Archive for Ocak, 2013


Bitlis’ te HAYATTA KALMAK ÇOK ZOR.. Kış şartları çok ağır, AÇLIKTAN BİRBİRLERİNİ PARÇALAMALARINA İZİN VEREMEYİZ..DAM
Bitlis için 3 ay önce bir mama kampanyası yapmıştık, bir çok gönüllü sesini duydu sevgili Damla Şahin’ nin ve mama gönderdi.
Gelen mamalar bu 3 ay içerisinde tükendi, devamı da gelmedi…
Yemek artığı alınabilecek tek yer Askeriye. Askeriyeden de yemek artıkları ya gelmiyor ya da yetmiyor.. Barınaktaki köpekler hep kangal kırması yani ÇOK BÜYÜK.. KOLAY DOYMUYOR..
Aç kalan köpekler agresifleşiyor, aralarında ÖLÜMCÜL KAVGALAR çıkıyor.. Albümde en son parçaladıkları terier sağlamken ve parçalanmışken ki resmi mevcut.
DAMLA ÇARESİZ.. KÖPEKLER DAHA DA ÇARESİZ..!!!
HAYDİ BİTLİS İÇİN KIŞI ATLATA BİLECEKLERİ KADAR KURU MAMA YOLLAYALIM.. HERKES BÜTÇESİNE GÖRE.. 1 ÇUVAL MAMA BİLE ÇOK MAKBULE GEÇECEK, EMİN OLUN..!!
Damla D. Şahin Telefon: 0 505 399 14 00
Kargo Adresi: Bitlis belediyesi sokak hayvanları bakım ve tedavi merkezi eski best sigara fabrikası Bitlis /merkez
Not: temizmama.com, kolaymama.com, mamasepeti.com gibi sitelerden uygun fiyatlı mamaları ücretsiz kargo ile gönderebilirsiniz. 3 ay önce yaptığımız mama kampanyası albümüne aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz http://www.facebook.com/media/set/?set=a.10151275249178973.522666.743513972&type=3Devamını Gör

Bitlis, Turkey‘de.

5

12

6

7

8

9

10

1

2

3

4

 

Reklamlar

Bekir COŞKUN ve Yazıları

cowseyehh2

EŞEKLER…
Ben eşekleri severim…
Binlerce yıl insanlara en çok hizmet ettiği halde, insanların en çok eziyet ettiği canlıdır eşek. Zaten eşekliği de buradan gelir… … *
Eşekler kulaklarını kısaltıp ayaklarını uzatırsanız ata benzerler… Hörgüç koyarsanız deveye… Boynuz takarsanız geyik olur…
Hiçbir şey yapmazsanız zaten eşektir…
*
Bence doğaya iyi bakmalısınız…
Cevap bulamadığınız her şeyin yanıtı doğada vardır…
İnsanoğlu uygarlığını, doğada olanları keşfetmekle geliştirdi…
Uçakların kuşa, gemilerin ördeğe, denizaltıların balığa, tankların kaplumbağaya, helikopterlerin sazlık kelebeğine benzemesi rastlantı değildir…
*
Adamın soyadını “eşek” koymuşlardı… Canı sıkılıyordu bu işe, sonunda eşeklikten kurtulmaya karar verdi.
Mahkemeye gitti…
Hâkim sordu:
“Ne derdin var?..”
“Bana herkes eşek diyor” dedi…
“Ya ne desinler?” dedi hâkim…
“Sıpa olsun, bari küçüktür, sevimlidir, hani biraz daha iyi…”
Hâkim katibe döndü:
“Yaz kızım, soyadı sıpa oldu… Büyüyünce nasılsa yine eşek olacak…”
*
Ben eşeği severim…
Kocaman gözleri her zaman hüzünlüdür…
Dünyanın en güzel gözleri ondadır… Kocaman ve simsiyah… Ama eşek olduğu için kimse sevgilisine “Eşek gözlüm” demez…
*
Dünyanın en güzel gözlerine sahiptir ama gideceği yeri hep başkası söyler…
İtaatkârdır eşek…
Uyumlu…
Tepkisiz…
Ve itirazsız…
Razıdır önüne konulan yola…
*
İşte…
Özel hayvandır…
Bayılırım…
Ama sonsuz razı oluşu, katlanışı, tepkisizliği, koyulduğu yolda itirazsız gitmesi, aslında onu “eşek” yapar…
İyi bakın doğaya…
Eşekten dahi öğrenecek çok şey var…
 birkulube
Bir Kulübe Bir Can! kampanyasına katılarak: ”Bir Anne Kopeğe, Yavrularını· Güven İçinde Büyütecek” bir yuva, ·”Bakımevlerinde ki mağdur ve mazlum köpeklere ve· sokaklarda ki evsiz hayvanlara” başlarını sokacak bir sığınak sağlayabilirsiniz.

Size bir telefon uzaklığındayız. Bizi arayın. Bitlis’ten, Muş’tan Edirne’ye kadar, ihtiyaç olan tüm yerleri sizinle paylaşalım. · ·Kulübe desteğiniz için nereyi tercih ederseniz, sizi direkt olarak orada ki  gönüllü ve kulübe yapacak marangoz ile irtibata geçirtiyoruz. Kulübe  yapılıyor, teslim ediliyor, fotoğrafları sizinle ve toplumla  paylaşılıyor. Ayrıca eğer isterseniz,· nesrincitirik11@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Bu kampanyayı HAYTAP ekibimizle birlikte bizzat takip ediyoruz. Telefonlarınızı ve desteğinizi bekliyoruz.

Nesrin Çıtırık/ HAYTAP Başkan Yardımcısı/ 0 554 829 12 51

 Konu:SARIYER BELEDİYESİ SAHİPSIZ HAYVAN BAKIM EVİ GERÇEĞİ
Yollacak Adresler:
ab@sariyer.bel.tr, aysenazkos@ttnet.net.tr, alev.bulut@hotmail.com, ahusilabayer@gmail.com, ahu@enterkon.com.tr, amy@anatolialit.com, aslisureyya@hotmail.com, aksoyb@boun.edu.tr, atasoyh@tnn.net, a.i.n@superonline.com, ayse.gurocak@gmail.com, alizerrin@gmail.com, ahmetkutalmis.turkes@tbmm.gov.tr, ali.alagoz@hotmail.com, aycankodal_01@hotmail.com, ahmet.gezgin@gs.isikun.edu.tr, ahmet.gezgin@gs.isikun.edu.tr, ahmethaldun.erturk@tbmm.gov.tr, ahmetbaha.ogutken@tbmm.gov.tr, akaraoz@istanbul.edu.tr, ayano52@istanbul.edu.tr, aynur90@istanbul.edu.tr, aysenur.bahcekapili@tbmm.gov.tr, aydinayaydin@tbmm.gov.tr, aykut.erdogdu@tbmm.gov.tr, asmpomem@egm.gov.tr, atutumlu@ormansu.gov.tr, addogu@istanbul.edu.tr, adilkan@istanbul.edu.tr, aduzun@istanbul.edu.tr, ayesil@istanbul.edu.tr, alevbk@istanbul.edu.tr, aliko@istanbul.edu.tr, alpere@istanbul.edu.tr, ayesim@istanbul.edu.tr, aturker@istanbul.edu.tr, ayertas@istanbul.edu.tr, burhan.kuzu@tbmm.gov.tr, buket.dabancali@boun.edu.tr, belgindolay@tempoas.com, bulusta@gmail.com, bahayil@superonline.com, bozkushf@istanbul.edu.tr, btecimen@istanbul.edu.tr, buyuku@istanbul.edu.tr, birben@istanbul.edu.tr, bekardes@istanbul.edu.tr, bimal@istanbul.edu.tr, bilgi@sairnedim.k12.tr, bekirbatu@gmail.com.tr, berna@isikun.edu.tr, berila@isikun.edu.tr, bilgi@halkevleri.org.tr, bilgi@mehmetsam.k12.tr, bihlun.tamayligil@chp.org.tr, bolge1@ormansu.gov.tr, bilgiislem@sariyer.bel.tr, basin@chpistanbul.org.tr, cyrhicks@yahoo.com, caglayansu_suer@yahoo.com, cayoglub@boun.edu.tr, cansucanseven06@gmail.com, cevre@sariyer.bel.tr, cancaniko92@hotmail.com,cihan@cihan.com.tr,cevdet.bayraktar@hotmail.com, cydd@cydd.org.tr, cua@istanbul.edu.tr, ckose@istanbul.edu.tr, cakirm@istanbul.edu.tr, dereboy@boun.edu.tr, diriker@boun.edu.tr,dhaistanbul@dha.com.tr, dilek@istanbul.edu.tr, dtolunay@istanbul.edu.tr, dundar@istanbul.edu.tr, destans@istanbul.edu.tr, destekhizmetleri@sariyer.bel.tr, esraozsoy@yahoo.com.tr, eraydin58@hotmail.com, ebcine@istanbul.edu.tr, emelozt@istanbul.edu.tr, eozdemir@istanbul.edu.tr, emak@istanbul.edu.tr, ettanir@istanbul.edu.tr, erdalsel@istanbul.edu.tr, ersel@istanbul.edu.tr, evrent@istanbul.edu.tr, eatici@istanbul.edu.tr, ekrem.erdem@tbmm.gov.tr, ercan.cengiz@tbmm.gov.tr, engur@istanbul.edu.tr, erdink@istanbul.edu.tr, elvan40@istanbul.edu.tr, fatmaartunkal@yahoo.com, fgokbulak@istanbul.edu.tr, feyza@istanbul.edu.tr, fensantiye@sariyer.bel.tr, figen@isikun.edu.tr, ftuncel@ormansu.gov.tr, gurboyb@istanbul.edu.tr, guner@asrin.net, gafura@istanbul.edu.tr, gulen@istanbul.edu.tr, gunesy@istanbul.edu.tr, gunesy@istanbul.edu.tr, ggokce@gs.isikun.edu.tr, gulay1960@hotmail.com, gursel.tekin@tbmm.gov.tr, hanife_guneser_34@hotmail.com, hyilmaz51@ttmail.com, hsaimozturk@gmail.com, hakyemez@istanbul.edu.tr, hcebeci@istanbul.edu.tr, hakana@istanbul.edu.tr, hayberk@istanbul.edu.tr, htezcan@istanbul.edu.tr, hakkilic@istanbul.edu.tr, hdirik@istanbul.edu.tr, hecelik@istanbul.edu.tr, huseyiny@istanbul.edu.tr, haluk.eyidogan@tbmm.gov.tr, hurbey@istanbul.edu.tr, huseyin.burge@tbmm.gov.tr, hbasaran@istanbul.edu.tr, hesapisleri@sariyer.bel.tr, hukukisleri@sariyer.bel.tr, hasipp@isikun.edu.tr, halklailiskiler@sariyer.bel.tr, hozder@ormansu.gov.tr, hizal@istanbul.edu.tr, hkoc@istanbul.edu.tr, ivon.cerrahoglu@superonline.com, jonathan.ross@boun.edu.tr, imar@sariyer.bel.tr, info@sariyergazetesi.com, isletmeler@sariyer.bel.tr, info@sariyerpanorama.net, istef@isikun.edu.tr, ismet.alptekin@isikun.edu.tr, info@yeminlitercuman.com, info@zekeriyakoy.net, info@dogakoleji.com, iesin@istanbul.edu.tr, ibrahimy@istanbul.edu.tr, imozguc@istanbul.edu.tr, inan@istanbul.edu.tr, ismail.safi@tbmm.gov.tr, info@sariyerpanorama.net, info@sariyergazetesi.com, ibrahim.yigit@tbmm.gov.tr, kaplan@boun.edu.tr, karantay@boun.edu.tr, kaytaz@isikun.edu.tr, kurtah@istanbul.edu.tr, kumbasli@istanbul.edu.tr, ktirak@istanbul.edu.tr, kenanok@istanbul.edu.tr, kocay@istanbul.edu.tr, kadir@bogazici.org.tr, kulturvesosyalisler@sariyer.bel.tr, melih.boydak@isikun.edu.tr, MHP@mhpistanbul.org.tr, murat.karahan@isbank.net.tr, muzoguz2001@yahoo.com, mrifat@tnn.net, mkarapinar@ormansu.gov.tr, mustafasezgin.tanrikulu@tbmm.gov.tr, mehmettural@hotmail.com, melda.onur@tbmm.gov.tr, muge@istanbul.edu.tr, mdemir@istanbul.edu.tr, merteksi@istanbul.edu.tr, mesdemir@istanbul.edu.tr, mbalaban@istanbul.edu.tr, msenyurt@istanbul.edu.tr, munise@isikun.edu.tr, memin@isikun.edu.tr, mferman@isikun.edu.tr, mkaygusuz@baltalimani.gov.tr, mertoglug@istanbul.edu.tr, nimet.cubukcu@tbmm.gov.tr, moonrose@istanbul.edu.tr, mkumas@istanbul.edu.tr, nigaralemdar@yahoo.com, ndalgic@hotmail.com, nilay@superonline.com, nora@cemsa.net, necatiyildirim@istanbulbarosu.org.tr, nusyadeniz@hotmail.com, nadiray@istanbul.edu.tr, nsenturk@istanbul.edu.tr, nesibe@istanbul.edu.tr, niluferk@istanbul.edu.tr, nimet@istanbul.edu.tr, nerdem@istanbul.edu.tr, nurgulk@istanbul.edu.tr, nurgun@istanbul.edu.tr, nuhres@istanbul.edu.tr, ozlem.berk@boun.edu.tr, olmez.mehmet@gmail.com, obilgin@banguoglu.com, omers@istanbul.edu.tr, onsal@istanbul.edu.tr, osevgi@istanbul.edu.tr, ozdeno@istanbul.edu.tr, oymtamer@istanbul.edu.tr, ozkuscu@istanbul.edu.tr, oabak@tbmm.gov.tr, ulusay@istanbul.edu.tr, ucarg@istanbul.edu.tr, uakkemik@istanbul.edu.tr, uozkan@istanbul.edu.tr, paker@boun.edu.tr, pmbetul@istanbul.edu.tr, pinarrayhan@gmail.com, personel@sariyer.bel.tr, parkbahceler@sariyer.bel.tr, ruhsat@sariyer.bel.tr, rabia@isikun.edu.tr, rektor@isikun.edu.tr, sema.ustun@boun.edu.tr, sertaccanbolat@gmail.com, sehnaz.tahir@boun.edu.tr, sehakaradeniz@yahoo.com, sibelheperler@gmail.com, suristan@yahoo.com, sezakaya@mynet.com, sirrisureyya.onder@tbmm.gov.tr, sevil.becan@atuva.com, sariyerposta@gmail.com, sariyermanset@gmail.com, serap.demircan@isikun.edu.tr, sosyalkonutlar@sariyer.bel.tr, saglikisleri@sariyer.bel.tr, sosyalisler@sariyer.bel.tr, stratejigelistirme@sariyer.bel.tr, teftis@sariyer.bel.tr, tolgasecilmis@gmail.com, tuncozben@gmail.com, transint@boun.edu.tr, temizlikisleri@sariyer.bel.tr, tdereli@isikun.edu.tr, sariyer@sariyer.gov.tr, sariyer@akpartiistanbul.com, sariyer@chpistanbul.org.tr, sariyermanset@gmail.com, sariyerposta@gmail.com, semih.yalman@isikun.edu.tr, saniye@isikun.edu.tr, sedef.kucuk@tbmm.gov.tr, saneme@istanbul.edu.tr, secily@istanbul.edu.tr, servetc@istanbul.edu.tr, simay@istanbul.edu.tr, scoban@istanbul.edu.tr, sulbekir@istanbul.edu.tr, sengonul@istanbul.edu.tr, seda@istanbul.edu.tr, sirin.unal@tbmm.gov.tr, sevimsavaser@tbmm.gov.tr, tozturk@istanbul.edu.tr, tuncerd@istanbul.edu.tr, takbulut@istanbul.edu.tr, ftuncel@ormansu.gov.tr, turkan.dagoglu@tbmm.gov.tr, tozturk@istanbul.edu.tr, tuncerd@istanbul.edu.tr, takbulut@istanbul.edu.tr, ozelkalem@sariyer.bel.tr, verdak@superonline.com, volkan.bozkir@tbmm.gov.tr, veteriner@sariyer.bel.tr, yahya@istanbul.edu.tr, yigit@bener.net, y.aksu@aiic.net, yelda.cinar@boun.edu.tr, yalcin.kaya@boun.edu.tr, ykuvan@istanbul.edu.tr, yelizs@istanbul.edu.tr, yilmazy@istanbul.edu.tr, yilgorn@istanbul.edu.tr, yenerh@istanbul.edu.tr, yigity@istanbul.edu.tr, yenimedya@aa.com.tr,yaziisleri@sariyer.bel.tr, yuksel@isikun.edu.tr, yardimbaybul@gmail.com, yucelarslan@gmail.com, zuhalunv@hotmail.com, zabita@sariyer.bel.tr, zekic@istanbul.edu.tr, zbekdik@superonline.com, zynat@yahoo.com,
SARIYER BELEDIYESİ SAHİPSIZ HAYVAN BAKIM EVİ GERÇEĞİ…
YIL 2011 de, En alttaki bir gönüllüden gelen yazıyı okuyup fotoğraflara bakınız.
               Sefaleti ve çaresizliği göreceksiniz. Bunları bizzat biz de görmüştük, 4-5 kişi ile…Benim ağlarken videoda çekilmiş görüntülerim hala duruyor bu zulüm karşısında…
YIL 2012 de, bu barınağa bizzat yaptığım iki ziyaretimde iki manzara:
               1. Kışın ortası, bahcelik denen doğal alanda köpekler tamamen sulu kar altındalar. Kafesli alanlarda paletsiz beton üstünde ve tamamen soğuk rüzgara maruzlar.
Veteriner Müdürü Ayhan bey, benim kendisini barınaktan aradığımı aklına getirmediğinden bana “Merak etmeyin Nesrin hanım kulubeler benim nezaretimde bahcelere kondu, hic birisi açıkta değil” diye yalan söylüyor. Ben ona “şu anda
barınaktayım ve kulübeler bahcelerde değil, hayvanlar sulu kar altında” dediğimde ise
lafı kıvırtıp, “Veteriner Cihan’ı” suçluyor. Sarıyer’de başkanı ta temsil eden zihniyet BU!!!
               2. Yazın ortası, bahcelik denen yerde kırık dökük yoğurt kapları bomboş, hayvanlar su için birbirlerini paralamıştı, 6-7 hayvan kovalarca su içmişti, hiç durmadan..Başkanı, yardımcısını, veterinerini arıyorum… Kıyamet kopartıyorum, başkan sözler veriyor, suluklar yaptıracağım diyor. Veteriner md bir gün susuz kalsalar ne olur demişti !!!!
Sarıyer Barınağı cephesinde 20011 den bu güne DEĞİŞEN FAZLA BİR ŞEY YOK…
Bizim yani benim ve gönüllülerin çırpınışları ile sağladığımız palet ve kulübeler, zorlamamızla konan suluklar ve bir kaç ufak tefekten başka…
HANGAR AYNI HANGAR, DEĞİŞEN SADECE İÇİNDE Kİ KÖPEKLER..
Sarıyer de HANGARLAR BOŞALINCAYA KADAR DURMAK YOK….
Suskun kalmak SUÇA ORTAK OLMAKTIR.
HANGARLAR BOŞALMALI…
Sarıyer ilçesi dışından KÖPEK ALIMI durdurulmalı, (şişliden alınan ve yok edilenler uyuz edilenler gibi…!!)
Sadece SARIYER ilçesi köpeklerine bakılmalı. Kendi ilçesindekileri fayanslara mahkum eden belediye, öteki garibanlardan elini çeksin…
Sevgilerimle
Nesrin Çıtırık
____________________________________________

YIL 2011: Gönderen: .(ismi bende mahfuz)………………………..

Sayın Milletvekili Melda Onur,
Sayın Milletvekili Umut Oran,
Sarıyer ilçesinde oturan bir vatandaş olarak  sizinle Sarıyer Belediyesine bağlı Kısırkaya RM hakkında ki görüşlerimi ve  oranın çok kötü olan fiziki koşullarını paylaşmak istiyorum.
3.5 yıl önce CHP nin seçilmesi ile derin bir soluk alıp  artık hayvanlarımızın güvenli ellere geçtiğini bilerek çok rahat uyumaya  başlamıştık ,fakat son zamanlarda ne yazık ki bu RM nin fiziki koşulları gitgide  kötüledi ve yaptığımız çeşitli Belediye başkan yardımcıları ve özellikle  Veteriner işleri ile bunlara bir çözüm getiremedik.
Bildiğiniz gibi burası ilçeye  çok uzak olan ve kışın özellikle fiziki şartların çok ağır olduğu bir yerde.  Orada bulunan hayvanların durumları , hayatta kalma çabaları son derece kötü  şartlardadır. Bizlerin destek vermek isteme taleplerimizde birim tarafından geri  çevrilmektedir.
Size orası ile ilgili bir kaç foto da yolluyorum ki ne demek  istediğimi çok daha net anlatabileyim. En önemlisi hangar kısmın daki hayvanlar  kesinlikle doymamaktadırlar , hepsi inanılmaz açlardır kuru mama verilmemekte  olunup sadece toplanan yemek dağıtılmakta ve o da (özür dileyerek) çiş ve  pisliğin olduğu ortama yerlere boşaltılmaktadır,
en kötü barınaklarda bile böyle  bir şey söz konusu değildir. Ve hala yemlik veya yemek kabı alınmamıştır.
İnanılmaz hasta hayvan bulunmaktadır ve bu konuda  bizlerin yardım çağrıları reddedilip bu hayvanların ölmelerine göz  yumulmaktadır.
Ekte gördüğünüz, uyuzlu zayıf hayvanların hepsi yokolmuşlardır.  Çok hasta hayvanlara klinik tedavisini bizlerin karşılaması karşılığında  yaptığımız yardım çağrıları birim müdürü tarafından reddedilmektedir.
Orası bir  RM dir ve olanaklar doğal olarak özel klinik gibi değildir, olamazda. Hayvan  sahiplendirme çalışmalarında çok büyük sıkıntı yaşanmaktadır. Bir yılı aşkın  süredir RM de tutulan hayvanlar vardır, burasının RM olduğunu ve bu  hayvanların yuvalanmalarına yardımcı olunmasına birimin destek olmasını  özellikle rica ediyorum.
Doğal alan adı altında bir yer açıldı ama bir yağmur  yağdı bütün kulübeler çamura gömüldü. Zaten bu klübeler hangarın dış kısmında  duran pitbull lara barınak vazifesi görüyordu şimdi o kulübeler alınıp doğal  yaşam alanına kondu ve pitbullar açıkta karadeniz den gelen tüm soğuğa karşı taş  zeminde tek başlarına kaldılar.
Bu şartlarda kışı atlatmaları tabii ki olanaksız  , bunu birim nasıl düşünemiyor? Arka taraftaki açık alan da olan dizi şeklindeki  kafeslerinde yüzü karadenize bakmakta ve çok küçük alan olduğu için orada  bulunan hayvanların en küçük bir saklanacak yerlerinin olmaması ve bu yüzden  oraya konulan tüm anne ve bebeklerin şartların kötü olmasından sürekli öldükleri  ekte fotolarını gördüğünüz bebekler artık yoklar ve bunlar gibi nicesi…
Şu anda  RM de 250 civarı köpek bulunmakta olduğu söyleniyor bu durumda orada tek başına  kalan veteriner hekim doğal olarak yetişemiyor buranın daha küçüğü barınak/rm  lerde 2-3 tane veteriner hekim bulurken burada tek başına bir veteriner mücadele  vermektedir. Buraya çok acil veteriner takviyesi ve temizlik elemanı takviyesi  yapılmalıdır. Fotolardan bunların sebeplerini çok net göreceksiniz.
Sayın Miletvekillerim sizlerden ricam kış bastırmadan  Kısırkaya RM nin fiziki şartlarının en azından bu kışı en az ölüm  ile atlatacak duruma getirilmesi için gerekli çalışmanın yapılmasına destek  olmanızdır
Bir duyarlı vatandaş olarak bu sıkıntıları size bildirmek ve  gerekiyorsa çözümler konusunda da yardımda bulunmak isterim.
Saygılarımla,
Ad Soyad:
Tc:
Tel:
sa1
sa3
sa4
sa5
sa6
sa7
sa8
29092011(10)
DSC00068
sariyer1
sariyer2
sariyer3
sariyer4
sariyer5
sariyer6
sariyer7
sariyer8
sariyer9
sariyer10
sariyer11
sariyer12
sariyer13

22.01.2013

Konu: Bayburt Valiliğine​: Bayburt’ta ki katliama İlişkin belediye hakkında soruşturma açılması.

Yollacak Adresler:

aozyanik@ormansu.gov.tr,abdurrahim.akdag@tbmm.gov.tr,

T.C BAYBURT  VALİLİĞİNE ;
Bayburt’ ta 19. 01 2012 cumartesi günü 11.00 sıralarında belediye görevlileri tarafından sokak köpeklerinin ZEHİRLİ İĞNE İLE vurularak  öldürüldüğü, uzun süre ölü hayvanların valilik önünde ve muhtelif caddelerde kaldığı, daha sonra çocukların bunu görüp etkilendigi, esnafın belediyeye telefon etmesi üzerine belediyenin çöp arabasının gelip köpekleri toplayıp gittiği” şeklinde bilgiler tarafımıza ulaşmıştır.

Bu olayın videoya çekilip facebookta yayınlanan görüntülerinde, “yerde yatan ölmüş bir köpeğin başında bekleyen insanların konuşmalarında, bunu yapanın belediyeden SİNAN isimli birisi olduğu, ölen köpeğin yanına gelen, yavru bir köpeğe de çabuk kaç buradan, şimdi gelip senide vuracaklar” dendiği açıkça görülmektedir. Bu video saatlerce, binlerce kişi tarafından izlendi, diğer bir ölü köpeğin resmi, merkezimize gönderildi. Daha sonra yine Bayburt’ tan arayan kişilerin bildirdiğine göre esnafa yapılan baskı nedeni ile video kaldırıldı…

   Bu bağlamda:
   1. Bu katliam olayının, yazımız ihbar ve fotoğraflar da delil kabul edilerek soruşturma açılarak incelenmesini, sorumluların tespit edilmesini, vatandaşın ve esnafın da ifadelerinin alınmasını talep ediyoruz.    
2. Ayrıca olayın geçtiği 19.01.2013 tarihte, caddelerde ve iş yerlerindeki kameraların mutlaka incelenmesini, bu kayıtların da delil olarak kabul edilmesini talep ediyoruz.
    3. Bayburt’ta, yasaya aykırı olarak başında veteriner hekim bulunmayan ehliyetsizi kişilerce sahipsiz hayvanların toplatılması konusunda, hem sorumlu veteriner hekim hem de toplama işini yapan görevliler hakkında yasaya aykırı davranmak ve görevi kötüye kullanmaktan adli ve idari işlem yapılmasını talep ediyoruz.
    4. Bayburt belediyesinin en kısa zamanda kısırlaştırma merkezi kurmasını, bu merkez kuruluncaya kadar kesinlikle kopek toplama yapmasının yasaklanmasını, kopek toplaması halinde belediye başkanı hakkında yasal işlem başlatılmasını talep ediyoruz.
    5. Bayburt Müftülüğünce, camilerde Yüce Dinimiz İslam’da yer alan hadis ve ayetler kapsamında cemaate hayvan haklarının önemi konusunda vaaz verilmesini talep ediyoruz.
    Müracaatım neticesinde yapılacak işlemler konusunda 4982 ve 3071 sayılı yasalar gereği tarafıma bilgi ve cevap verilmesini emir ve müsaadelerinize saygılarımla arz ederim.

Ad Soyad:

Tc:

Tel:

Dağıtım… BİMER, TBMM Çevre Komisyonu Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Bayburt  İl Hayvan Koruma Kurulu Başkanlığına, Bayburt Hekimler odası,

Bayburt  İl Çevre Müd., Bayburt B.Şehir Belediyesi, Bayburt İl Tarım Müdürlüğü, Bayburt  İl Jandarma Komutanlığı, Bayburt İl Emniyet Müdürlüğü, , Hayvan Koruma  Kurulu

Kürk giymenin utanmazlığı – Mete Kızık

 Kürk giymenin utanmazlığı

                  kürk2kürk

İzmir Eylül

Haber Linki:http://www.gazetedokuzeylul.com/kose-yazisi/1017/kurk-giymenin-utanmazligi.html

Avrupa’da  pasaklıların giysisi olarak tanımlanan “kürk” yeniden yaşantımıza sokulmak isteniyor. Oysa, 1968 Küresel İsyan’la büyüyen hayvan korumacılığı, toplumun geniş kesiminde benimsenmiş, birçok insan kürk ve kürklü eşya kullanmaktan vazgeçmişti. İnsanlık tarihinde bir zamanlar soğuktan korunma amacıyla gereksinim sayılan kürk, daha sonra  sosyal statü, gösteriş aracı olarak kullanıldı.

Doğayı bozma ve ekolojiyi tahrip etmeye dayalı kapitalizm, kürkü önceleri lüks bir tüketim aracı olarak pazarladı, daha sonra yaygın kullanım ve daha büyük pazar derdine düştü. Bugün yaşantımızın her alanına sokulmaya çalışılıyor. Giysiden süs eşyalarına kadar, hayvan dostlarımız üzerinden geniş hacimli ticaret sağlanıyor…

Özellikle son bir yıldır bazı lüks giyim markaları, mankenler, tanınmış kişiler üzerinden imaj tazelemeye, kürklü giysilerin pazar alanını büyütmeye çalışıyor.

Geçen hafta bir örneğini yaşadık. Genellikle alt kültür kesimin beğenisini kazanan Hülya Avşar, 20 bin liraya aldığı tilki kürküyle “defile” bile yapma utanmazlığını yeğledi. Üstelik Facebook sayfasında  tepki gösteren yüzlerce hayvan koruyucusuna  “şov yapıyorlar” diye çıkıştı, eleştiri yorumlarını  kaldırdı.

Oysa konunun vahşet boyutu var. Milyonlarca canlı katlediliyor.

Sektör o hale geldi ki, bugün özel çiftlikler kuruluyor. Hayvanların  derileri için boyun ve  bel kemikleri kırılıyor, kimyasallarla zehirleniyor, elektro şok, tel ve gazla boğuluyor, sıcak suda haşlanıyorlar.

Korkunç bir işkence söz konusu aynı zamanda. Çünkü canlı canlı gagalar koparılıyor, boynuzlar, kulaklar, kuyruklar, pençeler kesiliyor…

Ölü hayvan salgıladığı sıvı nedeniyle kürkü değersizleştiğinden, canlı canlı çığlıklar içinde derileri  yüzülüyor. Yetmiyor foklarda gördüğümüz gibi canlı canlı derileri yüzülürken bağırmamaları için  ağızları kerpetenle kapatılıyor.

Kazlar da yaşarken tüyleri yüzülen canlılardan. Kaz tüyü yorgan, yastık reklamları masumane biçimde bilinçaltımıza sokulmak isteniyor, tatlı, rahat uykunun yolu olarak sunuluyor. Oysa  mışıl mışıl uyunsun diye pazarlanan kazların tüyleri, canlı canlı yolunuyor… Sonra o kazın tüyü yeniden çıkıyor, yeniden yolunuyor…

Bu  tüketim ve pazarlama çılgınlığını onaylamak, mümkün mü? Giyilen, satılan, reklamlanan, övülen her kürk,  insansızlığın kanıtı değil mi? Dünyada korunması gerekenler arasında çocuk, hayvan ve doğa ilk sırada gelmiyor mu? İzmir körfezini on yıllardır zehirleyen, özellikle Şaraphanedeki eski kürk ve deri imalathaneleri ve şirketleri değil miydi? Buralarda sigortasız, kaçak, asgari ücretin bile altında binlerce işçi çalıştırılmadı mı? Deri ve kürk sanayinde kullanılan kimyasal atıklar nedeniyle birçok dere, nehir toprak zarar görmüyor mu?

Türkiye’ye her alanda örnek olmasını istenilen İzmir’imizde, hayvan hakları konusunda etkinliklerin öncülüğünü yapan Esin Önder, Şule Baylan, Sibel Altun, Nevcivan Güldaş, Fevziye Özkan, Zehra Betaş, Ömer Kanar, Nebahat Deprem, Sedat Peker ve onlarca insan, dur durak bilmeden çalışıyor, kamuoyunu aydınlatıyorlar. Yarın saat 14.00’de Konak Metrosu önünde yine hayvan hakları yasası için ve kürklere hayır demek için yürüyecekler. Tabii ki ben de orada olacağım….

Köpeğini korumak için silah kullandı

Çine/ Madran/ Çine’nin sesi…

Haberin Linki:http://www.cinemadran.com/18/01/2013/kopegini-korumak-icin-silah-kullandi

Çine’de köpeğini gezdiren polis memuru, sokak köpeği ile kavgaya tutuşan köpeğini ayıramayınca silah kullandı. dört el ateş açarak sokak köpeğini öldüren Polis Memuru Aykut Güzey’in silahından çıkan sesler, civardaki vatandaşları korkuttu. Olayın cinayet olduğunu düşünen vatandaşlar, böyle olmadığına sevinirken, ölen sokak köpeğine de üzüldü.

Olay Hamitabat Mahallesi, Mehmet Yavaş Caddesi’ndeki, Halkbank Çine Şubesinin önünde meydana geldi. Rüzgar isimli Alman Kurdu K9 cinsi köpeğini caddede gezdirdiği sırada sokak köpeğinin saldırdığını söyleyen Polis Memuru Aykut Güzey, “Ayırmaya çalıştım, ama başaramadım. Köpeğime zarar vermesini engellemek için ateş açmak zorunda kaldım. Çünkü Rüzgar eğitimli ve çok değerli bir köpek” dedi. Bazı vatandaşlar polise tepki verdi. (EMRE AKKURT)

YOLLANACAK ADRESLER :

mgormez@diyanet.gov.tr, msaydin@diyanet.gov.tr, fkaraman@diyanet.gov.tr,

ozafsar@diyanet.gov.tr, dinisleriyk@diyanet.gov.tr, mushaflar@diyanet.gov.tr, icdenetim@diyanet.gov.tr,

hukuk@diyanet.gov.tr, strateji@diyanet.gov.tr, dinhizmetleri@diyanet.gov.tr, diniyayinlar@diyanet.gov.tr,

disiliskiler@diyanet.gov.tr, dosim@diyanet.gov.tr, basin@diyanet.gov.tr, sivilsavunma@diyanet.gov.tr,

bimer@basbakanlik.gov.tr, info@istanbulmuftulugu.gov.tr, personel@istanbulmuftulugu.gov.tr,

dinhizmetleri@istanbulmuftulugu.gov.tr, idarihizmetler@istanbulmuftulugu.gov.tr,

hacveumre@istanbulmuftulugu.gov.tr, serisiciller@istanbulmuftulugu.gov.tr, dergi@istanbulmuftulugu.gov.tr,

aileirsat_rehberlik@istanbulmuftulugu.gov.tr, sikayet@istanbulmuftulugu.gov.tr, bilgi@adanamuftulugu.gov.tr,

agrimuf@diyanet.gov.tr, muftuluk@amasyamuftulugu.gov.tr, amasyamuf@diyanet.gov.tr, antalyamuf@ttnet.net.tr,

denizlimuf@diyanet.gov.tr, canakkalemuf@diyanet.gov.tr, cankirimuf@diyanet.gov.tr, corummuftuluk19@ttnet.net.tr,

enezmuf@diyanet.gov.tr, havsamuf@diyanet.gov.tr, ipsalamuf@diyanet.gov.tr, kesanmuf@diyanet.gov.tr,

alapasamuf@diyanet.gov.tr, mericmuf@diyanet.gov.tr, suloglumuf@diyanet.gov.tr, uzunkoprumuf@diyanet.gov.tr,

elazigmuf@diyanet.gov.tr, elazigmuftuluk@ttmail.com, eskisehirmuf@diyanet.gov.tr, gaziantepmuf@diyanet.gov.tr,

egesakin@gmail.com,giresunmuf@diyanet.gov.tr, hakkarimuf@diyanet.gov.tr, info@hataymuftulugu.gov.tr, muftuluk@ispartamuftulugu.gov.tr,

ispartamuf@diyanet.gov.tr, izmirmuf@diyanet.gov.tr, karsmuf@ttnet.net.tr, kastamonuilmuf@ttnet.net.tr, bilgi@kirsehirmuf.gov.tr,

kutahyamuf@diyanet.gov.tr, manisamuf@diyanet.gov.tr, personel@mersinmuftulugu.gov.tr, dinhizmetleri@mersinmuftulugu.gov.tr, maliisler@mersinmuftulugu.gov.tr,

muglamuf@diyanet.gov.tr, info@nevsehirmuftulugu.gov.tr, ordumuftulugu@ttnet.net.tr, osmaniyemuf@diyanet.gov.tr, rizemuft@ttnet.net.tr, bilgi@sakaryamuftulugu.gov.tr,

iletisim@sivasmuftulugu.gov.tr, sanliurfamuf@diyanet.gov.tr, trabzonmuf@diyanet.gov.tr, tuncelimuf@diyanet.gov.tr, kirikkalemuf@ttnet.net.tr, istanbul@diyanet.gov.tr,

istanbulmuf@diyanet.gov.tr, muftuluk@golcuk.gov.tr,

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI’NA

Sayın yetkililer, değerli İslam alimleri ;

Ne acıdır ki bu gün yurdumuzun pek  çok yerinde müslüman olduğunu söylediği halde ZEVK İÇİN ÖLDÜREN ‘ avcılar ‘  ellerine tüfeklerini alıp, soğuk ve açlık içinde yaşam mücadelesi veren neslini devam ettirmeye çalışan  biçare hayvanların acımasızca canlarını almakta ve bundan zevk almaktadırlar.

Avcı; zevk için öldüren, kişidir. Oysa İslam dini zevk için hayvan öldürmeyi haram kılmıştır. İslam inancına bağlı bir Müslüman zevk için hayvanların canını alarak kendi inancıyla ters düşmekte ve İslam dinine aykırı hareket etmektedir.

İslam dininin peygamberi Hz.Muhammed ( S.A.V )  ZEVK İÇİN CAN ALMANIN  kabul edilir bir davranış şekli olmadığını hadislerinde sık sık vurgulamış, ”her kim hayvanlara karşı acımasızca davranır, o bizden değildir ”  buyurmuşlardır. Bununla bilikte kendisi de yaşamı boyunca  hayvanlara karşı sevgi merhamet göstererek insanlara örnek olmuştur.

Oysa günümüzde Müslüman olduğunu ve Hz.Muhammed’in ( S.A.V )  ümmetinden  olduğunu iddia eden pek çok insan hayvanlara karşı  şiddet içerikli bu davranışlarda bulunmaktadırlar. Avcılık hayvanlara karşı olan bu şiddet davranışlarının en yaygın olanıdır ve insanlar bu davranışlarını övünülecek gurur duyulacak bir davranışmış gibi sergilemektedirler.

Acımasızca hayvanların canını alan Müslümanlar bu davranışlarının mensubu oldukları dine aykırı olduklarını bilmiyor olabilirler.

Bazı Müslümanlar  Bilgisizlik ve cahillikten hem doğayı tahrip edip hayvanları öldürüp günaha girmekte hem de  bunu yaparken de ailesinin rıskını av malzemelerine harcamaktadırlar. ( konuyla ilgili Haytap Hayvan hakları Federsayonu’na vatandaşlardan gelen bazı mailler dilekçe ekinde tarafınıza sunulmuştur )

Yüce makamınızdan talebim,

Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, İslam dininin ZEVK İÇİN HAYVAN ÖLDÜRMEYİ yasakladığını, bir basın açıklaması ile vurgulamanız ve özellikle köy ve kasabalarda bu konunun camilerde sıklıkla vurgulanmasını sağlamanızdır.

Camilerde, cuma vaazlarında, hutbelerde ve sohbetlerde Hz.Muhammed’in avcılık ve hayvana şiddet hakkındaki görüş düşünce ve davranışlarından örnekler verip, İslam Dini’nin ZEVK İÇİN HAYVAN ÖLDÜRMEyi yasaklamış olduğunu vurgulayarak hem pek çok bi çare hayvanın hayatını kurtarabilir hem de pek çok Müslümanın belki bilerek belki bilmeyerek günaha girmesini engelleyebilirsiniz.

Diyanet İşleri Başkanlığı olarak hayvan hakları ve hayvan sevgisi konusunda bu güne kadar verdiğiniz destekler için teşekkür ediyorum, ülkenin kanayan bir sorunu olan AVCILIK konusunda da derdimizde derman olacağınızı umuyorum.

Gereğinin yapılması için dilekçemi tarafınıza arz ediyorum.

Saygılarımla.

AD SOYAD

TC NO

TEL

EKLER : KONUYLA İLGİLİ OLARAK  HAYTAP HAYVAN HAKLARI FEDERASYONUNA GELEN ELEKTRONİK POSTALAR

EK 1 A :

Selamün Aleyküm, sayın yetkililer ben Edirne  xxxxx ‘da ikamet ediyorum burada Kur’an dersleri veriyorum. Bu yerde  ava meraklı çok insan var . Zevk için hayvan öldürmek İslam Dini tarafından yasaklanmıştır,  yeri geldikçe ben derslerimde bundan bahsediyorum ama  buradaki avcılar Yaban tv diye bir kanalı seyredip seyredip iyice çılgına dönüyorlar. Bunlar ne seyrediyor diye merak edip ben de baktım ki akıl alır vahşet değil. Bu konuyu Diyanet işleri başkanlığı’na da yazdım. size de yazıyorum, insanları günaha teşvik eden bu kanalın durdurulması gerek. Konuyla ilgili sizin de bir çalışma başlatmanızı isterim..

EK 1 B :

sayın yetkili, Kuzenimin kocası hayvanları öldürüyor. kuzenim eşiyle 15 yıldır evliler ve eskiden asla böyle davranışlar içinde değildi. son bir kaç yıldır avlanma merakı içinde. bir kaç kere arkadaşları ava götürmüş ondan sonra da alışkanlık haline gelmiş. 13 yaşında bir oğulları ve 8 yaşında bir kızları var ama kuzenim eşinin hayvanları öldürmesine daha fazla katlamayacağını söylüyor ayrıca av malzemelrine çok ciddi masraf da yapıyor evin ihtiyaçlarını av için harcıyormuş. ve son yaşanan olaydan sonra ayrılmaya karar verdi. Eşi evde sürekli Yaban tv diye bir kanalı seyrediyormuş , bu kanalda sürekli hayvanları nasıl öldürdüklerini gösteriyorlarmış, 13 yaşındaki oğlu da babasıyla bu kanalı seyrediyormuş. 13 yaşındaki oğlu seyrettiği bir videodan etkilenip oyuncak tüfeğiyle 8 yaşındaki kardeşiyle av oyunu oynmarken  ‘ sen şimdi dağ keçisi ol ‘  demiş ve kardeşini oyuncak tüfeğiyle  vurmuş. Tüfek plastik  mermi atıyormuş ve 8 yaşındaki kızımız neredeyse gözünü kaybediyordu. size bunları uzun uzun yazmamın sebebi sonuçta siz hayvan hakları ile ilgileniyorsunuz ve bu kanalda insanlar hayvanları öldürüp yayın yapıyor, çocukların ruhsal sağlığını bozuyor. bununla ilgili bir şey yapabilir misiniz ? bir de kuzenimin eşi hakkında hayvanları öldürdüğü için yasal olarak ne yapabiliriz. sizden yanıt bekliyorum , lütfen bana acilen dönüş yapın, teşekkürler..

EK 1 C :

Merhaba, benim adım xxxxx 11 yaşındayım İstanbul’da yaşıyorum. ben bütün hayvanları çok seviyorum ama babam avcı ve bazı hayvanları  öldürüyor. aslında köpekleri seviyor , bir köpeğimiz var adı Barut,. Babamın bir kanalı var, biz izlemiyoruz annem bizim seyretmemizi istemiyor çünkü  korkunç şeyler gösteriyorlar  babam eve geldiğinde hep onu seyrediyor. annem bzi, odamıza yolluyor.  babam aslında iyi biri , o kanalı seyrettiği için hayvaları öldürüyor bence. eğer yaban tv olmasa babam hayvanları öldürmez. Lütfen yaban tvyi kapatın eğer o kanal olmazsa babam hayvanları öldürmez. Lütfen haytap, o kanalı kapat. not : sizi ablamla birlikte takip ediyoruz, bir kap su afişlerinizden alıp okul panosuna astık.bir de güvercinler için cama bulgur kokuyoruz.

EK 1 D :

haytap’ın yetkilileri lütfen bana yardım edin. ben 29 yaşındayım 9 yıllık veliyim sev 8 yaşında bir oğlum var. Kocam avcı devamlı ava gidip hayvanları öldürüyor ve öldürdüğü hayvanları eve getiriyor. oğlumun bundan olumsuz etkilendiğini kendisine anlatmaya çalışıyorum ama beni dinlemiyor ne zaman eve ölü hayvanları getirse oğlum geceleri kabus görüp uyanıyor. Eşimin devamlı seyrettiği bir kanal var yaban tv diye. burada bazen insanların çekip yolladığı videolar ı da gösteriyorlar, kocam da  arkadaşları ile kendi av videolarını çekip kanala yollamak istemişler bu yüzden kamerya çıksın diye 8 yaşındaki oğlumu da alıp ava götürdü. aklımı kaçıracak gibi oldum ne yapacağımı bilemiyorum, polise gitmeyi de düşündüm ama sonuçta kocam acaba siz hayvanları öldürdüğü için kendisine bir yaptırım uygulayabilir misiniz belki bir para cezası falan alırsa bir daha ava gitmekten vazgeçer. arkadaşım söyledi siz bazı avcılara yayınladıkları av fotoğraflarından dolayı ceza kestirmişsiniz, para cezası ödemesine ben razıyım sonuçta av malzemelerine de çocuğumun rıskını harcıyor belki bir kere ceza alırsa hayvanları öldürmekten vazgeçer. size yalvarıyorum bana yardım edin.

EK 1 E :

merhaba haytap, ben samsun’da memurum. görev için geldiğim bu yerde çok kötü bir olaya şahit oldum, burada bazı avcılar garip yöntemlerle av yapıyorlar , tuzaklar kuruyor oklar kılıçlar kullanıyor, hayvanları yaralayıp sonra ormana salıp köpeklerle yaralı hayvanları kovalıyorlar. bunlara şahit olduğumda kanım dondu bir insan nasıl böyle bir şey yapabilir dedim ve insanları böyle bir şey yapmaya netin ittiğini araştırdım. Yaban tv diye bir kanal var, uydu üzerinden yayın yapıyor . siz muhtemelen biliyorsunuzdur bu kanal sürekli av ile ilgili yayınlar yapıyor, programlarından biri de izleyicilerin gönderdiği amatört av videolarından oluşuyormuş. Buradaki avcılar da kendi videoların çekip devamlı kanala yolluyorlarlarmış, bir kaç kez yolladıkları halde videoları yayınlanmaış bunun üzerine kendi videolarının yeterince ilgi çekicvi olmadığuını ve bu yüzden yayımlanmadığını düşünüp avlarını ilgi çekici hale getirmeye ve bu şekilde çekmeye başlamışlar. bu yüzden yaralı hayvanları ormana salıp onları kovalarken bir yandan da tüm bu vahşeti kaydediyorlar. bunlardan bazılarını izledim inanın insanın kanını donduran görüntüler var. Bu konu basit bir av meselesi değil, çok büyük bir toplumsal sorun. bu insanlar yaban tv ye yolladıkları videolar yayınlananmadıkça televizyona çıkabilmek için daha ne kadar ilginç videolar çekmeye çalışabilirler ? bunun sonu nereye varır ? hayvanları kovalamanın yeterince ilginç ve yeterince şiddet içermediğini düşünmeye başlayıp insan avlamaya başlayabilir mi ? avcıların videolarının kanalda yayınlaması bir tutku ve avcılar arasında bir yarış haline gelmiş. pek çok il ilçe köydeki avcılar derneklerşi ve kulupleri takıntı halinde kanala video yollama yarışı haline gelmiş durumdalar ve en çok kimin videosu yayınlanacağı üzerine yarışmalar yapmaktalar. Bu insanlar ve onların aileleri kendini bilmez bir kanal yüzünden uçuruma doğru yuvarlanmaktalar. haytap olarak size bu konuyu bildirmek ve yapılacak çalışmalarda size seve seve destek olacağımı bildirmek istedim. görüşmek umuduyla.

EK 1 F :

Sayın haytap yetkilisi, ben  görev için Anatalya’da bulunan bir Fizik öğretmeniyim. Öğrencilerime  Fizik dersi anlatırken doğaya çevre hayvanlara ve tüm yaşama saygılı olmalarını da öğretmeye çalışıyorum. öğrencilerimden birinin babası avcı ve öğrencim babasının evde devamlı bir av kanalı seyrettiğini bundan son derece rahatsız olduğunu anlattı . Ailecek  akşam yemeğine oturduklarında hayvanları katlederken gülüşüp eğlenen ‘ hayvanlara acı vererek kendilerinden geçen ‘ ( bu tabir  aynen 15 yaşındaki öğrencimin ifadesidir ) adamları seyrederek yemek yemekten hiç hoşlanmadıklarını söyledi ve kendisinden 5 yaş küçük olan kardeşinde sırf bu yüzden yeme bozukluğu başladığını ekledi.  Gençler ve yeni nesil oldukça bilinçli bu bizi gelecek için umutlandırıyor ancak bizim umarsamızlığımız bu şekilde devam ederse onlara verebileceğimiz bir gelecek kalmayacak. Yaban tv gibi yayın yapan kanalların verdikleri zararı  sizinle paylaşmak istedim ve özellikle yaban hayatın korunması konusunda yapılacak çalışmalarda destek olacağımızı bildirmek istedim. sevgilerimle..

EK 1 G :

sayın ilgililer, benim yaşadığım yerde insanlar ellerine tüfek alıp ormana gidip ördekleri kazları tilkileri tavşanları dağ keçilerini önlerine ne gelirse öldürüyor. kaç kez şikayet ettim ne ilçe orman işletme şefliği ne ilçe tarım ne il milli praklar kaldı. kimi benim işim değil diyor kimi yapabileceğim bir şey yok biz gelene kadar kaçıyorlar diyor. sonra buradaki cami hocasına gittim , bu adamların gidip zevk için hayvanları öldürdüğünü bunun dine uygun olup olmadığını sordum. cami hocası islamda zevk için hayvan öldürmenin günah olduğunu avcılığın sadece hayati bir durumda hayatta kalmak için yapılabileceğini anlattı. ben de kendisinden bunu vaazlarında anlatmasını istedim. vaazlar müftülüklerden belirlenip geliyormuş kafama göre vaaz veremem dedi. bu av olayı dinen yasak olamsına rağmen her yerde yapılıyor, diyanet işlerinden tüm camilere bir talimat yollansa belki bir nebze olsun faydası olabilir. Haytap olarak bu konuda yardım eder misiniz ?

KASABANIN SIRRI…gül

Elimdeki bu takvim yaprağı 10.Ocak.2012 tarihini gösteriyor. Onu kütüphanemin baş köşesinde saklıyorum. Bu tarih benim için adeta bir milat.

Tam bir yıl önce 10 Ocak günü Fethiye’ye karlı ve zorlu bir kış gününde  gelmiştik. Zaman nasıl aktı ve bir yıl  nasıl doldu anlamış değilim. Bu  bir yıl içinde  ben kendime  duygusal detoks yaptım. Buna ikinci bahar mı denir bilmem. Ama burada kendimi her anlamda yenilediğim ve duygularımı da rektifiye ettiğim kesin. Bazen beynimi motor gibi hissediyorum. Sürekli düşünüyor ve sürekli üretmeye çalışıyorum. Bu anlatılmaz ancak yaşanır. Duygularınızı açığa çıkarırken muazzam bir enerjiyi de açığa çıkarabilirsiniz. Bu sizin duygularınızla kesişme noktanızdır. Duygularla dengeli bir biçimde buluşmak insana bilgelik verir. Tüm gizem ve güzellikler yaşadığımız farklı duygu yelpazesi içinde saklıdır.

Ben  duygularımla buluşamazsam bu yazıları da yazamazdım. Her yazım bittiğinde adeta toprağa basıp ruhum deşarj olmuşçasına yoğun bir enerji boşaltıyorum bedenimden. Şimdi anlıyorum ben de “Yazmazsam eğer çıldırırım” diyen yazarları.

Bu benim ikinci yaşamım  diye düşünüyorum. Her şey o kadar kısa bir zamanda gelişti ki, ben bile geçen zamana inanamıyorum. İnsan ömrü , bir kelebek ömrü kadar kısa. Buraya alıştım ve sevmeye başladım. Doğası ve görselliği beni hala etkilemeye devam ediyor. Muhteşem bir görsellik var. Allah buraya olağanüstü cömert davranmış her anlamda. Bitmeyen bir hayat bilgisi serüveni içindeyim. Sürekli öğrenme , tanıma telaşı  içindeyim. Duygularımı analiz edip süzüyorum. Kendimi yeniden tanımaya çalışıyorum. Benden yeni bir ben yaratıyorum. Hayata daha farklı daha toleranslı bakan. Geçmişteki hatalardan ders alıp yenilerini yapmamak adına…

Buna kısaca aynaya bakmak diyebiliriz. İnsanın duygularını anlatması çok zor. Zira duygular  salt  yaşanıyor. Ne demişti Nazım Hikmet; “Yaşamak ümitli bir iştir sevgilim. Yaşamak seni sevmek gibi ciddi bir iştir” Gerçekten ciddi bir iştir hayatı sevmek. Ve getirdiği her sürprize  evet demek ciddi bir iştir.

Ben de artık burada en sevdiğim işleri yapıyorum. Okuyorum yazıyorum, çiziyorum ve öğreniyorum. Daha o kadar çok bilmek  ve öğrenmek istediğim şey var ki. Ve gitmek istediğim kilometrelerce yol, çalmak istediğim binlerce kapı var yaşam içinde. Hala hırçınım, hala hırslıyım. Hala hedeflerim var.

Hayallerime ve hayatıma evet diyorum. Mutluluğu, huzuru, tutkuyu duruluğu ve coşkuyu ben burada buldum. Çünkü burada kendime döndüm.

Şimdi eskisinden de çok portakallı kurabiye pişiriyorum. Bir evi kurabiye kokusu sarmış ise ve çay bardağındaki kaşığın tınısı kulağınıza hoş geliyorsa huzuru yakalamışsınızdır  . Kısaca hayat bir av. Ben ise avcı.

Ben artık şirin bir Akdeniz kasabasında yaşıyorum. Bu kasabanın sırrı doğasında saklı. Her zaman söylediğim gibi bir natürmort tabak. Tanrı bu tabağın içine tüm doğal güzellikleri ve görselliği  cömertçe serpmiş. Toros’lara her baktığımda Yaşar Kemal’in İnce Memet’i aklıma geliyor . Dağların tepeleri beyaz bir örtü ile gökyüzüne doğru uzanıyor. Trafik derdi, keşmekeş yok. Sakin bir kasabada dingin  bir hayat. Kırk yıl düşünsem bir gün buraya yerleşeceğimi hayal dahi edemezdim. Fethiye, ormanların, Toros dağlarının, Mendos ve Baba dağının çevrelediği tabak gibi bir yer. Tabağın ucu denize açılıyor. Masmavi sakin bir deniz. Tam karşıda kocaman Şövalye adası yemyeşil. Karşıdan çok güzel ve gizemli duruyor.   Arada bir küçük boğaz var. Yelkenliler, yatlar oradan geçip marinaya demir atıyorlar. Yelkenliler süzülürken martılar da çığlıklar atarak eşlik ediyorlar. Evet, Fethiye yeşil bir tabak. İçinde birçok güzelliğin, doğanın insanlığa sunulduğu bir tabak.

Natürmort gibi bir tabak. İçinde Tanrı’nın sunduğu bir dolu meyve var. Her renk de, her lezzette ve her hazda. Burası benim için keşfedilecek kocaman bir yer.

Fethiye’nin sırrı kendi içinde saklı. Burası Türkiye’nin Cotted’azur’u.

Her yer portakal ve limon ağaçları ile dolu. İlk kez ağaçtan bir limon koparmak çok hoş bir deneyimdi benim için.

Kendimi de sevdiğimi ve beğendiğimi vurgulamalıyım. Öyle her babayiğitin  harcı değidir. Ortam ve yaşamı değiştirmek. Çabucak adapte olup motivasyon kazanmak. Bu gücü ve motivasyonu bana lütuf eden, duygularımı bana yoldaş eyleyen Tanrı’ma sonsuz şükran.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın dizeleri  ile sonluyorum yazımı.

” Sessizdi yeryüzü

Yeryüzünde biricik Akdeniz vardı.

Akdeniz de yalnız ikimiz.

Beni seviyor musun dedim,

Yumdu gözlerini uzaklara.

Tam sorulacak an diye gülümsedi.

Tam sorulacak yer..”

İşte ben de o yerdeyim.

Akdeniz akşamlarındayım…

gulturan55@hotmail.com

Yollanacak Adresler:

mgormez@diyanet.gov.tr, istanbul@diyanet.gov.tr, msaydin@diyanet.gov.tr,
Cc:
fkaraman@diyanet.gov.tr, ozafsar@diyanet.gov.tr, dinisleriyk@diyanet.gov.tr, mushaflar@diyanet.gov.tr,
icdenetim@diyanet.gov.tr, hukuk@diyanet.gov.tr, strateji@diyanet.gov.tr, dinhizmetleri@diyanet.gov.tr, diniyayinlar@diyanet.gov.tr,
disiliskiler@diyanet.gov.tr, dosim@diyanet.gov.tr, basin@diyanet.gov.tr, sivilsavunma@diyanet.gov.tr, bimer@basbakanlik.gov.tr,
info@istanbulmuftulugu.gov.tr,
personel@istanbulmuftulugu.gov.tr, dinhizmetleri@istanbulmuftulugu.gov.tr, idarihizmetler@istanbulmuftulugu.gov.tr, hacveumre@istanbulmuftulugu.gov.tr,
serisiciller@istanbulmuftulugu.gov.tr, dergi@istanbulmuftulugu.gov.tr, aileirsat_rehberlik@istanbulmuftulugu.gov.tr, sikayet@istanbulmuftulugu.gov.tr,
bilgi@adanamuftulugu.gov.tr, agrimuf@diyanet.gov.tr, muftuluk@amasyamuftulugu.gov.tr, amasyamuf@diyanet.gov.tr, antalyamuf@ttnet.net.tr,
denizlimuf@diyanet.gov.tr,
canakkalemuf@diyanet.gov.tr, cankirimuf@diyanet.gov.tr, corummuftuluk19@ttnet.net.tr, enezmuf@diyanet.gov.tr, havsamuf@diyanet.gov.tr,
 ipsalamuf@diyanet.gov.tr, kesanmuf@diyanet.gov.tr, lalapasamuf@diyanet.gov.tr, mericmuf@diyanet.gov.tr, suloglumuf@diyanet.gov.tr,
uzunkoprumuf@diyanet.gov.tr, elazigmuf@diyanet.gov.tr, elazigmuftuluk@ttmail.com, eskisehirmuf@diyanet.gov.tr, gaziantepmuf@diyanet.gov.tr,
giresunmuf@diyanet.gov.tr, hakkarimuf@diyanet.gov.tr, info@hataymuftulugu.gov.tr, muftuluk@ispartamuftulugu.gov.tr, ispartamuf@diyanet.gov.tr,
izmirmuf@diyanet.gov.tr, karsmuf@ttnet.net.tr, kastamonuilmuf@ttnet.net.tr, bilgi@kirsehirmuf.gov.tr, kutahyamuf@diyanet.gov.tr, manisamuf@diyanet.gov.tr,
personel@mersinmuftulugu.gov.tr, dinhizmetleri@mersinmuftulugu.gov.tr, maliisler@mersinmuftulugu.gov.tr, muglamuf@diyanet.gov.tr,
info@nevsehirmuftulugu.gov.tr,
ordumuftulugu@ttnet.net.tr, osmaniyemuf@diyanet.gov.tr, rizemuft@ttnet.net.tr, bilgi@sakaryamuftulugu.gov.tr, iletisim@sivasmuftulugu.gov.tr,
sanliurfamuf@diyanet.gov.tr, trabzonmuf@diyanet.gov.tr, tuncelimuf@diyanet.gov.tr, kirikkalemuf@ttnet.net.tr, yalovamuf77@ttnet.net.tr,
istanbul@diyanet.gov.tr, istanbulmuf@diyanet.gov.tr, mustafademir@fatih.bel.tr, orhanyilmaz@fatih.bel.tr, niluferturutgen@fatih.bel.tr,
 abdullahkargili@fatih.bel.tr, nurhandemir@fatih.bel.tr, mehmetaksoy@fatih.bel.tr, fabim@fatih.bel.tr,
mehmetguckan@hotmail.com, bilgiislem@fatih.bel.tr, basinyayin@fatih.bel.tr, bilgiedinme@istanbul.gov.tr,
cevrekoruma@fatih.bel.tr, destekhizmetleri@fatih.bel.tr, dinisorular@istanbulmuftulugu.gov.tr, etudproje@fatih.bel.tr,
emlakveistimlak@fatih.bel.tr, fenisleri@fatih.bel.tr, fatih@istanbultarim.gov.tr, fatih@iem.gov.tr, hukukisl@fatih.bel.tr,
imarvesehircilik@fatih.bel.tr, insankaynaklari@fatih.bel.tr, isletme@fatih.bel.tr, kulturvesosyalisler@fatih.bel.tr,
malihizmetler@fatih.bel.tr, ozelkalem@fatih.bel.tr, parkvebahceler@fatih.bel.tr, ruhsatvedenetim@fatih.bel.tr,
saglikisleri@fatih.bel.tr, stratejigelistirme@fatih.bel.tr, sdb@ibb.gov.tr, ulasimhizmetleri@fatih.bel.tr,
yaziisleri@fatih.bel.tr, zabita@fatih.bel.tr, info@istanbulormansu.gov.tr, halukozder@gmail.com, hozder@ormansu.gov.tr,
ggumus@ormansu.gov.tr, mkarapinar@ormansu.gov.tr, mkefelioglu@ormansu.gov.tr, hmumcuoglu@ormansu.gov.tr, ofurtun@ormansu.gov.tr,
sevilayyuksel@ormansu.gov.tr, muslu@ormansu.gov.tr, filizihtiyar@ormansu.gov.tr, nalgan@ormansu.gov.tr, osmand@ormansu.gov.tr,
KONU: Diyanet İşleri Baskanlığına:Fatih Camii Avlusunda evleri yıkılan KAR ALTINDA ki KEDILER için sorumlulara  soruşturma talebimiz

Diyanet İşl Başkanlığına:Fatih Camii Avlusunda evleri yıkılan KAR ALTINDA ki KEDİLER

Diyanet   İşleri Baskanlığına, Yüce  dinimiz İslam’da, camilerimiz,  “Kabe’nin” devamı olan kutsal  mekanlardır. Bilindiği gibi Kabe’nin  “Hariminde” ağaçların kesilmesi, bitkilerin  kopartılması, otların yolunması ve tüm hayvanlara zarar verilmesi Hz.  Peygamberimiz (S.A.V) tarafından yasaklanmıştır.Yüce Allah’ın  huzuruna çıkılan bu kutsal mekanlarda gerek cami görevlileri ve gerekse ibadete  gelen vatandaşların, bu dini buyruklara uymaları ibadetlerinin önemli bir  parçasıdır ve vatandaşa örnek olacak özende olmalıdır. Oysa,  Fatih Camii bahcesinde yüzyıllardır var olan ve günümüzde de oraya sığınmış  kediler icin bu karlı günlerde içine girsinler diye gönüllüler tarafından  yapılan kartondan evlerin, Müftülüğün isteği ile belediye tarafindan atıldığı  bilgisi tarafımıza ulaşmıştır. Şimdi  kediler KAR ALTINDA ve  korunaksız kalmışlardır.

1. Basta İstanbul’daki Fatih camii olmak üzere, tüm camilere müftülükler vasıtası  ile “kedilere  yapılan zulmün durdurulması, cami bahcelerine sığınan kedileri besleyen  merhametli insanlara kolaylık sağlanması”  hususunun bildirilmesi, İslam dininin sıcak ve merhametli yüzünü topluma  göstermesi açısından önem taşımaktadır.

2. Bu  caminin bahçesine sığınmış  olan kedilerin yuvalarının atılması, kar ve yağmur  altında bırakılması 1450 yılında hayvanlar için vakıflar kurmuş olan  atalarımızın anılarına saygısızlık ve ihanet etmek demektir. 

3. Şiddetin 12 yasa indiği, cinayetlerin aile içinde işlendiği günümüzde, toplumda  merhamet ve şefkat duygularının yeniden yerleştirilmesinde, bu çaresiz  hayvanlara yardım ve iyilik etmeyi teşvik etmenin büyük etkisi  olacaktir.

4. Kabenin Harimi gibi,  cami  bahçelerinde de ağaca, bitkiye ve hayvanlara dokunulmaması gereğini tüm  çalışanlarınıza genelge ile duyurmanız,  camilere sığınmış olan kedilere yaşam hakkı tanınmasını sağlanmasını, hayvanlar  hakkında Yüce Allah’ın ve Hz. Muhammed (S.A.V) buyruklarının bir genelge ile  Müftülüklere ve Camilere iletilmesini talep ediyoruz. Bu konuda yapılacaklar  ve alınacak tedbirler hususunda tarafımıza 4982  sayılı ve 3071 sayılı yasalar gereği bilgi verilmesini  emir ve müsaadelerinize saygılarımızla arz ederiz.

Ad Soyad:

Tc:

Tel:

EK:  Fatih Camiinde kara ve yagmura mahkum edilmis kedilerin bilgi ve  resimleri (Mail adresleri fotolarin altindadir)

Kimden: Serkan Tarih: 9 Ocak 2013 21:24Konu: FATİH CAMİSİ’NİN AVLUSUNDAKİ KEDİLER

Nesrin Hanım iyi  geceler..

Fatih  Camisi’nin avlusunda yaşam mücadelesi veren kedilerin hali karlı günlerde daha  da zor. Leyla ve Yasemin Hanım’ın strafordan yaptıkları kedievleri birçok kez  yerlerinden kaldırılmış.

Kar  başlamadan 1 gün önce  baktıklarında yuvalar yine yerlerinde yokmuş. Kedilerin  sığınabilecekleri bir yer yok, etrafa şantiye alanı var.

Kedilerin  büyük kısmı onun içerisine sığınmışlar, ama restorasyon çalışması bitince ne  olacak? Kar yağarken ağacın dibine, duvar dibine, ağacın üstüne tünemiş  duruyorlar.

Acil  olarak buraya Bayrampaşa Belediyesi’nin yaptırıp parklara koyduğu kedi  köşklerinden yaptırılması lazım.

Sultanahmet meydanında Fatih  belediyesi yukarıda resmin yolladığım, ”parklara yem ve yiyecek atmayınız”  yazılı levhalar  yerleştirmiş.

Bilmiyorum bir örneği daha var  mıdır?

İstanbul’un  göbeğinde bu zavallı kedilere uygulanan bu ZULME kim dur diyecek?

Serkan  ………..

FATİH CAMİİ Bahçesinde Kara ve Soğuğa Mahkum  Edilmiş kediler

İçine  sığındıkları kutular Müftülüğün şikayeti üzerine Belediye tarafından  atıldı…

%d blogcu bunu beğendi: