Archive for Mayıs, 2012


Artvin’nin Hopa ilçesinde geçen yıl Başbakan Erdoğan’ın mitingi öncesinde çıkan olaylarda yaşamını yitiren emekli öğretmen Metin Lokumcu, ölümünün 1. yılında anıldı.

ntvmsnbc ve Ajanslar
 31 Mayıs. 2012 Perşembe

ARTVİN – Emekli öğretmen Metin Lokumcu’nun ölüm yıldönümü nedeniyle farklı illerden Hopa’ya gelen yaklaşık 1000 kişi, Hopa Belediye Parkı’nda toplandı.

Grup, Metin Lokumcu’nun fotoğrafının yer aldığı “Tek yol sokak, tek yol devrim”, “Metin için adalet”, “Metin Lokumcu onurumuzdur” ve “Hepimiz Hopalıyız, hepimiz eşkıyayız” pankartları taşıyarak Hopa Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti.

Bu sırada gruptan ayrılarak polisin barikat kurduğu ara sokaklardan geçip meydana yürümek isteyen bazı kişiler ile tertip komitesi ve Lokumcu ailesi arasında kısa süreli bir gerginlik yaşandı.


Metin Lokumcu’nun kardeşi Osman Lokumcu, “Buradan giderseniz ben de ailemi alıp giderim” diyerek kişilerin gruptan ayrılmasını önledi.

TAŞ: O STADYUMLARI ÇOK DİKTATÖR DOLDURDU
Meydanda bir konuşma yapan ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ”Bir yıl boyunca Hopa’nın öz çocukları Hopa’ya sahip çıktıkları için yargılandı. Ancak, Lokumcu’nun ölümüne sebep olanlar hala daha yargılanmadı” dedi.

Alper Taş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İdris Naim Şahin nerede? Her konuşmasında gevezelik yapan, halkı aşağılayan İdris Naim Şahin, bu ölüm hakkında ne diyor? Sağlık Bakanı ne diyor? Hani biber gazı sağlığa zararlı değildi. Bir gencimiz öldü. Cenazesi kaldırılacak. Çayanımıza sahip çıkmamız lazım. Başbakan herkesi aşağılıyor. Çiftçilerden başladı, gençleri, öğrencileri, sanatçıları, kamu çalışanlarını, kadınları, Kürtleri ve alevi yurttaşlarımızı aşağıladı.

Bu memleketin gelmiş geçmiş en ayrımcı, bölücü Başbakanı ile karşı karşıyayız. Hopa Metin Lokumcu meydanından sesleniyoruz; Başbakan, öyle stadyumlara doldurduğun insanlara güvenme. O stadyumları dolduran çok diktatör, çok despot gördü dünya halkları ama onların adları yok artık.”

TÜZEL: FAŞİZMİ ÜLKEDEN KOVACAĞIZ
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel ise daha fazla Metin Lokumcu’ların ölmesini istemediklerini belirterek, ”Geleceğimize sahip çıkmalıyız. Derelerimize, çayımıza ve suyumuza sahip çıkmalıyız” ifadelerini kullandı.

Tüzel, “Kamu emekçileri sokaklarda coplanıyor. İşçilerin grevleri yasaklanıyor. Hava işçilerinin en demokratik hakları, en insani hakları çiğneniyor. Bu iktidar işçiye, kadına, emeğe, hakka, hukuka ve geleceğimize düşman. Metin Lokumcu tek kaybımız değil. Çok kayıplar yaşadık. Şimdi faşist zihniyet bütün gücüyle iktidarını sürdürüyor. Bu faşizmi bu ülkeden kovacağız ve bu iktidarı yeneceğiz. Barışı dostluğu bu ülkede iktidar yapacağız” diye konuştu.

BİROL: KAFAMIZI KALDIRIP, SES ÇIKARALIM
Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol ise geçen 1 yıl içerisinde 200’den fazla kişinin polisin gaz bombası kullanması nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek, “Daha dün Çayan Birben, ‘Astımlıyım, sakın ha’ dediği halde gaz sıkılarak katledildi. Bütün bunlar, ‘Kafanızı kaldırmayın. Toprağınıza, çayınıza, suyunuza, derelerinize, ormanlarınıza sahip çıkmayın, emreden padişahın karşısında kafanız öne eğin ve ses çıkarmayın’ toplumu istendiği içindir. Buna izin verilecek mi? Onurumuzu kafamızı kaldırarak en yüksek sesle söylemek zorundayız” dedi.

KÖY MEZARLIĞINA YÜRÜDÜLER
Buradan ilçenin Kemalpaşa Beldesine giden gruptakiler, belde merkezinde bir süre slogan attıktan sonra Lokumcu’nun mezarının bulunduğu Dereiçi köyüne gitti.

Anmaya Metin Lokumcu’nun kardeşi Osman Lokumcu ile aile fertleri, Bağımsız İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş, Eğitim-Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız, Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Genel Başkanı Çetin Erdolu, Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) Genel Sekreteri İsmail Tonbul ile Rize ve Artvin’den gelen bazı sivil toplum örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.

Öte yandan, olaylar sırasında yaklaşık 600 polis, ilçede geniş güvenlik önlemi aldı.

HOPA KARIŞMIŞTI
Artvin’in Hopa ilçesinde 31 Mayıs 2011’de düzenlenen AK Parti mitingi öncesi ve sonrasında olaylar yaşanmıştı.

Polisin protesto gösterisi yapan gruplara yaptığı biber gazlı müdahalede emekli öğretmen Metin Lokumcu fenalaşmıştı. Lokumcu, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

Olaylar sırasında bir polis memuru da yaralanmıştı. Yaralı polis tedavinin ardından görevine dönmüştü.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Metin Lokumcu’nun kullanılan biber gazından öldüğünü açıklamıştı.

Ancak Trabzon ve İstanbul adli tıp kurumları ise Lokumcu’nun vücudunda toksik maddeler bulunmadığını bildirmişti. Adli tıp raporlarında, ölümün mevcut kalp damar hastalığının aktifleşmesi sonucu meydana geldiği savunulmuştu.

Kısa zaman içinde Meclis’e gidecek Kürtaj Yasası’na karşı çıkan tüm bireylerin tepkilerini açıkça dile getirmeye, fotoğraflarıyla “Benim Bedenim, Benim Kararım” demeye çağırıyoruz.

İstanbul – BİA Haber Merkezi
31 Mayıs 2012, Perşembe

Kürtaj yasası Haziran 2012’de meclise gidiyor. Son bir haftada yaşanan tartışmalara bakıldığında kürtajın fiilen yasaklanmasının planlandığı görülüyor.

bianet kadınları ve erkekleri, bu yasağa karşı çıkan tüm bireylerin tepkilerini açıkça ve kolayca dile getirmeleri adına bir kampanya başlatıyor. “Bu Benim Kararım” diyen herkes istediği cümleyi istediği dilde yazarak bir fotoğrafıyla kampanyaya katılabilir.

Katılmak için aşağıdaki cümlelerden birini seçebilir ya da kendi tepkinizi dile getirdiğiniz bir cümleyi, istediğiniz dilde ve şekilde bir kağıda ya da karnınıza yazarak fotoğrafınızı çekip bize yollayabilirsiniz.

Kadınlar için: “Benim Bedenim, Benim Kararım”, “Bu Benim Meselem”

Erkekler için: “Kadının Bedeni, Kadının Kararı”, “Karımın Bedeni, Karımın Kararı”, “Kızımın Bedeni, Kızımın Kararı”, “Sevgilimin Bedeni, Sevgilimin Kararı”, “Bu Kadınların Meselesi”, “Kardeşimin Kararı”, “Annemin Kararı”

Kadınların kendi bedenleri ve hayatları üzerindeki söz haklarının ellerinden alınmasını engellenmek için bu kampanyaya destek vermeniz dileğiyle…

* Fotoğrafları “Bu Benim Kararım” konu başlığıyla editor@bianet.org adresine yollayabilirsiniz. Maile bilgi olarak isim (tercihe bağlı soyad), şehir ve mesleğinizi eklerseniz seviniriz.

ESKİŞEHİR

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN ALTTAKİ LİNKE TIKLAYINIZ

kurtaj-eyleminde-olay

Hükümet kanadından gelen kürtaj açıklamalarına Eskişehir’de bir grup kadın tepki gösterdi. Ancak, kadınlanın protesto gösterisine polis müdahale etti. Arbede sonrası 8 kişi gözaltına alındı.

ANKARA DA KADINLAR

Ankara’da kadınların öfkesine polis engeli – video eklendi
31 Mayıs 2012  |  Perşembe
kolektifler.net/Ankara
Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla bugün 700’ü aşkın kadın kürtaj hakkını savunmak için Başbakanlık’a yürümek istedi. Polis kadınlara 4 farklı noktada barikat kurdu
Ankara Kadın Platformu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kürtaj ile ilgili açıklamalarına karşı öfkelerini ve taleplerini dile getirmek için Başbakanlık önünde bir eylem gerçekleştirmek istedi. Ancak çevik kuvvet kadınlar yürümeye başlar başlamaz Güven Park otobüs duraklarının önüne barikat kurdu. Güven Park’ın içinden Başbakanlık’a yürümeye devam etti. Bu sefer de parkın çıkışına barikat kuran polis kadınların öfkesini katlamış oldu. Kadınlar basın açıklamasını burada okuduktan sonra “ Yüksel’de hep beraber çay içmeye gidiyoruz” diyerek eylemi bitirdiklerini söylediler. Üniversiteli Kadın Kolektifi de barikat kuran polislere “Bir iki bir iki üç bunlara yetmez ama daha fazla yumurta” sloganı eşliğinde yumurtalarını attılar.




Kadınların öfkesi bununla da dinmedi. Yüksel Caddesi’ne gitmek isteyen kadınlar metro altında da eylemlerini sürdürdüler. Yüksel Metro çıkışına geldiklerinde de polislerin hiç beklemediği bir şekilde farklı bir çıkışa yöneldiler. Polis kadınların geçmek istediği çıkışı kapatarak engellemeye çalıştı. Ancak kadınlar barikat açılana kadar oturma eylemi yapmaya karar verdiler. Bu sırada da polisin biber gazına ve şiddetine maruz kaldılar.






Polisin tüm engellemelerine karşı kadınlar direnerek barikatın açılmasını sağladı. Yüksel Caddesi’ne gelen kadınlar eylemlerini nasıl sürdüreceklerini alkış oylamasıyla kararlaştırdılar. En çok alkışı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na gidip Fatma Şahin’den hesap sorma önerisi aldı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na doğru yürüyen kadınlar Konur Sokak çıkışında tekrar polis barikatıyla karşı karşıya kaldılar. Burada kadınlar hakları için mücadele etmeye devam edeceklerini, Tayyip Erdoğan’ın da Fatma Şahin’inde kabuslarına gireceklerini belirterek eylemlerine son verdiler.

Videolar eklenecektir.

31.05.2012

CNN.TÜRK.COM


TRT’nin Arapça yayın yapan kanalında bir programa konuk olarak davet edilen Lübnan asıllı şarkıcı Jehan Barbur; kılık kıyafet uyarısı alınca yayına katılmadı.

Sesinin berraklığı ve sakinliğiyle Bülent Ortaçgil’e benzetilen Lübnan asıllı şarkıcı Jehan Barbur’a şok!

Ali Vatansever’in yönettiği ‘El Yazısı’ adlı filmde ‘Aşk Bitti’ isimli şarkıyı seslendiren ve Özen Yula’nın sahnelediği ‘Şems Unutma’da rol alan Barbur; TRT’deki bir programda kendisine kıyafetiyle ilgili bir yaptırım uygulanmaya kalkışınca öfkesini Twitter‘da dile getirdi.

Barbur, “TRT kanallarından birine konuk olarak çağrıldım. Lakin kıyafetime dikkat etmem uyarısı geldiği için vazgeçtim. Kime hükmediyorsunuz acaba?” yazdı.

Masa örtülü önlem

Barbur’un basın danışmanı Eda Bilgin, yaşanan olayı şu sözlerle anlattı:

“TRT’nin Arapça yayın yapan kanalından bir program için teklif geldi. Programın sunucusu, ‘Kusura bakmayın. Arap yayını yapan bir kanalız. Birazcık kılık kıyafete dikkat edilirse, falan’ dedi. Ben de bunun mümkün olmadığını, kılık kıyafete karışıldığı takdirde gitmeyeceğimizi söyledim. Gitarist Kemal Evrim Aslan’ın vokal arkadaşlarının omzuna da açık diye masa örtüsü örttüler. Biz de bunun uygun olamayacağını söyledik ve yayına çıkmadık. Kaldı ki, Jehan’ınki normal bir kıyafetti ve açık değildi. Daha ne giyeceğini bile görmemişlerdi.”

 

Haberin linki:index.html

31.05.2012
CNN.TÜRK.COM

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın “Kürtaj cinayettir, sezaryene de karşıyım” açıklamalarıyla başlayan tartışma Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın da kürtaj karşıtı yasanın Haziran ayında TBMMM’ye sunulacağını açıklaması üzerine daha da büyüdü. Konunun esas muhatabı olan kadınlar ise tepkilerini göstermek üzere sokağa çıkıyor.

(Cnnturk.com) — Kürtajın bir hak olduğunu ve tartışılmayacağını söyleyen kadınlar 3 Haziran Pazar günü saat 14.00’da Kadıköy’de buluşacaklar. Mitinge tüm kadın örgütlerinin katılması bekleniyor. Sosyal paylaşım sitesi Facebook‘tan da duyurulan davete katılım her geçen dakika artıyor.

Kadınlar, sokağa çıkış nedenlerini ise şöyle açıklıyor:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz gün katıldığı uluslararası bir konferansta yaptığı konuşmada, bu sefer de kadınların kazanılmış en temel haklarından biri olan kürtaj hakkına saldırdı.

Başbakan Tayyip Erdoğan, Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı Eylem Programı’nın uygulanmasına ilişkin 5.Uluslararası Parlamenterler Konferansı kapanış oturumunda yaptığı konuşmada, kürtaj hakkını hedef aldı. Yaptığı açıklamada kürtajı cinayet olarak tanımlayan Erdoğan, sezaryenle doğuma da karşı olduğunu ifadelerine ekledi. AKP’nin kadın düşmanı politikalarını gözler önüne serercesine sarf ettiği sözlerle, kadını aile içinde tanımlamayı sürdürürken “3 çocuk” isteğini de yineledi.

Çocuklar konusunda yaşadığı “hassasiyetin” yaptığı açıklamada etkili olduğunu ifade ederken, Uludere’de katledilen çocuklar için ise, acılara duyarlı olmaktan uzak bir yaklaşımla: “Her kürtaj bir Uludere’dir” şeklinde buyurdu.

Kadın bedeni üzerinde dönen ve kadınların kazanılmış haklarına saldıran kadın düşmanı açıklamaların ve uygulamaların artarak devam edeceği bir kez daha görülmüştür.

Buna karşı kadınlar olarak kazanılmış haklarımızı gasp ettirmeyeceğimizi, başbakanın kürtaj ve kadın bedeni üzerine söz söyleme hakkının olmadığını ve kadınlar üzerinde giderek artan şiddet, baskıya karşı gücümüzü kadın düşmanlarına birlikte gösterelim.

3 Haziran Pazar günü saat 14.00’da Kadıköy’de buluşalım”

Facebook sayfası: http://www.facebook.com/events/115839055220881/

Bolu Gündem

Vecihi Bolulu

  VVecihi BOLULU  Vecihi’nin GÜNLÜĞÜ

Düşman çatlatmanın yolunu “ say bakalım kaç kişiyiz ” de buluyor

Esip gürlüyor , milleti coşturup , oraya vuruyor , buraya kafa atıyor

Ne kadar sıfat varsa kafasındaki sözlükte

Kimi sevmiyorsa giydiriyor

Tutabilene aşk olsun

Düşünmeden inanmış , sorgulamadan biat etmiş bir kalabalıkta

Ne söylese yutuluyor

 

Ama Hopa ‘ da muallim Metin’ in öğrencileri

Karadeniz ‘ in isyancıları , devlete göre eşkiyanın ta kendileri

Baskılara ve gözdağlarına , çakmak gözleriyle bakan Hopa’ nın devrimcileri

Onlar oyunu bozuyor ,

Yüzlerce gaz bombası yemeyi de , zindanlara tıkılmayı da göz alarak

“ Kral çıplak “ diye haykırıyor

 

Her şeyi bilen adam sözlükten bir sayfa açıyor

Parmağına meslekler sayfası takılıyor ve başlıyor anlatmaya

 

Bu öğretmenler var ya , bu öğretmenler

Yazın iki ay yatıyorsunuz , bir de zammı beğenmiyorsunuz

Tamam arada dayak da yemiyor değilsiniz

Amma velakin diğer memurlara haksızlık oluyor

 

Hatırlar mısınız sözlerini sarı saçlı mavi gözlü Mustafa Kemalin

Ne demişti mebus maaşlarına yapılacak zam kendisine sorulduğunda

“ Dikkat edin öğretmen maaşlarını geçmesin “

 

Ya siz sağlıkçılar , yaralı kola iki dikiş atıp maaş alıyorsunuz

En fazla kopan kolu yerine dikiyor , bir de bununla övünüyorsunuz

Anladık , son zamanlarda sizler de dayaktan nasibinizi alıyorsunuz

Yapmayın , iki nöbet tutup bir de parasını istiyorsunuz

 

Sanayide çalışan oto tamircileri

Akşama kadar arabanın altında yağlı tulumlarınızla yatıyorsunuz ,

Çöpçüler , gece 2 saatçik çöp topluyorsunuz ,

Yağmur yağıyor , güneş çıkıyor , toprak veriyor

Bunlar yeterken , ey ziraat mühendisleri siz ne işe yarıyorsunuz ,

 

Kamu araçlarının şoförleri , durmadan geziyorsunuz

Tapu kadastro memurları  elinizde iki cihaz toprağı ölçüp duruyorsunuz

Mühendisler , elinizde kağıt kalem habire çiziyorsunuz

 

Çok kalabalık göründü gözüme bu meslekler

                                                          

 Kaldırıyorum hepsini bütün mesleklerin

Yerlerine tam teşekküllü her şeyi bilen adamlar atıyorum

Hepsinin imanı güçlü , kitabı ezbere biliyorlar

 

Çocuğunuz düşüp kolunu mu incitti

Gideceksiniz ona çıkık duası okuyacak

Çocuğunuzun sınavı mı var , şekere üfleyecek , tuza okuyacak , lokuma saracak

Kocanız mı dövüyor , gidip akıl alacaksınız

İkna olmuş olarak eve döndüğünüzde o biçim değişmiş olacaksınız ki

“ Az dövmüşsün kocacığım , devamını istiyorum “ diyeceksiniz

Kuraklık mı oldu , yağmur duasına çıkılacak

Yer mi sallanıyor , zelzele duası okunacak

Kıçınızı akrep mi ısırdı , akrep duası yapılacak

Enerji kaynaklarımız mı azalıyor , petrolün de duası olacak

 

Her şeyi bilen adam vitesi beşe alıyor

Kızsa yanardağı sanan ,  tükürse deva bilen , osursa uğur sayan bir kalabalık

Dikkat kesilmiş , huşu içinde kendisini dinliyor

Her şeyi bilen adam iki konunun ucunu birbirine bir acayip bağlıyor

 

Her sondaj bir 28 Şubat , her debriyaj bir yonca filizidir

Her ambulans bir kedi dili , her türbülans bir et benidir

 

Ahalinin kafası iyice karışsa da

Acaba her şeyi bilen adam ne demek istemiştir

“ Amaaan , nasılsa bizim adımıza o en iyisini düşünüyor  “

Hem bugünlerde düşünmek ne büyük tehlikedir

 

Her şeyi bilen adamın bakanı

Ölümlere hak ediş bedeli biçmektedir.

İçinin güzelliği , kalbinin pürü paklığı dilinden dökülmekte ,

Yanlışlıkla özür dilemeye kalksa

Özrü kabahatinden büyük cinsindendir

 

Her şeyi bilen adam

Esiyor , gürlüyor , dilinden iki güzel kelam çıkmıyor

Onun gibi düşünmeyenlere

“ Tasmanız kimin elinde “ diyor

Peki her şeyi bilen adam

Kendisine yalakalık yapanlar hakkında ne düşünüyor

 

Nurhak’ta toprağa düşen Sinan , Alparslan ve Kadir yoldaşların ve Hopalı devrimci öğretmen , sosyal eşkıya Metin LOKUMCU ‘ nun anısı önünde saygı ile eğiliyorum .

30.05.2012

 

Evcil hayvanlarınızdan farkında olmasanız da size birçok faydalı şey öğrenebilirsiniz. Öğrenebileceğiniz çok faydalı bilgiler şöyle sıralanıyor…
Evcil hayvanlardan faydalı bilgiler

 

29 Mayıs 2012 Salı / Opsiyon Haber
Evcil hayvanlarınızdan farkında olmasanız da size birçok faydalı şey öğrenebilirsiniz. Şekerleme yapmaktan her gün yürüyüş yapmaya, anı yaşamaktan balık tüketiminize kadar sağlığınız için faydalı birçok şeyi öğrenebilirsiniz.

WebMD isimli internet sitesinde yer alan habere göre, işte evinizde beslediğiniz kedinizden ya da köpeğinizden öğrenebileceğiniz şeyler:

Aynı anda birden fazla iş yapmayın: Kediler ve köpekler bir şeyle uğraşırken tüm ilgilerini ona verir. Stanford Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, insanlar aynı anda çalışıp, e-postalarına bakar ve internette sörf yaparsa dikkatlerinin dağıldığını ve hafızalarının zorlandığını tespit ettiler. Başka çalışmalar da çoklu görevlerle ilgilenen çalışanların gerçekten zaman kaybettiklerini gösteriyor.

Şekerleme yapın: Kedileri sık sık şekerleme yaparken görebilirsiniz. İnsanlar üzerinde de şekerlemenin faydası olduğuna dair iyi bir kanıt var. 24 bin kişiyi kapsayan çalışma, düzenli olarak şekerleme yapan insanların ara sıra şekerleme yapanlarla karşılaştırıldığında kalp hastalığından ölme yatkınlığının yüzde 37 daha az olduğunu gösteriyor. Kısa şekerlemeler aynı zamanda zindeliğinizi ve iş performansınızı artırıyor.

Her gün yürüyün: Yürümek kalori yakmanın ve kalp sağlığını korumanın en kolay ve güvenilir yoludur. Düzenli yürüyüşler yapmak, depresyonla savaşma, kilo verme, tip 2 diyabet ile göğüs, kolon kanseri riskinizi azaltma, kemiklerinizi güçlendirme, zekanızı keskinleştirme gibi konularda size yardımcıdır.

Arkadaşlıkları geliştirme: Arkadaşlıkların sağlığa faydası çoktur. Avustralya’daki araştırmacılar 10 yıl boyunca bin 500 yaşlı insanı takip ettiler. Çok fazla arkadaşı olanların birkaç arkadaşı olan yaşlılara göre daha fazla yaşadıklarını tespit ettiler.

Anı yaşayın: Evcil hayvanlardan öğrenebileceğiniz en önemli derslerden biri de anı yaşamaktır. Harvard Üniversitesi’nde görevli psikologlar, egzersiz gibi zihninizin odaklanmasını gerektiren aktiviteler yaptıklarında insanların çok mutlu olduğu sonucuna vardılar. Ancak planlama, bir şey hakkında düşünme ya da bir şeyi hatırlamak ise mutluluğu azaltıyor.

Geçmişi düşünmeyin: Geçmişte olanları hatırlamak, o günleri düşünmek sizi yıpratır. Bağışlama, affetme kan basıncını ve kaygıyı azaltırken kronik öfkenin akciğer fonksiyonlarında bir düşüşle ilgisi olduğu belirtiliyor.

Merakınızı koruyun: Bir söz vardır “Merak kediyi öldürür” diye. Aynı şey insanlar için geçerli değildir. Araştırmacılar, daha meraklı olan insanların hayatta bir amaçları olduğunu söylüyorlar. Başka araştırmalar, merak ile psikolojik olarak iyi olmak arasında bir bağ bulunduğunu söylediler.

Biraz maskara olun: Biraz gülmek hayatınız için ciddi sağlık faydaları sağlar. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi’nde görevli kardiyologlar sağlıklı bir kalbe sahip olanların mizah duyularının daha güçlü olduğunu tespit ettiler. Konu kalbi korumaya gelince gülmek en iyi ilaçtır.

Susadığınız zaman su için: Evcil hayvanınız çok fazla oyun oynadığında sporcu içeceklerinden içmez. İnsanların çoğunun da buna ihtiyacı yoktur. Sıradan bir egzersiz süresince, su içmek susuzluğunuzu gidermenin en iyi yoludur. Su kaslarınıza ve dokularınıza kalori eklemeden yaşamsal sıvıyı verir. Çok fazla terlediğinizde ve havanın çok sıcak olduğu günlerde daha fazla su içmeyi unutmayın.

Balık yiyin: Kedilerin yaptığı gibi siz de balığı beslenmenizin düzenli bir öğünü haline getirin. Bir çok yağlı balık Omega-3 yağ asitleri bakımından zengindir. Bu asitler kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve eklem iltihabı riskinizi azaltır. Ayrıca, Rush Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar haftada en az 1 kez balık yiyen insanlarda Alzheimer gelişme riskinin yüzde 60 daha az olduğunu tespit ettiler.

Birini seviyorsanız, bunu gösterin: Köpekler sizi sevdiğinde ve siz de ona sevginizi gösterdiğinizde sizinle oynamaktan büyük zevk alırlar. Bu sizin de ilişkilerinizi güçlendirmeniz için iyi bir yaklaşımdır. “Personal Relationships” isimli dergide yayınlanan çalışma, küçük ve özenli jestlerin ilişkilerde büyük etkiye sahip olabileceğini açıklıyor.

Oyun oynayın: Oyun oynamak sadece çocuklar ve yavru kediler için geçerli değildir. Oyun uyku, yemek yemek gibi insani bir ihtiyaçtır. Oyun zekanızı, hayal gücünüzü, problem çözme ve sosyal yeteneklerinizi geliştirir. Bu nedenle siz de kediniz ya da köpeğiniz gibi sizi eğlendirecek bir oyun bulun ve ara ara oynayın.

Vücut dilinizi öğrenin: Köpeklerin diğerlerinin niyetini vücut dilinden okumada mükemmeldir. İnsanlar böyle değildir. Birçoğumuz duygularımızı duruş, göz teması ve söz kalıplarıyla açığa çıkarıyoruz. Ancak diğer insanlar bu ipuçlarını okumada genellikle iyi değiller. İnsanlar yaşları ilerledikçe vücut dilini çözmeye başlarlar.

Bir programa uyun: Evcil hayvanlar bir rutin oluşturmayı severler. İnsanın vücut saati için de aynısı geçerlidir. İnsanlar hafta sonları da dahil olmak üzere her gün aynı saatte uyur ve uyanırlarsa, uykularını daha iyi alırlar. Banyo yapma, üst değiştirme ve yemek yeme gibi her şeyi programlı olarak yapmak uyku kalitenizi de geliştirecektir.

Cumhuriyet yazarı Bekir Coşkun yazdı

Açıklandı:

Biber gazı sağlığa zararlı değil…”

*

Mesela bal zararlı…

Bakan televizyonda görünce alıp yedi, o gün yerinde durduğu halde sanki gidiyormuş gibi hissetti kendini…

Sonra balın zararlı olduğunu söyledi…

Ki yasakladılar…

*

Bu memlekette süt zararlı…

Sebzeler GDO’lu, zararlı…

Peynir zararlı…

Tereyağı zararlı…

Kıyma zararlı…

Vitaminler bile zararlı görülüp yasaklandı…

Ama açıkladılar; biber gazı zararlı değil…

*

“Çağdaşlığın” zararlı, “gericiliğin” faydalı görüldüğü ülkede, bu gibi çaprazlama sonuçlara niye şaşıracaksınız?..

*

Biber gazı hadi zararlı olacak olsa, zaten 6 bin adet “yeni nesil cop” alındı polise…

Dün internet haber portallarında fotoğrafı, işlevi, tanıtımı vardı yeni ürün copların…

Boy; kapalı 24 santim, açık 60 santim…

Malzeme; paslanmaz çelik…

Şekli; portatif…

Çeşitleri; burgulu, burmalı, butonlu…

Poliüretan coplara göre daha kullanışlı ve hoş duruşlu…

Okuyunca insanın canı çekiyor…

*

Bu yeni nesil copun da “bedende arıza bırakması bakımından hiçbir tehlike teşkil etmediği” açıklandı…

Mesela şemsiye sapı tehlikeli; 7 yıl…

Poşu tehlikeli; 11 yıl…

Sezaryen, tehlikeli…

Telefon, tehlikeli…

Yürümek, tehlikeli…

Ağız açmak, tehlikeli…

Yazmak, tehlikeli…

Konuşmak, tehlikeli…

Ölmek bile tehlikeli, nekrofiller dedi, ölünce gelip seviyorlar adamı…

*

Ama cop tehlikeli değil…

Yeyip yeyip öyle gidiyorsun maşallah…

*

Devlet, diktatörün elinde polis devletine dönüştürüldüğünde, nasıl olsa tüm bunları bileceksiniz…

Cop yemek nedir?..

Biber gazı yutmak nasıldır?..

Ya ikisi birden yenirse hani…

Öğreneceksiniz…

Faşistin menüsüdür…

Le Monde Erdoğan'ı çıldırtacak! Türk kadınlarının vajinasının bekçisi
30 Mayıs 2012 Çarşamba
Muhalif GazeteBaşbakanın kürtaj hakkında konuşmaları ve kürtajla ilgili bir yasa çıkarılacağının açıklanması uluslararası basında da yer buldu

Başbakanın kürtaj hakkında konuşmaları ve kürtajla ilgili bir yasa çıkarılacağının açıklanması uluslararası basında da yer buldu. Independent, “Kürtaj, siviller üzerine hava saldırısı yapmak gibidir” derken, Christian Post “Kürtajı cinayete benzeten Türk başbakan, ‘kadın düşmanı’ ilan edildi.” ifadesini kullandı.

Le Monde

“Recep Tayyip Erdoğan; ‘Türk kadınlarının vajinasının bekçisi”

“Başbakan kürtaja karşı çıktı, bunu bir “cinayete” benzetti. Feminist örgütlerin tepkisini çekti.”

Le Figaro

Türkiye: Kürtaja kısıtlama mı geliyor?”

Haberdeki mıhafazakar-islamcı hükümetin yasal kürtaj süresini kısıtlayacak bir yasa hazırlığında olduğu anlatılırken, Avrupa Birliği’ne girmek isteyen bir ülkede, yasa projesinin feminist örgütlerin tepkisini çektiğine değiniliyor.


Independent

“Kürtaj, siviller üzerine hava saldırısı yapmak gibidir” : Türk Başbakanı’nın sözleri kadınların öfkesine sebep oldu.

Independent, haberinde kadınların tepkisini vurgularken CHP milletvekili Şafak Pavey‘in sözlerine de yer verdi. Pavey, sözleriyle, Erdoğan’ın 2005’te de benzer açıklamalar yaparak Avrupa Birliği’ni Türk nüfusunu azaltmak amaölı Türkiye’de doğum kontrolü desteklemekle suçladığını hatırlatıyor. Pavey, başbakanın ne Uludere, ne kürtaj, ne de sezaryen doğum ile ilgilendiğini sadece paranoya ve kaos yaratmak istediğini de sözlerine ekliyor. Independent, Türkiye’de 2009 yılında 60 bin olan kürtaj sayısının, geçen yıl 70 bini geçtiğini de yazdı.

Wall Street Journal

Türk başbakanı kürtaj tartışmasına girdi, öfke topladı.”

WSJ, habeinde CHP Ankara milletvekili Aylin Nazlıaka’nın “Erdoğan, vajina bekçiliğini bıraksın” sözüne de yer verdi. Erdoğan’ın retorik olarak vatandaşların yatak odasına girdiğini söyleyen WSJ, bunun ilk olmadığını da daha önceki üç çocuk önerisini hatırlatarak belirtti.

Washington Post

Başbakanın kürtajı cinayete benzetmesinin ardından, Türkiye kürtaj sayısını azaltmaya çalışacak.

Washington Post, haberinde Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in sözlerine de yer verdi.

Sydney Morning Herald

“Başbakan: Kürtaj cinayettir.”

Haberin manşetinde Erdoğan’ın sözünü kullanan Sydney Morning Herald, ‘cinayet’ benzetmesinin yarattığı öfkeyi vurguladı.

Christian Post

“Kürtajı cinayete benzeten Türk başbakan, ‘kadın düşmanı’ ilan edildi.”

Christian Post, başbakanın sözlerine öfkelenen kadınların Erdoğan’ı “kadın düşmanı” ilan ettiğini yazdı. Kadınların bu sözlere yönelik eylemini de haberine ekleyen Christian Post, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu başkanı Canan Güllü’nün başbakanın sözlerini çok büyük bir yanlış olarak değerlendirdiğini de belirtti. Fatma Şahin’in ise başbakanı destekleyerek Türkiye’deki sezaryen oranının Dünya Sağlık Örgütü’nün öngördüğü orandan yüksek olduğunu söylediğini de ekledi.

International Business Times

“Erdoğan’ın kürtaj karşıtı yorumları eleştiri topladı”

International Business Times, başbakanın kadınlardan tepki aldığını söyledi ve Center for Reproductive Rights’ın küresel hukuk programının başındaki Lilian Sepulveda’nın “Erdoğan’ın yorumları, Türk kadınlarının hayatını ve sağlığını hiç umursamadığını açıkça gösteriyor” sözlerine yer verdi. IBT, 1983’ten beri yasal olan kürtajın daha önce herhangi bir siyasi tartışmaya alet edilmediğini, Erdoğan’ın bu çıkışının ‘kafa karıştırıcı’ olduğunu da yazdı. IBT, haberinde pek çok istatistiğe de yer verdi. Birleşmiş Milletler’den aldığı istatistiklere göre Türkiye’de 2008 yılında 1000 kadından 14.8’inin kürtaj yaptırmış ve aslında bunun dünya (28) ve Avrupa (27) ortalamalarının altında. IBT, Erdoğan’ın bu çıkışının din ile bir ilgisi olmadığını, başbakanın Türkiye’nin düşüşte olan doğum oranı hakkında endişelendiğini, ‘üç çocuk’ önerisini de hatırlatarak vurguladı. IBT, Türkiye’nin batısında doğum oranının neredeyse batı Avrupa ile eşitlenerek yüzde 1.5’a düştüğünü ve bir ülkenin nüfusunu devam ettirebilmek için bu oranın yüzde 2.1 olması gerektiğini de yazdı.

Radio Netherlands

Türkiyeli kadınlar, kürtajı cinayete benzeten başbakana öfkeli.”

Kadın derneklerinin başbakanın sözlerine büyük tepki gösterdiğini yazan Radio Netherlands, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin islami köklerine vurgu yaparak, 2004 yılında hükümetin zinayı yasadışı kılacak bir yasa tasarısı üzerinde çalıştığını ve Avrupa Birliği’nin baskısıyla bu tasarıdan vaz geçildiğini hatırlattı.

Al Arabiya

Türk hükümeti kürtaj sınırını düşürmek istiyor.”

Al Arabiya, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın “Kürtah bir aile planlama yöntemi olarak kullanılmamalı” sözlerine yer verdi. Akdağ ve Erdoğan’ın sözlerine eşit ağırlıkta yer veren Al Arabiya da AKP’nin islami köklerine, 2004’te konuşulan zina yasasına ve Erdoğan’ın durmadan tekrarladığı ‘üç çocuk’ önerisine göndermelerde bulundu.

haberin linki :39204-Le-Monde-Erdogan-i-cildirtacak-Turk-kadinlarinin-vajinasinin-bekcisi.htm

15 mayıs 2012 tarihinde bir ARI ŞAHİNİ açlık ve yorgunluktan halsiz ve güçsüz kalıp denize düşmüş, kendi çabasıyla taşlara çıkmayı başarmıştı. Sırılsıklam ıslanan ve uçamayacak durumda olan Şahini gören sevgili Dilek Geçit,  telefon ile bize ulaşıp durumu bildirmişti. O anda bölgeye yakın kimse olmadığı ve ilgili birimler olay yerine ulaşana kadar taşlarda duran kuşun bir dalgayla boğulabileceği,  durumun aciliyeti sebebiyle Dilek hanım ile bölgedeki esnaf ve balıkçılardan yardım istemeyi uygun bulmuştuk ve ilgili birimler olay yerine varmadan önce Şahin bölgedeki esnaf Nihat bey tarafından denize girilip sudan çıkartılmıştı.  Daha sonra olay yerine giden Haytap Yaban Hayat grubu kuşu teslim almıştı.Şahinin uzun süre aç kalmak ve güçsüz düşmek dışında,  herhangi bir başka problemi yok. Yeterince güçlendikten sonra doğaya geri dönebilecek..Yakın zamanda uçuş videosunu da paylaşmak dileğiyle..Emeği geçen herkese teşekkürler..

Haytap Yaban Hayat Grubu adına
Ege Sakin

İlk Besleme
Kiraz,  dut,  kayısı,  çilek gibi meyva parçaları vermeyi denedim,  ama direniyor. Bende hepsini blendrdan geçirip,  koyu bir kıvama getirdim enjektörle içiriyorum. Bu gün tavuk boynu yedirmeyi de deneyeceğim..
Merhaba
Ne yapıyorsun orda
HAYTAP
Egenin Omuzundayım
”başına talih kuşu konmak ” dedikleri böyle bir şey olabilir mi ?
Yakın Temas
Pençeler
Kendi başına yemsi için teşvik.
Şaşkın
Bu gün uçma antrenmanı yaptı.  Çiçekten kafama ve kafamdan çiçeğe uçtu. Sanırım kendine geliyor.
Umarım yakında uçuş videosunu paylaşırım,  doğaya dönüşünü keyifle izleriz..
Eğer uçup gitmezse bir berberin yanına çırak vereceğim,  çok yoğun bir şekilde saç diplerine masaj yapabiliyor..
Ve dal kırılır.
Şahinin üstünde durduğu dal kırıldı :(ve o andan sonra olaylar silsilesi başladı..Fotoğrafta gördüğünüz bitki de ( evdeki tüm diğer çiçekler gibi ) ölmek üzereyken kurtardığım bu Yukka’yı sahipleri artık evlerinde istemediklerine karar verip çöpe atmışlardı.. Biraz cansızdı ama yeni bir saksı yeni toprak ve vitaminlerle tekrar hayata döndürmüştüm. Üstünde ne kuşlar iyileşti onun. Kargalar güvercinler..Neyse, Yukka yeni filizler verince uzun dalını köreltmişti, ama ben o dalı kuru da olsa öyle bırakmış kesmemiştim. Ve o kuru dal bizim Şahinin üstünde debelenmesine dayanamayıp kırıldı.Dalı bir şekilde bağlamaya , şahine tünek vazifesi görmesi için desteklemeye çalışırken, yatağın üstüne bıraktığım Şahin illaki dala bineceğim diye tutturdu. Ben onu yatağa bırakıp dalı bağlamaya çalışıyorum o uçup gelip dala konmaya çalışıyor tabi konayamayınca da kafama konuyor.  Kafanızda kafa derinizi yüzen pençelerle kırık dalı bağlamak da çok kolay olmuyor.

Kafamda Şahinle salona gelip Şahini ağaç tünek denklemini çözene kadar durması için salona bırakmaya geldim.  Şahini yere koyup diğer odaya gittim. Geldiğimde Şahini akvaryumun başında murat’ın balıklarını seyrederken buldum. ( su canlılarının akvaryumda olmalarına karşıyız. Ait oldukları yer denizler göller akarsulardır,  ancak buradaki balıklar akvaryumculardan toplanan sakat,  kiminin  kuyruğu yok,  kiminin gözü kör,  birinin yüzgeci yırtık vs  balıklar ve onlardan üreyen yeni nesildir.. )Akvaryumdan gelen su sesi ilgisini çekmişti, benim enjektörle içirdiğim suyun yerine akvaryum suyunu tercih edebileceğini düşündüm ve balıkları yememesini umarak akvaryumun kapağını açtım. Ben kapağı açınca Şahin önce su içti,  ardından da yıkanmaya başladı.Bende ona dal yapmaktan vazgeçip,  salona tüneyebilceği bir düzenek ayarladım. Akvaryumun kapağını da açık bıraktım,  canı isterse gidip yıkansın su içsin diye.Salon yaptığım tüneklerle biraz garip gözüküyor ama Şahin yeni odasında olmaktan mutlu. Şu anda yeni tüneğinde tüylerini temizliyor ve bir yandan da cıvır vıcır diye sesler çıkarıyor..
Dal kırılınca, Egenin kolu, kafası tünek oldu.
Pençelerini geçiremediği için burayı çok sevmedi.
Tünek yapımına tam 2 saat verdim.  Tünek deyip geçmeyin, boru değil, ayağına uygun olmalı, kaymamalı zarar vermemeli.  Apartman dairesinde uygun tünek bulmak kolay değil.  Bulduğum metal çubuğu kaymasını önlemek,  kolay tutunmasını sağlamak için yemenilerimle kapladım. Oklavayı elektrik bantı ile Marketten  aldığım karton kolilere yapıştırdım. Dekoratif gece lambasının anasını ağlattım..
%d blogcu bunu beğendi: