Category: ÇEVRE


BARAJ

Dur Deyin! Tatar Barajı Kapaklarını Açtı Sular Yükseliyor
Obuzbaşı Köyü, Tatar Barajı, Tunceli
Limak Şirketler Grubu tarafından Peri Suyu üzerine inşa edilen Tatar Barajı, hayvanların felaketi oluyor. Kapaklar açıldı, 24 saat içinde bölge sular altında kalacak! #limakkapaklarıkapat hashtag’i ile Twitter üzerinden sesinizi duyurun, şirketleri ve resmi tüm kurumları arayın!
Tatar Barajı’nın kapaklarının açılmasıyla Tunceli Obuzbaşı Köyü’ndeki hayvanlar ve yuvaları da sular altında kalacak.
Kapakların acilen kapatılmasını, başta leylekler olmak üzere tehdit altında olan bölgedeki hayvan türlerinin korunması için bir kurul oluşturulmasını talep ediyoruz.
Leylek yuvalarını bölgeden taşımak, anneleri yeni yuvalara yönelmeyeceği için geçici çözüm dahi sunmuyor.
Bu sebeple Limak Şirketler Grubu’nun baraj kapaklarını acilen kapatması gerekiyor.
Konuyla ilgili olarak Tunceli İl Orman ve Su İşleri Müdürlüğü’ne ulaşmak yetmiyor.
Bu yıkıma ve olası katliama acilen DUR deyin!
Limak Holding A.Ş. Hafta Sokak No:9 GOP 06700
Ankara Tel : 0 312 446 88 00
Fax : 0 312 446 88 10
limak@limak.com.tr www.limak.com.tr
Limak’a bağlı en aktif Twitter hesabı: https://twitter.com/LimakAtlantis
DARENHES Elektrik Üretim A.Ş (Bilgin Enerji ve Limak Ortaklığıdır. Tatar Barajı için kurulmuştur.)
Adres : Kuleli Sokak, No.87 GOP,  Ankara 06700, TÜRKİYE
Telefon : +90 (312) 446 3023 Faks : +90 (312) 437 4399
E-mail : contact@bilgin.com.tr
Tunceli İl Orman ve Su İşleri Müdürlüğü:
Adres : Cumhuriyet Mahallesi Elazığ Caddesi (Orman İşletme Müd. Yanı) Tunceli/Türkiye Telefon : 0 428 212 52 21 Faks : 0 428 212 52 24 E-Mail : tunceli@ormansu.gov.tr-
http://veganturkiye.blogspot.com/2013/06/dur-deyin-tatar-baraj-kapaklarn-act.html?spref=tw
BARAJ1
BARAJ2
BARAJ3
BARAJ4
                  DİLEKCE LÜTFEN DİLEKCEYE KATILIN / EGE SAKİN
          SULAR ALTINDA KALARAK CAN VERECEK OLAN LEYLEKLER
Kime: ahmetozyanik0653@gmail.com,aozyanik@ormansu.gov.tr,
TC.ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI

DOĞA KORUMA VE MİLLİ ARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE
sayın Ahmet ÖZYANIK
Ekte sunduğumuz fotoğraflarda görülen leylek yuvası Tunceli ili Obuzbaşı köyü’ndeki Tatar Barajı yakınında bulunmaktadır ve suların yükselmesi ile sular altında kalacaktır.
 İçinde bulunduğumuz dönemde tüm hayvanlar yavrulamakta ve yavrularını büyütmektedirler, gerek kanatlılar gerekse memeli hayvanların yavruları büyüme ve gelişme dönemlerini tamamlamadıklarından dolayı  herhangi bir müdahale sırasında kaçarak  kendilerini savunma ve korumaları mümkün değilidir.
Genel müdürlüğünüzün 1 nisan 2013 tarihinde Ege Üniversitesi ile yapmış olduğu Leylekleri Koruma Protokolü çerçevesinde koruma  söz konusu alanda bulunan leylek yavrularının gelişimlerini tamamlayarak uçmaya başlamaları ve göç etmelerine kadar ihtiyaçları olan süre boyunca leyleklerin güven içinde olmalarının sağlanmasını, konunun aciliyeti ve önemi göz önüne alınarak bir an önce gerekli çalışmanın başlatılıp ilgili birimlerin harekete geçirilmelerini talep ediyorum..
Saygılarımla.
Ad Soyad:
Tc No:
Tel:
Reklamlar

Fotoğraflar: Özlem Besler

25.11.2012

Çorluda tehlikeli atık tesisine karşı binlerce kişi yürüdü.

Demokratik kitle örgütlerinin, Sendikaların ve Halkın katılımıyla yürüyüş gerçekleştirildikten sonra, Otobüslere binilerek, Tesisin yapılacağı

Karatepeye gidildi.

Tüm Trakyalılar tehlikeli atık tesisine karşı, gösterilerini gerçekleştirdi.

Basına ve Kamuoyuna;

“Çorlu Tehlikeli Atık Tesisine Hayır Platformu” olarak aylardır mücadele ediyoruz. Yasal, demokratik ve meşru yöntemlerle mücadele etmeye de devam edeceğiz.

Mart 2012 de oluşturduğumuz platform, yaptığı basın açıklamalarıyla tesisin zararlarını ortaya koydu. Dağıtılan bildiri ve broşürlerde tesisi neden istemediğimiz anlatıldı. Şimdiye kadar çok sayıda toplantı yaptık. Nisan 2012 ve Haziran 2012 tarihlerinde Valilik nezdinde askıya çıkartılan imar planlarına itiraz ettik ve dava açtık. Düzenlediğimiz imza kampanyasında 40 bin imza topladık. 5 Haziran 2012 tarihinde Dünya Çevre Günü münasebetiyle Cumhuriyet Meydanında binlerce insanın katıldığı Halk konseri düzenledik. 17 Ekim 2012’de topladığımız 40 bin imzayı üst yazıyla birlikte Tekirdağ Valiliği’ne teslim edip, bir heyetle konuyu ilettik.

TBMM Çevre Komisyonu üyelerinin 18-19 Ekim tarihlerinde Tekirdağ’da yaptığı çalışmada konuyu komisyon üyesi Milletvekillerine de anlattık ve bir dosya ile kendilerine sunduk.

Bu Tesisin kurulmasını;

1.      Çorlu’da yaşam alanlarına yakınlığı

2.      Yakmaya dayalı olması ve teknolojik olarak yeterli olmayışı

3.      Tesisin kurulması halinde havamızın, suyumuzun, toprağımızın kirlenecek olması

4.      1. Sınıf tarım arazileri içinde kurulacak olması

5.      Çorlu Belediye Meclisi’nin üniversite, mimar-mühendis odaları ve çevre kuruluşlarından aldığı görüşler doğrultusunda tesisle ilgili 3 kez olumsuz karar alması

6.      Çorlu Halkının yaşamını doğrudan ilgilendirdiği halde Çorlu Halkının hiçe sayılması

7.     Çorlu’da kurulmak istenen tesisin 25’te 1 kapasitesine sahip İstanbul – Kemerburgaz’da kurulu bulunan tesisin çevresine, doğaya, insanlara, canlılara zararı bilimsel olarak raporlarla kanıtlandığı için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi tarafından kapatılma kararı verilmiş olması,

NEDENLERİYLE İSTEMİYORUZ.

Tesisle ilgili ruhsat alma ve inşaat sürecine gelindiğinden, 25 Kasım 2012 Pazar günü sesimizi daha gür çıkarmak ve daha geniş kesimlere duyurmak için KARATEPE’YE YÜRÜME kararı aldık.

25 Kasım 2012 günü Çorlu Atatürk Meydanında saat 13:00’te toplanıp, Çorlu Otogarına kadar yaya, otogardan da araçlarla Karatepe’de tesisin yapılacağı yere kadar gideceğiz. Tesisin yapılacağı yerde yapacağımız basın açıklaması ile tesisi neden istemediğimizi haykıracağız.

Bu yürüyüşümüze, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğini düşünen herkesi, siyasi düşüncesi, partisi, inancı ne olursa olsun destek vermeye çağırıyoruz. Biliyoruz ki, şirket ortakları ve bu işten iktisadi, siyasi menfaati olan bir avuç insan dışında Çorlu’da yaşayanların %99’unun bu projeden herhangi bir çıkarı yoktur. Çorlu’da yaşayanlar olarak tek yumruk, tek ses olup, hep bir ağızdan bizi zehirleyecek olan tesisi istemediğimizi haykıralım.

Bu konuda başta Belediye Başkanlarımız, Milletvekillerimiz, siyasi parti dernek, oda ve sendikalar olmak üzere, kişi ve kurumlarımızı Çorlu’da %99’un çığlığına ses vermeye davet ediyoruz.

TEHLİKELİ ATIK TESİSİNE HAYIR PLATFORMU

www.yeterbeyaa.org

Fatih Ormanı tahsisi iptal!

Bakanlık Ağaoğlu’nun işletme hakkı sözleşmesini iptal etti

13 Kasım 2012 Salı, /Haber Türk

Doğa ve Milli Park Genel Müdürü Ahmet Özyanık Habertürk TV’de açıkladı.

Özyanık şöyle konuştu: “Maslak 1453 projesiyle basında çıkan ya da reklamlarda geçen Fatih Ormanı‘nın fiziki bir bağlantısı yoktur. Ancak firma daha sonra Fatih Ormanı Tabiat Parkı işletmecisi olan AKC firmasının hissesini satın aldığını iddia etmiştir. Bizlerde yaptığımız araştırma sonucunda idareden onay olmaksızın böyle bir hisse devri olduğunu tespit ettik. Sözleşmenin 6. maddesine göre 9 Kasım 2012 tarihi itibariyle AKC firmasıyla yapılan sözleşmeyi iptal etmiş bulunmaktayız. 9 Kasım itibariyle Sarıyer 1. Noterliği’nden göndermiş olduğumuz tebligatta da firmaya duyurmuş olduk. Çünkü sözleşme hükümlerimizden biri de hiçbir şekilde idarenin haberi olmaksızın hisse devri yapılmamasıdır. ‘Yapıldığı takdirde herhangi bir işleme gerek kalmaksızın sözleşme fesedilir’ diye açık bir hükmümüz var. Bu doğrultuda idareden, bakanlıktan onay alınmadan yapılan hisse devri gerekçesiyle Fatih Ormanı Tabiat Parkı işletmesi olan AKC firmasının sözleşmesini iptal etmiş bulunuyoruz.”

İptal kararı sonrası CNBC-E’ye konuşan Ağaoğlu bakanlığa meydan okudu. Ağaoğlu “Oraya Hyde Park yapacaktım, alsın bakanlık kendi yapsın” dedi.

 Video için tıklayınız…

Özyanık, ‘Ali Ağaoğlu‘na ait olan AKC firması aslında 29 yıllık bir süreyle devralmıştı. Artık Fatih Ormanı Tabiat Parkı işletmecisi Ali Ağaoğlu değil dimi’ sorusu üzerine “Aslında bu bilgi de teyide ihtiyaç duymaktadır. 2009 yılında açık ihaleyle ihale edilmiş bir işletmeciliktir. 4 yıllık bir süreyi kapsıyordu. 4 yıldan sonra yapılacak olan yatırıma göre ilave süre uzatımı verilebilecek bir sözleşmeydi. Süresi dolmaktaydı ama yapılan devir işleminin usülsüz olması, sözleşmeye aykırı olması nedeniyle biz sözleşmeyi iptal ettik” dedi.

 İŞTE O PROJEDEN GÖRÜNTÜLER…

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Fatih Ormanı B Tipi Mesire Yerinin işletmeciliğini yürüten AKC Petrol Ürünleri’nin sözleşmesini, idareden izin almaksızın bir başka gruba hisse devri yaptığı gerekçesiyle feshetti.

Depozito ve teminatları gelir kaydedilecek olan AKC Petrol Ürünleri, mesire yerini 10 gün içinde hasarsız olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı‘na devredecek, ayrıca 1 yıl boyuncada devlet ihalelerine giremeyecek.

Ali Ağaoğlu‘nun Maslak 1453 projesi ile gündeme gelen Fatih Ormanı Mesire Yerinin sözleşmesi 9 Kasım 2012 itibarıyla Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından feshedildi.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı‘nın yaptığı araştırma sonucu ortaya çıkan süreç şöyle gelişti:

-Dönemin Çevre ve Orman Bakanlığı Bölge Müdürlüğü ile AKC Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 9 Aralık 2009 tarihinde Fatih Ormanı Tabiat Parkı ile ilgili olarak, ”İstanbul İli Fatih Ormanı B Tipi Mesire Kapı Girişi Ücretlerinin Tahsili ve Tesislerin İşletmeciliği ile Genel Saha Temizliği İşleri İşletmeciliği İhale Sözleşmesi” imzalandı.

İhaleyi aldıktan 1 yıl sonra hisseleri devrettiler

-Son dönemde yaşanan tartışmalar üzerine inceleme başlatan Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden, şirkette sermaye tutarı ve ortaklık durumunda değişiklik olduğunu öğrendi. Buna göre, ihale tarihi itibarıyla 100 bin lira hisseli şirkette 90 bin lira tutarında hisse Muammer Akıncı, 10 bin lira tutarındaki hisse Nurten Bayır’a aitken, 24 Aralık 2010 tarihinde hisseler devredildi. Nurten Bayır’ın şirketteki mevcut 10 bin liralık hissesini Ali İbrahimağaoğlu’na, şirket ortaklarından Muammer Akıncı’nın şirketteki mevcut 20 bin liralık hissesi Ali İbrahimağaoğlu’na, 17 bin liralık hissesi Hüseyin Avni İbrahimağaoğlu’na, bin liralık hissesi Adnan Uğur Kılıç;a, bin liralık hissesi Bekir Murat Ögel’e devredildi.

Hisse devrini sermaye artırımı izledi

-15 Mayıs 2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket sermayesi 100 bin liradan 2 milyon 500 bin liraya çıkartılarak, Uludağ Tur Uludağ Turizm ve Ticaret A.Ş. 1 milyon 875 bin lira ile Kuşaklı Kaya Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş. 95 bin lira ile Akdeniz İnşaat Eğitim Hizmetleri A.Ş. ise 20 bin lira ile şirkete ortak alındı. Şirket ana sözleşmesinin sermaye maddesi bu yönde tadil edildi.

-2 milyon 500 bin TL’ye çıkarılan sermayenin 259 bin lirası Ali İbrahimağaoğlu, 124 bin lirası Hüseyin Avni İbrahimağaoğlu, 125 bin lirası Muammer Akıncı, bin lirası Adnan Uğur Kılıç, bin lirası Ali Can İbrahimağaoğlu, 1 milyon 875 bin lirası Uludağ Tur Uludağ Turizm ve Ticaret A.Ş., 95 bin lirası Kuşaklı Kaya Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş., 20 bin lirası Akdeniz İnşaat Eğitim Hizmetleri A.Ş. tarafından taahhüt edildi. Nihai durumunda AKC Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ana ortaklarından olan Muammer Akıncı’nın hissesi yüzde 5’e düştü.

Sözleşmeye aykırı davranıldı

Bu durumun ortaya çıkması üzerine fesih için harekete geçen Orman ve Su İşleri Bakanlığı, ihale sözleşmesindeki şu maddeleri uyguladı:

-” Esas olan, işletmecilik süresince, ihaleyi alan gerçek veya tüzel kişilikler tarafından işletmeciliğin yürütülmesidir. İşletmeci söz konusu tesislerin ve sahanın tamamını, bağımsız bölümlerini veya herhangi bir bölümünü idareden izin almadan devredemez, ortak alamaz, amacı dışında kullanamaz.

– Şirketlerde ve ortak girişimlerde, sözleşme süresince ihaleyi ilk alan işletmecinin şirketteki hissesinin yüzde 51’in altına düşmemesi esastır.

– Yukarıda belirlenen kurallara aykırı ortak alınması durumunda ve bu durumun tespit edilmesi halinde hiçbir ikaza gerek kalmaksızın sözleşme feshedilir. Depozito ve teminatları gelir kaydedilir. Bu durumda işletmeci sözleşme konusu tesisleri ve sahayı idareye teslim edeceğini peşinen kabul eder.

– İşletmeciliği yürüten gerçek ve tüzel kişiliğin, unvan ve adresi değişmese dahi, şirketin hisselerinin idarenin yazılı izni dışında el değişmesi durumunda sözleşmesi feshedilir, depozite ve teminatları gelir kaydedilir.

– İdarenin bilgisi dışında ortak alınması durumunda idare sözleşmeyi fesheder. Ayrıca işletmeci 1 yıl süre ile devlet ihalelerine katılamaz.”

Mesire yeri Bakanlığa geri devredilecek

İşletmeci şirketin ihale hükümlerini ihlal ettiği sonucuna varan Orman ve Su İşleri Bakanlığı, sözleşmeyi 9 Kasım 2012 tarihinde feshetti. Fesih, noter kanalı ile işletmeci şirkete de bildirildi.

İşletmeci şirket, 10 gün içinde tesisi ve sahayı boşaltarak hasarsız, elektrik, su, telefon ve benzeri her türlü borçlardan ve işletme bedelinden borçsuz olarak karşılıklı imzalanacak devir teslim tutanağı mukabilinde idareye teslim edecek.

Haberin Linki:http://www.haberturk.com/yasam/haber/793791-fatih-ormani-tahsisi-iptal

Antalya’da Soyunma Eylemi

Antalya’da Soyunma Eylemi

Antalya’da, çevre kirliliğine karşı çıkan ‘350 Antalya grubu’ soyunma eylemi yaptı.

11 Kasım 2012 Pazar Saat / Haberler.com

Haber: Antalya'da Soyunma Eylemi

Antalya‘da, çevre kirliliğine karşı çıkan ‘350 Antalya grubu’ soyunma eylemi yaptı.

Müzik aletleri ile Antalya Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan eylemciler müzik eşliğinde önce dans ettiler ardından koro halinde basın açıklaması yaptı. Grup yerel ve genel seçimler öncesi politikacılardan

‘sera gazı salımlarını azaltacak projeler’ istedi. Politikacılardan iklim değişikliğinin olası etkilerine karşı kentleri uyumlu hale getirmelerini talep eden grup “Biz politikacılardan bisiklet yolları istiyoruz. Ama bu isteğimiz hep keyfi bir istek olarak algılanıyor. Bisikletimizle Antray’a, tramvaya ve diğer toplu taşıma araçlarına binebilmek istiyoruz. Kent merkezi motorlu taşıt trafiğine kapatılsın. Bizler Olimpos‘a trenle gitmek istiyoruz. Biz, belediyenin sera gazı azatlım hedefi almasını istiyoruz” dediler. ‘Seçim İklimse seçimim Sensin’ sloganıyla eylem yapan grup basın açıklamasının ardından müzik eşliğinde soyundu. Daha sonra ellerini yeşil boyalara batırıp pankartlara el bastılar. Bir süre dans eden grup Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın‘ın da kendilerine destek vermesi için ‘Başkan buraya’ çağrısında bulundu. Eylemcilerin davetini kabul eden Başkan Akaydın da onların ricası ile yeşil boyaya elini batırarak pankarta el bastı.

Antalya‘da yapılan soyunma eylemine Antalya Ha Özgürlüğe Pedal Bisiklet Grubu,Hayvan Dostları Derneği, Asi Yaban Keçileri, Durdur Zamanı , Fotoğraf Topluluğu Çarşı Grubu, Nükleer Karşıtı Platform, Aktif Felsefe Topluluğu ve Marica Life Dergisi destek verdi. Eylemin ardından grup sorunsuz bir şekilde dağıldı. – Antalya

Haberin Linki:http://www.haberler.com/antalya-da-soyunma-eylemi-4082215-haberi/

Gerçekleri görmek

! GÖKYÜZÜ AĞLAMAZSA, YERYÜZÜ GÜLMEZ !

Anadolu’nun can damarı nehirlerin tamamı, hidroelektrik santrali (HES) bahanesiyle, kaynağından sahile kadar borulara hapsedilerek, yaşam verdiği tüm canlılardan çalınmak üzere, özel şirketlere satıldı. Anadolu’daki tüm canlı yaşantısını geri dönüşümsüz bir şekilde olumsuz etkileyecek bu insafsız projelere karşı tüm vadilerde tepkiler yükselmeye başlamıştır. “Bizlerin doymak bilmeyen tüketim alışkanları ve ihtiyaçlarının doğa üzerindeki yıkıcı etkisi her geçen gün biraz daha artıyor. Hiç haberimiz olmasa da, umursamazsak da, gitmesek de, görmesek de bizim bu yaşam biçimimizin bedelini birtakım canlılar, insanlar ödüyor. Bu film; bir yandan Anadolu nehirleri ve doğası için verilen mücadeleleri anlatırken, bir yandan da şehirlerde hiçbir sorun yokmuş gibi yaşamaya devam eden insanlara ayna tutmak ve bu soruna ortak etmek için hazırlandı. Unutmamız gerekiyor ki, bu ateş sadece düştüğü yeri değil tüm canlı yaşamını yakacak.

Hbaer Linki:http://www.facebook.com/Dogaicinelele

20 Temmuz 2012 / HABERİNYERİ

Haberin Linki:http://www.haberinyeri.net/video-galeri/heslere-karsi-birlikte-ses-verdiler-250.htm

 Damacana suları ‘mikroplu’ çıktı! haberi oku
28 Temmuz 2012 – Milliyet.com.tr
Sağlık Bakanlığı, İstanbul genelinde faaliyette olan ve uygunsuzluğu tespit edilen damacana suyu markalarını açıkladı. İşte o sular: Buzada, Erpınar, Alps, Kervansaray, Yalısu oldu

Bakanlık sağlıksız suları açıkladı

Bakanlık, 61 su dolum tesisinden 5’inin uygunsuz olduğunu belirtti.

Sağlık Bakanlığı‘ndan beklenen açıklama geldi. İlk açıklama İstanbul için yapıldı. Diğer illerdeki sonuçlar ise önümüzdeki günlerde açıklanacak. İstanbul için yapılan denetimden geçer not alamayan markalar ‘Buzada’, ‘Erpınar’, ‘Alps’, ‘Kervansaray’ ve ‘Yalısu’ oldu.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada şu sözlere yer verildi:
İçme kullanma sularının takibini düzenleyen mevzuatımız Avrupa Birliği standartlarında usul ve esaslar içermektedir. Ambalajlı içme suları da bu çerçevede, Halk Sağlığı Müdürlüklerimizce ve Bakanlığımız merkez teşkilatınca mevzuata uygun olarak denetlenmektedir. Bu denetimler esnasında su dolum tesislerinden ve piyasadan numuneler alınmakta ve analizleri yaptırılmaktadır.
Halk sağlığını tehdit eden bir olumsuzluk varlığında halkın bilgilendirilmesi için gerekli açıklamalar yapılmaktadır. Bakanlığımızın halkın güvenli suya ulaşmasına yönelik bu kararlılığı neticesinde son 10 yılda içme suyu kalitesiyle ilgili çok önemli ilerlemeler sağlanmıştır.
81 İLDEN NUMUNELER İNCELENDİ
İçinde bulunduğumuz yaz mevsiminde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ile birlikte içme suyu kullanımında artış gözlenmiştir. Bu durumun içme suyu ile ilgili kaliteyi olumsuz etkileme riski bilinmektedir. Bu sebeple Temmuz ayında 81 ilde rutin denetimlere ilave denetimler gerçekleştirilmiştir.
İŞTE O MARKALAR
Bu çerçevede;
1) Temmuz ayında yapılan denetimler esnasında ruhsatlı kaynaklar dışında izinsiz kaynak kullanımına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
2) Denetimlerde, mevzuat hükümlerine uygun şartlarda numuneleri alınan ve tekraren yapılan analiz sonuçlarına göre İstanbul genelinde faaliyette olan 61 dolum tesisinden uygunsuzluğu tespit edilen damacana suyu markaları şunlardır:
“Buzada”, “Erpınar”, “Alps”, “Kervansaray”,”Yalısu”.
3) Piyasaya arz edilmiş sularda (piyasadaki satış şartları sebebiyle oluştuğu düşünülen) olumsuzlukların görüldüğü satış noktaları ise http://www.thsk.gov.tr internet adresinde duyurulacaktır.
Sağlık Bakanlığı kesintisiz denetimleri sırasında halk sağlığına zararlı olabilecek tespitleri halkımızla paylaşmaya devam edecektir.
BAKANLIK UYARDI: DAMACANA ALIRKEN BUNLARA DİKKAT EDİN
Halkımızın damacana suyu alırken dikkat etmesi gereken başlıca hususlar aşağıda sıralanmıştır:
Damacanalar;
1) Yetkili bayi ve satıcıdan satın alınmalıdır.
2) Çizik, kirli ve suyun tabii rengini göstermeyecek matlıkta olmamalıdır.
3) Güneşte, yüksek veya çok düşük ısıda, tozlu ortamlarda bulundurulmamalıdır.
4) Tüp gaz ile aynı ortamda taşınmamalı ve depolanmamalıdır.
5) Kapak, emniyet bandı, etiket ve gövdesinde bulunması gereken marka isimleri aynı olmalıdır.
6) Üretim ve son kullanım tarihlerine dikkat edilmelidir.
Bu konuda duyarlılık gösteren başta medyamız olmak üzere herkese teşekkür ediyoruz. Halkımızın sağlığına zarar verebilecek içme suyu ürünlerine asla müsamaha etmeyeceğimizi bütün ilgililere bir kez daha hatırlatıyoruz.

KADINLARIN ÇIRALI ZAFERİ

Çıralı’daki tahsise yargı freni
Özgür ÖZTÜRK/ANTALYA, (DHA)
25 Temmuz.2012 / Hürriyet Gündem
KADINLARIN ÇIRALI ZAFERİ
ANTALYA’da dünyanın en iyi plajları arasında gösterilen 1’inci Derece Doğal Sit Alanı içerisinde yer alan Çıralı sahilinin, orman içi dinlenme yeri olarak kiralanması işleminde mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

Antalya Bölge İdare Mahkemesi, Antalya’nın Kemer İlçesi’ne bağlı Ulupınar Köyü’nde bulunan ve caretta carettaların üreme alanı olan Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içerisindeki 1’inci Derece Doğal Sit Alanı Çıralı sahilinin, orman içi dinlenme yeri olarak kiralanması işleminde yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

MELİS ALPHAN YARINI BEKLEMEDİ
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki… Tabiat Varlıklarını Koruma kurulları, 1. Derece Doğal Sit alanlarını top koştursunlar diye takımlara kiralamaya kalkıyor. Adında “koruma” eklentisi gördüğünüzde pek inanmayın. Genelde tersi… Hele de “tabiat” ile yan yana geliyorsa. Neyse ki arada sesimizi çıkaracağımız tutuyor da… Çevrenin toptan katlini bir gram azaltabiliyoruz. Ülkemizdeki çevre katliamlarının yanında Çıralı’da tahsise yargı freni züğürt tesellisi. Ama yine de sevindirici.

BÖLGE HALKI TEPKİ GÖSTERDİ

Söz konusu alanla ilgili, 15 Temmuz 2011’de Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne bağlı Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu sit alanı içinde yer alan arazinin orman içi dinlenme yeri olarak kiralanmasına olur verdi. Bunun üzerine 28 Temmuz 2011’de gerçekleştirilen sözleşme ile Orman Genel Müdürlüğü 18 dönümlük alanı yıllık 5 bin liraya Ormanspor’a kiraladı, aynı gün imzalandığı iddia edilen ’Sponsorluk Sözleşmesi’ ile Ormanspor, araziyi yıllık 55 bin liraya Çıralı’da otel işleten bir turizmciye ’günübürlik’ alan olarak işletilmek üzere kiraya verdi. Bu olayın açığa çıkması üzerine bölge halkı ve çevreciler uzun süre eylemlerle seslerini duyurmaya çalışırken, konuyu yargıya da taşıdı.

OGM TAHSİSİ İPTAL ETTİ

Önce, Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun alanın orman içi dinlenme yeri olarak kiralanmasına yönelik oluru ile Orman Genel Müdürlüğü’nün araziyi Ormanspor’a kiralanmasına yönelik tahsis kararı yargıya taşındı. Antalya 2’nci İdare Mahkemesi’nde görülen ve 29 Mart 2012’de verilen kararda; Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararı hakkında istenen yürütmenin durdurulması istemi reddedilirken, Orman Genel Müdürlüğü’nün tahsisinin ise yürütmesinin durdurulmasına hükmedildi. Orman Genel Müdürlüğü ise bölgeye gönderdiği 2 müfettişin incelemesi ve mahkeme kararının ardından geçen Mayıs ayında arazinin Ormanspor’a tahsisini iptal etti.

KİRALAMA MEVZUATA UYGUN BULUNMADI

ÇIRALI’DA GERÇEKTE NE OLUYOR



Tahsisin iptal edilmesi Çıralı sakinleri ve çevreciler tarafından sevinçle karşılanırken, Antalya 2’nci İdare Mahkemesi’nin Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararına yönelik istenen yürütmeyi durdurma talebini reddetmesi tepkilere neden oldu. Bunun üzerine Antalya 2’nci İdare Mahkemesi’nin kararı, bir üst mahkeme olan Antalya Bölge İdare Mahkemesi’ne taşındı. Konuyu değerlendiren mahkeme, arazi üzerinde herhangi bir yapılaşmanın öngörülebilmesi için sit alanının özelliğine göre koruma amaçlı imar planı yapılması gerektiğini belirterek, anılan bölgede koruma amaçlı imar planının bulunmadığının açık olduğu kanaatine vardı. Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun arazinin çeşitli yapılaşmaları da içerecek şekilde orman içi dinlenme yeri olarak kiralanmasına ilişkin kararında da mevzuata uyarlılık bulunmadığını belirleyen mahkeme, 15 Haziran günü yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

KARARI ÜST MAHKEMEYE TAŞIDIK

Alınan kararının ardından bir açıklama yapan Antalya Barosu Çevre Komisyonu Başkanı Avukat Tuncay Koç, “Daha önce açtığımız davalar neticesinde Orman Genel Müdürlüğü, arazinin Ormanspor’a tahsisini iptal etmişti. Ancak, biz Koruma Kurulu’nun Çıralı sahilinde planlama yapılmasının önünü açan kararının da iptal edilmesi için davayı bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemesi’ne taşıdık. Mahkeme de bu konuyla alakalı yürütmenin durdurulmasına hükmetti. Bu karar tekrar Antalya 2’nci İdare Mahkemesi’ne gönderilecek. Oradan çıkacak sonucun de benzer yönde olmasını bekliyoruz” diye konuştu.

YOGALI EYLEM YAPMIŞLARDI

Çıralı sahilindeki 18 dönümlük alanın Ormanspor’a antrenman sahası olarak tahsis edilmesi, Ormanspor’un da sponsorluk anlaşması karşılığı alanı bir turizmciye kiralamasına bölge halkı ve çevreciler büyük tepki göstermişti. Bölge halkı günlerce sahilde eylem yapıp seslerini duyurmaya çalışırken, sponsorluk anlaşması karşılığı alanı 10 yıllığına kiraladığı iddia edilen turizmcinin alanı çitle çevirmeye kalkışması ise tepkilerin artmasına neden olmuştu. Yaşananlara sessiz kalmayan Çıralı halkı, 25-30 kişilik ekiplerle yoga yaparak süresiz eylem başlatmış, bu tepkiler üzerine Antalya Valiliği de çalışmaların durdurulmasına karar vermişti.

Haberin Linki:http://www.hurriyet.com.tr/gundem/21063672.asp

Maya dönemine ait tapınak bulundu
Guatemala’da Maya dönemine ait bin 600 yıllık tapınak bulundu.

20 Temmuz. 2012 Cuma / ntvmsnbc

Arşiv
AA
Güncelleme: 16:51 TSİ 20 Temmuz. 2012 Cuma

Guatemala’da gece güneşine adanmış piramit bir mezarın tepesinde, Mayalara ait bin 600 yıllık tapınak bulundu.

Bölgedeki kazıyı yürüten ekibin başında yer alan Brown Üniversitesi’nden Prof. Stephen Houston, çalışmaların, Guatemalalı ve ABD’li uzmanlar eşliğinde El Zotz bölgesinde 2006’dan beri sürdüğünü belirtti.

Houston, Maya medeniyetinde güneşin ana elementlerden biri olduğunu ve kraliyet kadar büyük bir gücü temsil ettiğini, buldukları yapının da kral ile en güçlü kutsal varlıklar arasında bağlantı sağlayan bir kutlama yeri olduğunu ifade etti.

Arkeologlar, bulunan tapınağın Diablo Piramit Mezarlığı’na gömülen El Zotz Hanedanlığı’nın kurucusu ve ilk yöneticisi Pa’Chan onuruna inşa edildiğini belirtti.

Ayrıca Tapınağın içinde, dekorasyon amaçlı 1,5 metre boyunda maskeler ve güneşin doğudan batıya hareket evrelerini gösteren ”muhteşem” freskler bulunduğunu açıkladı.

Güney Kaliforniya Üniversitesi kazı projesi liderlerinden Thomas Garrison, kazı çalışmalarının devam ettiğini, tapınağın içinde toplam 14 adet maske bulunduğunu tahmin ettiklerini, bunların 8’inin çıkarılarak kayıt altına alındığını belirtti.

Haberin Linki:http://www.ntvmsnbc.com/id/25368016/

Yaşam hakkı… Henüz pek de kavrayamadığımız kutsal bir kavram. Her şeyden önemli, her şeyden değerli.

Hoyrat davrandığımız dünyamız, bize ve üzerinde yaşayan her canlıya hep cömert oldu. Ama açgözlü şirketler kendi çıkarları için hem ona hem de üzerinde yaşayan canlılara tehditler savuruyor, hatta onları yok ediyor.

Artık tüm bunlara dur demenin zamanı.


Kuzey Kutbu her geçen gün biraz daha eriyor. Son 30 yılda Kuzey Kutbu’ndaki buzulların %75’ini kaybettik. O engin beyazın içinde yaşayan eşsiz türlerden birisi olan kutup ayılarının yaşamları tehdit altında.

Buzulların erimesi sadece kutup ayıları, balinalar ve bölgede yasayan diğer canlıları değil, tüm dünyayı tehdit ediyor. Kuzey Kutbu’nun erimesine dur demezsek, tek kaybeden kutup ayıları olmayacak. Yaşam hakkı kutsaldır ve bu sadece bizler için geçerli değil. Bu yüzden Greenpeace’in kampanyasına katıldığın için sana teşekkür ediyorum.

Bu bölge, insanoğlunun hırsına ve mezalimine daha da açık hale gelmeden harekete geçmeli ve sesimizi yükseltmeliyiz.  Bu öyle büyük bir fırsat ki, sonunda atılacak adımlarla kurtulan biz olacağız.

Kuzey Kutbu’nu kurtarmak için Greenpeace’le beraber yaptığımız etkileyici videoyu izle ve paylaş. Sevdiklerin de bu tarihi kampanyanın parçası olsun.

Sevgiler
Murat Boz

Kuzey Kutbu eriyor!

Hepimiz için hayati önem taşıyan Kuzey Kutbu’ndaki buzullar yok oluyor. Hem de hızla! Son 30 yılda, Kuzey Kutbu’ndaki buzulların %75’ini kaybettik.

Buzullar, Kuzey Buz Denizi’nde 800.000 yıldan fazladır varlar. Erimelerinin başlıca nedeni, bizim kirli fosil yakıt petrolü tüketmemiz. İnsanlık tarihinde ilk kez Kuzey Buz Denizi, yakın gelecekte tamamen buzulsuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu, sadece bölgede yaşayan insanlar, kutup ayıları, boynuzlu balinalar, deniz aygırları ve diğer canlılar için değil, hepimiz için yıkıcı sonuçlar doğurur. Dünyanın kutbundaki buzullar, güneş ışınlarının çoğunu uzaya geri yansıtıyor ve böylece gezegenimizin serin kalmasını; tarım yapabilmek için gerekli olan iklimsel şartların sabit kalmasını sağlıyor. Buzulları korumak demek, aynı zamanda kendimizi korumak demek.

Kutupları kurtarmak için hemen bugün harekete geçmeliyiz. Şimdi SEN DE ALTTAKİ LİNKE TIKLAYARAK GREENPEACE SİTESİNE ULAŞARAK BİR İMZA VER

 

HABERİN VE İMZA  LİNKİ: ?utm_source=NewsletterTR&utm_medium=Image&utm_campaign=MuratBoz

%d blogcu bunu beğendi: