7.Eylül.2013

yollarda

 Düştüm yollara yollara …. Ferhat dağları delmiş, Şirin için. Mecnun yollara düşmüş Leyla için. Biz de dağları tepeleri aşıyoruz, gecemizi gündüzümüze katmış yüzlerce kilometre yol katediyoruz, tarifi olmayan başka bir çeşit “aşk” için…Kalbimiz insanların girerken burunlarını tuttukları sahipsiz hayvan barınaklarında atıyor. Ruhumuz,  keskin kokusunun gen…izleri yaktığı, toz zerrelerinin gözlerin önünde perde oluşturduğu çöplüklerde kalıyor. Bir çöplükten çıkarken, çöp yığınlarının arasından bize bakan hüzünlü gözler ok gibi yüreklerimize saplanıyor. Evlatlarını bırakıp giden “anneler” gibi canımız yanıyor. HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu Başkanı olarak ekibimle birlikte yine düştük yollara. Balıkesir, İzmir, Aydın, Kütahya, Aydın, Uşak illeri, Burhaniye, Ayvalık, Cunda, Karaağaç, Seferihisar, Güzelbahçe, Dikili, Çandarlı, Altınova, Kuşadası, Foça, Söke, İşçehisar, Didim, Nazilli, Denizli Sarayköy, Tavşanlı ilçelerini kat ettik. Barınaklar, çöplükler, köyler, köy muhtarları, cami hocaları, belediye başkanları, valiler, orman su işleri müdürlükleri, gönüllüler, basın kuruluşları ziyaret, toplantı ve görüşmelerinden oluşan bir anafora kapılmış gibiyiz. 15 günde 4000 km yol yapmışız. Ne uğruna? Tarifi tanımı olmayan bir aşk uğruna, yurdun her yerinde zulüm altında olan ağzı dili olmayan çaresiz hayvanlarımız uğruna. Sokaklarda zehir ve kurşuna, belediye barınaklarında açlık ve susuzluğa, kışın kara yağmura, yazın kızgın güneşe mahkum olan can dostlarımız uğruna. Biz hayvan korumacılar direniyoruz, “yaşatmak” için. Belediyelerin veteriner hekimleri direniyor “öldürmek, yok etmek” için.. Belediye başkanları “toplum yağcılığı” ile koltuğu koruyacak “oy” peşinde, bizler ise o canların önüne konacak bir yudum su bir lokma artık yemek derdinde.. Bazen kendimi kocaman bir yelkenli geminin kürekçisi gibi hissediyorum. Bazen de bir düğmeye dokunarak bir uçağı kuş gibi havalandıran bir pilot gibi oluyorum. Bazen sırtı yere yapışmış bir pehlivan, Bazen de iki eli ile dünyayı kaldıracak umut ve güce sahip bir süpermen… Karmaşık karışık uzun ve meşakkatli bir mücadele çarkının çaresiz dişlisi olmak ile tüm mekanizmaları harekete geçiren bir dinamo arasında seçim yapmak gibi bir şeye dönüştü hayatım. Şiddetin sevgiye, nefretin dostluğa galip geldiği bir dünyanın uysal bir boyun eğeni olmak ile gelenekleri değiştirmeye soyunmuş bir cengaver olmak arasında seçim yapmak gibi bir imtihana girmeyi uygun gördü kaderim. Ve ben kadere boyun eğdim. Şu anda bile yollardayım dostlarım. Gözümün görmediği hiç bilmediğim tanımadığım gariban hayvanlarımız için adanmış hayatımı sırtıma yüklemiş gidiyorum düştüğüm bu yollarda. Dualarınız ve iyi dileklerinize ihtiyacım var. Eksik etmeyin..
Nesrin Çıtırık – Haytap Başkanı