Archive for Temmuz, 2012


Salı, 31 Temmuz 2012 / Haytap.org

Tamam şu konuda sonunda anlaştık :

Söz konusu olan hayvanlar sadece kedi ve köpekler değil.

Biz şehirliler her ne kadar onlarla daha çok muhatap oluyorsak da başka hayvanlar da var bu dünyada. Onların hakkını da savunmak gerekiyor. Dolayısıyla çalışmalarımızın tek bir yöne kanalize edilmemesi gerekiyor. Örneğin, yük hayvanları , hayvanat bahçesindeki yaban hayvanları , özel mülkiyette aslan ayı kaplan gibi yaban hayvanı besleme hobisi olanlar , dolphinariumdaki  morslar , foklar, yunuslar,  hatta çevre kirliliğine maruz kalan kanatlılar,  mezbahalardaki çiftlik hayvanları.

Saysak bu liste uzayıp gider böylece

Peki bu gerçeği herkes bilir de , internetteki gazlara gelip okumadan bilim insanları ile görüşmeden neden yalan yanlış bilgilerle sokağa dökülür de asıl olması gereken zorunlulukları  söylemezler ?

Sıkı durun size çok özel bir sır vereceğim :  Yıllardır bu kısaca anlatmaya çalıştığım çelişki bize yasa maddesi içinde bağırıyor ama kimse o kadar yazdığımız da halde görmek dahi istemiyor. Çünkü hayvan sever (!) olduğunu iddia eden bir çok kişi asıl bu çelişkiye odaklanması gerekirken ,  sorunun ana temeline parmak basması gerekirken , yasa değişikliği için bu konunun  da ele alınması için çabalaması  gerekirken kafası bulandırılıp ilgisiz yerlere kanalize oluyor.

Şimdi size desemki, madem hayvanlar malum 5199 sayılı yasa ile korunmaya çalışılıyor , o zaman siz kedi köpekperest misiniz ?  Sadece onlar için mi mücadele etmeniz gerektiğini düşünenlerdensiniz.  Çünkü bu yasa 4-b maddesinde aynen şunu söylüyor :

Madde 4-b) EVCİL hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz hayvanların da, sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir.

Demekki neymiş , biz hep beraber evimizde , başını okşadığımız kedi ve köpekten yana tavır almalı , yukarda saydığım diğer hayvancıklara pek de el uzatmamalıymışız.  Aslında EVCİL hayvanları koruyan bir yasa varmış elimizde. Tüm hayvanları koruyan bir yasa yokmuş. Çünkü büyüklerimiz yasa ile öyle öngörmüş. “Petleri” ile mutlu ,mesut birbirlerine sataşmadan yaşasınlar diye düşünmüşler.

kedi_ve_at1Yani zaten ev ve süs hayvanı olarak adlandırılan hayvanın da pek hakkı da bilinen malum sebeplerden korunmuyor ama söz konusu olan hayvanat bahçeleri , deney merkezleri , yunus parkları ya da faytondaki zavallı hayvanlar olduğunda 5199 sayılı hayvanları sakın koru-MA yasası kapsamında bile  değillermiş. Çünkü 5199 da İLKELER ara başlığı altında böyle bir düzenleme yasada yapılmış…ve bu taa yasanın çıktığı 2004 ten beri böyle imiş. Yasa koyucu “ilke” olarak bütün hayvanları değil ama evcil hayvanları merkeze yerleştirmiş.

Hem tüm hayvan haklarını savunuyorum diye ortaya çıkıp , hem de bu çelişkiyi görememek , okumuş değil ama okutulmuş olan bir toplumun bir başka hastalığı olsa gerek.

Ve bir Allahın kulu da kalkıp yıllardan beri bunu sokaklarda protesto yürüyüşlerinde , bağırıp çağırırken söylememiş. Varsa yoksa sadece kendi hayvanı ya da hayvan bakımevlerindeki köpüşleri….Kimse kalkıp bu madde için bir itirazda bulunmuyor ? Çünkü medyatik yapılmayan unutulmuş bir madde  insanlara  popülerlik ve saldırı için olanak sağlamıyor.

Kızımızın düğünündeki davette  löp löp biftekleri yiyip de  hayvan bakımevinde baktığımız köpeklere laf gelince belediyeler karşısında cengaver kesilen “barınakçılar”  ,  bu konudaki bir çok çelişkimiz gibi inekler ,kuzular , atlar , eşekler olduğunda sesini  nedense çıkartmıyor.

Çünkü içinde yaşadığımız  toplum gibi biz de onların bu bölümünü zaten ağız tadımız için ya da  ekonomik değerleri için “mal” olarak kabul etmişiz.  Yasadaki bu çelışkiyi dile getirip yazanlara da bağırıp çağırmak tahrik etmek de aslında bu toplumun sesi çok çıkanları dinlemeyi tercih ettiğini, bilimsel olarak çalışanları, emek sarfedenleri hiçbir zaman dikkate almayacağını gösteriyor.

5_bursa alisveris merkeziNe kadar inkar ederseniz edin bu toplum hamaset duygularına oynayan siyasetçileri seviyor. Kendinden olmayanları bir yerlere tıkıyor , öldürüyor , yok etmek için her fırsatı değerlendiriyor.

Ne yazıkki hayvan haklarını savunmak da ancak bu doğruyu görebilen bir avuç evet sadece bir avuç insanın azmi birlikteliği ve inanmışlığı ile yıllardır maalesef sadece bir merkezden (HAYTAP) harekete geçiriliyor.

Ne mutlu bana ki böyle arkadaşlarım var  , ne mutluki doğru insanı  yanlış insandan  hayvansever de olsa görüp tevazuluk sınırı içinde kalıp kimseye laf yetiştirmeyip çalışan ekip arkadaşlarım var.

Ne mutluki neyi savunduğunu nerede savunduğunu nasıl savunduğunu bilen     her gün giderek daha fazla eğitim almış ve bilinçlenmiş  kedi ve köpeğe odaklanmış hayvanseverler değil, hak  savunucuları var…09/07/2012

 

http://www.haytap.org/index.php/201207314044/ahmet-kemal-senpolat-yazilari/hangi-hayvanin-hakkini-savunuyoruz

Reklamlar
– Gel şu arabayı işaretleyelim..
– Arabalara işeyince kızıyorlar bilmiyor musun ?
– Bişi olmaaaz! bak üstünde ne yazıyor.. kızmazlar korkma..
– Lan oğlum ne adamsın.. ! hehehe !

30.07.2012

_ Yaptın mı ?
_ Yaptım .
_ Hadi gidelim o zaman 🙂

EGE SAKİN

30.07.2012

Sertaç Kişin,

İki ay önce kısırlaştırma çalışmasında köpek taşırken belini incitti 15 gün yattı.

Bu ay kaza geçirdi kaburgaları çatladı.

Eğirdirde trafik kazalı korkudan tepeye tırmanmış bu köpeciği kaya, düşe kucağında belediye aracına bindirip tedaviye götürdü.

Fotoğrafları o çeker.

Pek gözükmez.

Gözükmeyi de sevmez.

Ama bu sefer onu ben fotoğrafladım insan yürekli kardeşimi.

TİMUR UGAN

FOTOĞRAF: TİMUR UGAN


30.07.2012 / cnn türk

Kocaeli’nin Gebze İlçesi Mollafenari Köyü’nde oturan Raşit Aydın’a, Gebze Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından evinin bahçesinde keçi beslediği gerkçesiyle tutanak tutuldu.

Gebze’nin 600 Nüfuslu Mollafenari Köyü’nde gecimini çiftçilik yaparak sağlayan Raşit Aydın, köydeki evinin bahçesinde beslediği keçinin komşuların bahçesine zarar verdiği gerekçesiyle şikayet edildi.

Bunun üzerine köye gelen Gebze Belediyesi Zabıta ekiplerini karşısında gören Aydın, şaşkınlık yaşadı. Zatıta ekiplerinin tutanak tuttuğunu belirten Raşit Aydın, “Komşularımızdan bazıları evizin bahçesinde keçi beslediğimiz gerekçesiyle bizi şikayet etmiş. Gelen zabıta görevlileri, ‘Köyde keçi besleyemessiniz yoksa size çok büyük ceza keseriz’ diye uyarıda bulunup tutanak tuttu” dedi.

Kalbi delik oğlum keçi sütü içmek zorunda

Dört yıl önce 4 yaşındaki oğlu Emin’in sık sık hastalandığını belirten Raşit Aydın, “Oğlumuzun yapılan kontrollerinde kalbinde delik olduğu ve ayrıca alerjik bronşit ile astım hastalığı başlangıcı tesbit edildi. Oğlumuz Emin’i tedavisini yaptırdığımız doktorlar sabah, akşam taze keçi sütü içermemizi böylelikle delik olan kalbinin kendiliğinden kapanabileceğini söyledi. Gebze Belediyesi Zapıta ekipleri köyde keçi beslemek yasak deyince büyük bir şok geçirdik” diye konuştu.

Haberin Linki:https://www.cnnturk.com/2012/guncel/07/30/koydeki.keciye.zabita.mudahalesi/670815.0/index.html

VİDEO YOUTUBEDEN ALINMIŞTIR

Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde sahur vaktinde evlerinin önünde davul çalınmasını istemeyen Alevi bir ailenin evine taşlı saldırıda bulunuldu. Aileye ait bir ahır da ateşe verildi.

ntvmsnbc ve Ajanslar
 29 Temmuz. 2012 Pazar

MALATYA – Doğanşehir ilçesine bağlı Sürgü Beldesi’nde dün gece gerginlik yaşandı.

İddiaya göre; beldede yaşayan Alevi ailelerin fertleri, önceki gün sahurda kapılarının önünden geçen davulcuya , “Burada davul çalmayın” dedi. Davulcunun tepki göstermesi üzerine taraflar tartıştı.

Beldede olay duyulunca dün gece toplanan 50 -60 kişilik grup, ailenin evinin önünde toplandı.

Jandarma ekipleri, evi taşladığı iddia edilen kalabalığa müdahale etti.

Jandarma olayları yatıştırmakta yetersiz kalınca Doğanşehir ilçesinden takviye ekip istendi.

Gruptakiler evin yanındaki ahırı ateşe verince jandarma havaya uyarı ateşi açtı. Yaklaşık 2 saat süren olaylar, gelen takviye ekiplerin öfkeli kalabalığı dağıtmasıyla son buldu.

Evli taşlanan ve ahırı yakılan Hüseyin Hasan Evli, “Bizim istediğimiz birlik beraberlik. Kardeş kardeş yaşamak istiyoruz. Biz böyle olaylar istemiyoruz. Çorum’da yaşandı, Maraş’ta yaşandı, Malatya’da yaşandı da ondan. Biz kalkıp da bugüne kadar kimseyi incitmedik” dedi.

Yaşadıkları dehşet gecesini anlatan Leyla Evli de olaylar sırasında cep telefonu ile kaydettiği görüntüleri ve eve atılan taşları basın mensuplarına gösterdi.

“Bizi linç etmeye geldiler” diyen Leyla Evli, şunları söyledi:

“Adamların amacı zaten belliydi, bizi öldürmeye gelmişler. ’Kürtlere ölüm’, ’Alevilere ölüm’, ’Sizi burada barındırmayız, gidin buradan, gitmeseniz de biz sizi öldüreceğiz’ diyerek bizi tehdit ettiler. Biz sadece bir gece öncesinde dedik ki pencereyi açtık, ’Bizi rahatsız etmeyin biz uyuyoruz, oruç da tutmuyoruz. Ertesi sabah erkenden 4- 5 kişi işe gideceğiz’ dedik. Toplanan kalabalık, ’Biz Sivas katliamı gibi yapacağız’, ’Madımak’taki gibi yapacağız, yakacağız sizi’ dediler.”

JANDARMA GÜVENLİK ÖNLEMİ ALDI
Olay sonrası çok sayıda jandarma ekibi beldede güvenlik önlemi alarak nöbet tutmaya başladı. Beldede bugün durumun sakin olduğu belirtildi.

Doğanşehir Kaymakamlığı’na vekalet eden Akçadağ Kaymakamı Erhan Günay, Doğanşehir Belediye Başkanı CHP’li İbrahim Karaman, Sürgü Belediye Başkanı Ak Partili Faruk Taşdemir ve İl Jandarma Komutanlığı yetkilileri beldeye giderek inceleme yaptı.

CHP Malatya İl Yönetimi’nden bir heyet de aileyi ziyaret ederek bir süre görüştü.

HABERİN LİNKİ.http://www.ntvmsnbc.com/id/25370138

 

 

 

 

 

Hayvanseverlerin Fayton Tepkisi

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) İzmir temsilcisi Esin Önder, Mudanya İskelesinde bekleme yapan faytonlardaki atların hayvanları koruma kanununa muhalefet ettiği gerekçesiyle Mudanya Kaymakamlığı’na dilekçe ile müracaat etti.

Haber: Hayvanseverlerin Fayton Tepkisi

 25 Temmuz 2012 Çarşamba / Haberler.com

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) İzmir temsilcisi Esin Önder, Mudanya İskelesinde bekleme yapan faytonlardaki atların hayvanları koruma kanununa muhalefet ettiği gerekçesiyle Mudanya Kaymakamlığı’na dilekçe ile müracaat etti.

HAYTAP Temsilcisi Önder, 24 Haziran 2004 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiş olan 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu 1 Temmuz 2004 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kanunu örnek gösterdi. Önder, kanunun hedefinin hayvanların rahat yaşamalarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini sağlamak olduğunu ifade etti. Önder, “Mudanya‘da hizmet veren faytonların atları çok zor şartlarda çalıştırılıyor. Yaz sıcağının 40-50 dereceleri bulduğu düşünülürse, bu atların bütün gün günesin altında, aç susuz ve gölgesiz yerde bırakılması kabul edilemez” dedi.

Önder, İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin, İzmir Ticaret Odası ve İzmir Valiliği ile ortak çalışması sonucunda, faytonlar ve atları daha çağdaş hale getirildiğini ve onlar için kapalı park alanları yapıldığını örmek gösterdi. Önder, faytonların saat dörtten sonra trafiğe çıkmalarını veya kapalı bir yerde bekletilmesi gerektiğini vurguladı. – Bursa

Hbaerin Linki:http://www.haberler.com/hayvanseverlerin-fayton-tepkisi-3812886-haberi/?fb_action_ids=391053837615518&fb_action_types=og.likes&fb_source=other_multiline&action_object_map={

 Damacana suları ‘mikroplu’ çıktı! haberi oku
28 Temmuz 2012 – Milliyet.com.tr
Sağlık Bakanlığı, İstanbul genelinde faaliyette olan ve uygunsuzluğu tespit edilen damacana suyu markalarını açıkladı. İşte o sular: Buzada, Erpınar, Alps, Kervansaray, Yalısu oldu

Bakanlık sağlıksız suları açıkladı

Bakanlık, 61 su dolum tesisinden 5’inin uygunsuz olduğunu belirtti.

Sağlık Bakanlığı‘ndan beklenen açıklama geldi. İlk açıklama İstanbul için yapıldı. Diğer illerdeki sonuçlar ise önümüzdeki günlerde açıklanacak. İstanbul için yapılan denetimden geçer not alamayan markalar ‘Buzada’, ‘Erpınar’, ‘Alps’, ‘Kervansaray’ ve ‘Yalısu’ oldu.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada şu sözlere yer verildi:
İçme kullanma sularının takibini düzenleyen mevzuatımız Avrupa Birliği standartlarında usul ve esaslar içermektedir. Ambalajlı içme suları da bu çerçevede, Halk Sağlığı Müdürlüklerimizce ve Bakanlığımız merkez teşkilatınca mevzuata uygun olarak denetlenmektedir. Bu denetimler esnasında su dolum tesislerinden ve piyasadan numuneler alınmakta ve analizleri yaptırılmaktadır.
Halk sağlığını tehdit eden bir olumsuzluk varlığında halkın bilgilendirilmesi için gerekli açıklamalar yapılmaktadır. Bakanlığımızın halkın güvenli suya ulaşmasına yönelik bu kararlılığı neticesinde son 10 yılda içme suyu kalitesiyle ilgili çok önemli ilerlemeler sağlanmıştır.
81 İLDEN NUMUNELER İNCELENDİ
İçinde bulunduğumuz yaz mevsiminde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ile birlikte içme suyu kullanımında artış gözlenmiştir. Bu durumun içme suyu ile ilgili kaliteyi olumsuz etkileme riski bilinmektedir. Bu sebeple Temmuz ayında 81 ilde rutin denetimlere ilave denetimler gerçekleştirilmiştir.
İŞTE O MARKALAR
Bu çerçevede;
1) Temmuz ayında yapılan denetimler esnasında ruhsatlı kaynaklar dışında izinsiz kaynak kullanımına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
2) Denetimlerde, mevzuat hükümlerine uygun şartlarda numuneleri alınan ve tekraren yapılan analiz sonuçlarına göre İstanbul genelinde faaliyette olan 61 dolum tesisinden uygunsuzluğu tespit edilen damacana suyu markaları şunlardır:
“Buzada”, “Erpınar”, “Alps”, “Kervansaray”,”Yalısu”.
3) Piyasaya arz edilmiş sularda (piyasadaki satış şartları sebebiyle oluştuğu düşünülen) olumsuzlukların görüldüğü satış noktaları ise http://www.thsk.gov.tr internet adresinde duyurulacaktır.
Sağlık Bakanlığı kesintisiz denetimleri sırasında halk sağlığına zararlı olabilecek tespitleri halkımızla paylaşmaya devam edecektir.
BAKANLIK UYARDI: DAMACANA ALIRKEN BUNLARA DİKKAT EDİN
Halkımızın damacana suyu alırken dikkat etmesi gereken başlıca hususlar aşağıda sıralanmıştır:
Damacanalar;
1) Yetkili bayi ve satıcıdan satın alınmalıdır.
2) Çizik, kirli ve suyun tabii rengini göstermeyecek matlıkta olmamalıdır.
3) Güneşte, yüksek veya çok düşük ısıda, tozlu ortamlarda bulundurulmamalıdır.
4) Tüp gaz ile aynı ortamda taşınmamalı ve depolanmamalıdır.
5) Kapak, emniyet bandı, etiket ve gövdesinde bulunması gereken marka isimleri aynı olmalıdır.
6) Üretim ve son kullanım tarihlerine dikkat edilmelidir.
Bu konuda duyarlılık gösteren başta medyamız olmak üzere herkese teşekkür ediyoruz. Halkımızın sağlığına zarar verebilecek içme suyu ürünlerine asla müsamaha etmeyeceğimizi bütün ilgililere bir kez daha hatırlatıyoruz.

Bitlis Belediyesi, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bir Damla Yaşam Derneği’nin ortaklaşa yürüttüğü çalışma kapsamında 400 ilköğretim öğrencisi hayvan barınağını ziyaret etti.
 Haberler.com

Haber: Hayvan Barınağı Öğrenciler Tarafından İlgi Görüyor

Bitlis Belediyesi, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bir Damla Yaşam Derneği’nin ortaklaşa yürüttüğü çalışma kapsamında 400 ilköğretim öğrencisi hayvan barınağını ziyaret etti.

Arıcılık mevkiinde geniş bir alan üzerinde kurulan ve diğer belediyelere örnek teşkil edecek olan hayvan barınağı ile öğrencilere hayvan sevgisi aşılanıyor. İlköğretim düzeyindeki çocuklar için barınağa günlük geziler düzenlenirken, gezi programının ilk gününde 100. Yıl, Yükseliş ve MNG Kargo ilköğretim okullarından 400 öğrenci barınağı ziyaret etti. Bitlis Belediyesi’ne ait otobüslerle okullarından alınan öğrenciler yaklaşık 2 saat süren barınak ziyaretinin ardından Yükseliş mahallesinde bulunan belediye mesire alanına götürüldüler. – BİTLİS

Haberin Linki:http://www.haberler.com/hayvan-barinagi-ogrenciler-tarafindan-ilgi-goruyor-3762762-haberi/

Kastamonu’da çay bahçesinde düzenlenen bir düğün merasiminde gelinliğin üzerinde uyuyan köpek, ilginç görüştüler oluşturdu.
25.07.2012 / Haber Vitrini

Gelinliğin üzerinde uykuya dalan sokak köpeğini uyandırmak istemeyen çift, yaklaşık 1.5 saat beklemek zorunda kaldı.
Tarihi Nasrullah Meydanı’nda Aylin Bilgen ile Mustafa Bilgen çiftinin düğün merasiminde çay bahçesinin maskotlarından sokak köpeği “Titrek”, gelinliğin üzerine yatıp uykuya daldı. Köpeği rahatsız etmemek için yaklaşık 1.5 saat yerlerinden kıpırdamayan gelin ve damat, büyüt takdir topladı. Durumlarından şikayet etmeden bekleyen Aylin ve Mustafa Bilgen çifti, köpeğin kendiliğinden uyanması ile rahat bir nefes aldı.
Daha sonra düğün, kaldığı yerden eğlenceli bir şekilde devam etti.

Haberin Linki:http://www.habervitrini.com/haber/sokak-kopegi-gelinin-eteginde-uyuya-kalinca-620325/

Çıralı’daki tahsise yargı freni
Özgür ÖZTÜRK/ANTALYA, (DHA)
25 Temmuz.2012 / Hürriyet Gündem
KADINLARIN ÇIRALI ZAFERİ
ANTALYA’da dünyanın en iyi plajları arasında gösterilen 1’inci Derece Doğal Sit Alanı içerisinde yer alan Çıralı sahilinin, orman içi dinlenme yeri olarak kiralanması işleminde mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

Antalya Bölge İdare Mahkemesi, Antalya’nın Kemer İlçesi’ne bağlı Ulupınar Köyü’nde bulunan ve caretta carettaların üreme alanı olan Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içerisindeki 1’inci Derece Doğal Sit Alanı Çıralı sahilinin, orman içi dinlenme yeri olarak kiralanması işleminde yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

MELİS ALPHAN YARINI BEKLEMEDİ
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki… Tabiat Varlıklarını Koruma kurulları, 1. Derece Doğal Sit alanlarını top koştursunlar diye takımlara kiralamaya kalkıyor. Adında “koruma” eklentisi gördüğünüzde pek inanmayın. Genelde tersi… Hele de “tabiat” ile yan yana geliyorsa. Neyse ki arada sesimizi çıkaracağımız tutuyor da… Çevrenin toptan katlini bir gram azaltabiliyoruz. Ülkemizdeki çevre katliamlarının yanında Çıralı’da tahsise yargı freni züğürt tesellisi. Ama yine de sevindirici.

BÖLGE HALKI TEPKİ GÖSTERDİ

Söz konusu alanla ilgili, 15 Temmuz 2011’de Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne bağlı Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu sit alanı içinde yer alan arazinin orman içi dinlenme yeri olarak kiralanmasına olur verdi. Bunun üzerine 28 Temmuz 2011’de gerçekleştirilen sözleşme ile Orman Genel Müdürlüğü 18 dönümlük alanı yıllık 5 bin liraya Ormanspor’a kiraladı, aynı gün imzalandığı iddia edilen ’Sponsorluk Sözleşmesi’ ile Ormanspor, araziyi yıllık 55 bin liraya Çıralı’da otel işleten bir turizmciye ’günübürlik’ alan olarak işletilmek üzere kiraya verdi. Bu olayın açığa çıkması üzerine bölge halkı ve çevreciler uzun süre eylemlerle seslerini duyurmaya çalışırken, konuyu yargıya da taşıdı.

OGM TAHSİSİ İPTAL ETTİ

Önce, Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun alanın orman içi dinlenme yeri olarak kiralanmasına yönelik oluru ile Orman Genel Müdürlüğü’nün araziyi Ormanspor’a kiralanmasına yönelik tahsis kararı yargıya taşındı. Antalya 2’nci İdare Mahkemesi’nde görülen ve 29 Mart 2012’de verilen kararda; Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararı hakkında istenen yürütmenin durdurulması istemi reddedilirken, Orman Genel Müdürlüğü’nün tahsisinin ise yürütmesinin durdurulmasına hükmedildi. Orman Genel Müdürlüğü ise bölgeye gönderdiği 2 müfettişin incelemesi ve mahkeme kararının ardından geçen Mayıs ayında arazinin Ormanspor’a tahsisini iptal etti.

KİRALAMA MEVZUATA UYGUN BULUNMADI

ÇIRALI’DA GERÇEKTE NE OLUYOR



Tahsisin iptal edilmesi Çıralı sakinleri ve çevreciler tarafından sevinçle karşılanırken, Antalya 2’nci İdare Mahkemesi’nin Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararına yönelik istenen yürütmeyi durdurma talebini reddetmesi tepkilere neden oldu. Bunun üzerine Antalya 2’nci İdare Mahkemesi’nin kararı, bir üst mahkeme olan Antalya Bölge İdare Mahkemesi’ne taşındı. Konuyu değerlendiren mahkeme, arazi üzerinde herhangi bir yapılaşmanın öngörülebilmesi için sit alanının özelliğine göre koruma amaçlı imar planı yapılması gerektiğini belirterek, anılan bölgede koruma amaçlı imar planının bulunmadığının açık olduğu kanaatine vardı. Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun arazinin çeşitli yapılaşmaları da içerecek şekilde orman içi dinlenme yeri olarak kiralanmasına ilişkin kararında da mevzuata uyarlılık bulunmadığını belirleyen mahkeme, 15 Haziran günü yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

KARARI ÜST MAHKEMEYE TAŞIDIK

Alınan kararının ardından bir açıklama yapan Antalya Barosu Çevre Komisyonu Başkanı Avukat Tuncay Koç, “Daha önce açtığımız davalar neticesinde Orman Genel Müdürlüğü, arazinin Ormanspor’a tahsisini iptal etmişti. Ancak, biz Koruma Kurulu’nun Çıralı sahilinde planlama yapılmasının önünü açan kararının da iptal edilmesi için davayı bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemesi’ne taşıdık. Mahkeme de bu konuyla alakalı yürütmenin durdurulmasına hükmetti. Bu karar tekrar Antalya 2’nci İdare Mahkemesi’ne gönderilecek. Oradan çıkacak sonucun de benzer yönde olmasını bekliyoruz” diye konuştu.

YOGALI EYLEM YAPMIŞLARDI

Çıralı sahilindeki 18 dönümlük alanın Ormanspor’a antrenman sahası olarak tahsis edilmesi, Ormanspor’un da sponsorluk anlaşması karşılığı alanı bir turizmciye kiralamasına bölge halkı ve çevreciler büyük tepki göstermişti. Bölge halkı günlerce sahilde eylem yapıp seslerini duyurmaya çalışırken, sponsorluk anlaşması karşılığı alanı 10 yıllığına kiraladığı iddia edilen turizmcinin alanı çitle çevirmeye kalkışması ise tepkilerin artmasına neden olmuştu. Yaşananlara sessiz kalmayan Çıralı halkı, 25-30 kişilik ekiplerle yoga yaparak süresiz eylem başlatmış, bu tepkiler üzerine Antalya Valiliği de çalışmaların durdurulmasına karar vermişti.

Haberin Linki:http://www.hurriyet.com.tr/gundem/21063672.asp

%d blogcu bunu beğendi: