Yıkık Hamam adı verilen tarihi ve metruk bölgede, üç şüpheliyi gözaltına aldı. Z.K., 2 Nisan’da, üç öğretmeni ve bir psikoloğun da hazır bulunduğu bir ortamda alınan ifadesinde, ‘çeşitli kişilerin 10-20 TL vererek, kendisiyle zorla birlikte olduklarını’ iddia etti. Aynı gün teşhis yapıldı. Z.K., üç kişiyi teşhis etti.

Bu kişilerden ilki, 1988 doğumlu İran uyruklu M.A.N. idi. İfadesinde, mağaza sahibi olduğunu, o gün Kapıkule Sınırı Kapısı’ndan geçemeyince geri döndüğünü ve Yıkık Hamam civarında durduğunu ve Z.K. ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını savundu. İkinci kişi, Yıkık Hamam yakınında alkol alan 1973 doğumlu kaynakçı M.S.’ydi. M.S. ise “Yıkık Hamam civarında otururken Z.K.’yi gördüm. Yanında M.N.A. vardı. Kız bana içeriyi işaret etti. Yönelmek üzereyken beni engelledi” dedi. Bir diğer şüpheli de M.S.’nin arkadaşı N.E.’ydi. Ve bir gün sonra, 3 Nisan’da, Z.K.’nın tekrar ifadesi alındı. İfadede, Z.K.’nın başkaca kişiler tarafından da suiistimal edildiği sonucu çıkıyordu.

Ruh sağlığı bozuldu

Savcılık, eldeki üç şüpheliyi ‘çocuğun cinsel istismarı’ savıyla tutuklanmaları için Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Fakat mahkeme, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraktı. Yalnızca M.A.N.’ye yurtdışına çıkış yasağı getirildi. Bu arada polis, iki şüpheliyi daha gözaltına aldı. Böylece şüpheli sayısı beşe çıktı. Bunlar 76 yaşındaki Y.D. ile 56 yaşındaki N.A.’ydı. Kendisi de bir işitme engelli olan N.A., ifadesinde, “Ben Y.D.’nin kızla birlikte olduğunu biliyorum. Fakat ben birlikte olmadım” dedi. Bu şüpheliler serbest bırakılırken, dosyaya ulaşan adli tıp raporunda, “Z.K.’nın bedeninde darp ve cebir izi olmadığı, genital bölgede lezyon bulunmadığı fakat eski yırtıklar görüldüğü” saptandı. Buna göre Z.K., 2 Nisan’dan önce istismar edilmişti. Ayrıca Trakya Üniversitesi’nde yapılan incelemede, ‘ruh sağlığının bozulduğu’ tespit edildi.

Koruma kararı alınmadı

Savcılık bu aşamada, Çocuk Koruma Kanunu uyarınca, Çocuk Mahkemesi’ne başvurarak, Z.K.’yı koruma altına aldırması gerekirken, bu yola başvurmadı. Çocuk Şube Müdürlüğü ve okulu da kılını kıpırdatmayınca Z.K. koruma altına alınmayıp aileye verildi. Bu arada, Edirne’de yaşayan emekli hâkim Nilgün Kurtoğlu, ailesini ve kendisini hiç tanımadığı halde, harekete geçti. Skandalı öğrenir öğrenmez, 22 Mayıs’ta, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’e bir e-mail gönderdi. Kurtoğlu, e-mail’de, çocuğun korunmasını istiyor, şöyle diyordu: “Bu çocuk sağır ve dilsiz. 50 yaş üstü beş kişi tarafından galiba bir yıl boyunca tecavüze uğramış. İlk duruşmada tüm sanıklar serbest bırakıldı. Çocuğun babası kanser hastasıymış. Kısacası çocuğun korunmaya ihtiyacı var. Sahip çıktığımız ve kurtardığımız her çocuk yarınımızın güvencesidir. Sizin de aynı düşündüğünüzü biliyorum.”

14 haftalık hamile çıktı

Ne var ki Kurtoğlu’nun bu çabası da sonuçsuz kaldı ve Z.K. koruma altına alınmadı. Geçen 3 Eylül’de Z.K., ‘kustuğu ve burnundan kanlar geldiği’ için hastaneye götürüldü. 14 yaşındaki Z.K.’nın, 14 haftalık, yani 3,5 aylık hamile olduğu belirlendi. Yani, ‘suistimal’ iddiiasıyla soruşturmanın başlatıldığı ve Z.K.’nin, yasalar öyle gerektirdiği halde korunma altına alınmadığı ve emekli hâkim Nilgün Kurtoğlu’nun mektup gönderdiği dönemde tekrar tecavüze uğradığı ortaya çıktı.

Kürtaj için karar bekleniyor

Radikal, dün Z.K.’yi hastanede ziyaret etti. Yetkililer, ‘kürtaj’ için mahkemeden talimat beklediklerini söylerken, annesi şunları söyledi: “Bakkala gitmişti, yoldan alıp götürmüşler. Ne olduğunu ben de bilmiyordum. Hamileliğinden haberim yoktu. Kusup burnundan kan gelince hastaneye getirdim, böyle olduğunu söylediler. Kızın durumundan faydalandılar. Biz ne yaparsak anlamaz, dediler.”

Bianet çetelesine göre erkekler Eylülde 15 kadına tecavüz etti, 30 kadını yaraladı. En çok erkek şiddeti Adana’da yaşandı. 2011’in ilk dokuz ayında erkekler toplam 206 kadını öldürdü, 86 kadına tecavüz etti.

bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden ve ajanslardan derlediği haberlere göre erkekler Eylül ayında 25 kadın, üç erkek ve üç çocuk öldürdü. Fail erkeklerden üçü intihar etti, ikisi intihar girişiminde bulundu. Beş erkek ise cinayetin ardından polise teslim oldu.

Eylülde 15 kadın tecavüze uğradı, 30 kadın yaralandı. Altı çocuk tecavüze, iki çocuk tacize uğradı. Böylece 2011’in ilk dokuz ayında erkekler toplam 206 kadını öldürdü, 86 kadına tecavüz etti.

Eylül ayında en çok şiddet vakası Akdeniz Bölgesi’nde en az ise Güneydoğu Anadolu ve Ege bölgelerinde yaşandı.

Cinayet

Eylül ayında erkekler 20 ilde 25 kadın, üç erkek ve üç çocuk öldürdüler. Üç erkek cinayetten sonra intihar etti, iki intihar girişiminde bulundu, beş erkek polise teslim oldu.

En çok kadın  katli Adana’da yaşandı. Cinayetlerin yaşandığı iller: Adana (4), Antalya (2), Bingöl, Bolu, Denizli, Diyarbakır (2), Elazığ, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Mersin (2), Ordu, Sakarya, Yalova.

On kadın ateşli silahlarla, sekiz kadın bıçakla, üç kadın boğularak, bir kadın dövülerek öldürüldü.

Eylül ayında kadınları en çok sevgilileri öldürdü. Beş kadın sevgilisi, dört kadın kocası, bir kadın aile meclisi kararıyla, üç kadın ayrı yaşadığı kocaları, bir kadın boşanma davası süren kocası, üç kadın eski kocası, iki kadın erkek kardeşi tarafından öldürüldü.

Katillerin yaşları 22 ile 64, öldürülen kadınların yaşları ise 19 ile 82 arasında değişiyor.

Tecavüz

Eylül ayında erkekler on ilde 15 kadına tecavüz etti. En çok tecavüz İstanbul’da gerçekleşti. tecavüz vakalarının yaşandığı şehirler: İstanbul (3), Adana, Antalya, Eskişehir, İzmir, İzmit (2), Kocaeli, Manisa, Samsun.

İki kadına iş arkadaşları, bir kadına kuzeni, bir kadına sevgilisi, beş kadın tanımadığı erkeklerin tecavüzüne uğradı. Beş kadın tanımadığı erkeklerce, bir kadın kocası tarafından seks işçiliğine zorlandı.

Tecavüze uğrayanların yaşları 17 ile 60, tecavüzcülerin yaşları 29 ile 47 arasında değişiyor.

Şiddet- Yaralama

Eylül’de erkekler 16 ilde 30 kadını yaraladı. Şiddet- yaralama vakaları en çok Adana’da yaşandı. Erkek şiddetinin yaşandığı şehirler: Adana (7), Adapazarı, Ankara (2), Antalya (2), Antep, Bartın, Bolu (2), Bursa (2), Erzurum (2), İstanbul, İzmir, Malatya (2), Manisa, Mersin (3), Tokat, Urfa.

16 kadın kocasından, dört kadın boşandığı/ayrı yaşadığı/ayrılmak istediği kocasından, üç kadın sevgilisinden, bir kadın oğlundan, bir kadın damadından, bir kadın iş arkadaşından, bir kadın ise çalıştığı hastanedeki bir hastadan şiddet gördü.

Eylül’de erkekler 19 kadını dövdü, dört kadın bıçakla, iki kadın ateşli silahlarla yaralandı. Bir erkek karısına arabayla çarptı, bir erkek ise boşandığı karısını benzinle yaktı. Eylül ayında 13 kadın erkek şiddeti nedeniyle hastaneye kaldırıldı.

Bir erkek kayınvalidesini ağır yaraladıktan sonra intihar etti. İki kadın ise şiddet gördükleri erkekleri bıçakladı.

Çocuk istismarı

Eylül’de beş ilde sekiz çocuk istismarı vakası yaşandı. En çok çocuk istismarı Adana’da gerçekleşti. İstismar vakalarının yaşandığı iller: Adana (3), Antalya, Bursa, Samsun (2), Tekirdağ.

Altı çocuk tecavüze, iki çocuk tacize uğradı. İstismara maruz kalan çocukların yaşları 11 ile 16, saldırganların yaşları 19 ile 52 arasında değişiyor.

Bir erkek evlat edindiği kız çocuğunu taciz ettiği için tutuklandı, bir erkek yeğenini hamile bıraktı. Bir kız çocuğu 16 erkeğin tecavüzüne uğradı.

Taciz, saldırı

Eylül’de iki ilde dört kadın tacize uğradı. Antalya’da bir erkek Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü’nün kadınlar tuvaletinde kabinlerde kadınları röntgenlerken yakalandı.

İstanbul’da üç kadın bir otoparkta bir erkeğin saldırısına uğradı. Erkek kadınlara tecavüz girişiminde bulundu.

Bir kadın boşanmak istediği kocasının ailesi tarafından linç edilmeye çalışıldı.

Bölgelere göre

Eylül’de 33 ilde 79 kadına yönelik şiddet, cinayet, cinayete teşebbüs, taciz, tecavüz, yaralama ve çocuk istismarı vakası yaşandı. En çok şiddet vakası Akdeniz Bölgesi’nde en az ise Güneydoğu Anadolu ve Ege bölgelerinde yaşandı.

Eylül’de gerçekleşen 79 vakanın 27’si Akdeniz, 18’i Marmara, 10’u Karadeniz, yedisi İç Anadolu, yedisi Doğu Anadolu, altısı Ege ve üçü Güney Doğu Anadolu bölgesinde yaşandı.

En çok şiddetin yaşandığı iller ise Adana (15), Antalya (7) ve İstanbul (6). (ÇT)

Yargıtay Başsavcılığı, N.Ç. davasında Yargıtay kararına itiraz etmedi. Suçun faillerinin “N.Ç’nin rızası olduğu” gerekçesiyle ceza indiriminden faydalanması kesinleşmiş oldu. Davaya AİHM yolu açıldı.

İstanbul – BİA Haber Merkezi
                25 Kasım 2011, Cuma
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 13 yaşında toplu tecavüze uğrayan N.Ç.’nin bu işi “rızasıyla yaptığı”na hükmeden Yargıtay kararına itiraz etmedi.

N.Ç. davasında verilen kararın ardından kamuoyunun beklentisinin aksine Yargıtay Başsavcılığı’ndan itiraz gelmedi. Yargıtay Başsavcısı’nın karara itiraz için 30 gün süresi vardı, ancak bu süre dün itiraz yapılmadan doldu. Bu, Yargıtay Başsavcılığı’nın yerel mahkeme kararını onaylayan Yargıtay kararını hukuka uygun bulduğu anlamına geliyor.

Böylece ceza indirimi olmasa, yasaya göre en az beşer yıl ceza alması gereken 26 failin cezaları 1 yıl 8 ay ile 5 yıl arasında kaldı.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin N.Ç.’nin “rızası olduğu” gerekçesiyle suçun faillerine en alt sınırdan ceza veren kararını onamıştı. Yargıtay kararı kamuoyunda büyük tepkilere neden olmuştu.

Davanın seyri

N.Ç. davasında Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi suçu işleyenlere alt sınırdan ceza vermesini, N.Ç’nin “tecavüzlere karşı koymadığı için rızası olduğu ve her şeyin farkında olmasıyla” açıklamıştı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yerel mahkemenin kararının onanması yönünde mütalaa vermesinin ardından, Yargıtay 14. Ceza Dairesi de alınan kararı onamıştı.

Böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) incelenme aşamasında olan N.Ç.’nin davasında AİHM’de yargılanma yolu açılmış oldu. (YY)

%d blogcu bunu beğendi: