Archive for Nisan, 2012


Haytap’tan, İTÜ’ye Ufuk Güldemir Sorusu

“İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ,
Sizden Teknik bir yanlışlık beklerdik, ancak Hayat, yaşam haklarına yanlış yapmanız, hayvan hakları koruyucuları olarak bize kötü ve toplumsal olarak üzücü bir süpriz oldu.
Bu konuda yanılmış olmayı umuyoruz.
Sizlerden bekledigimiz, teknik araştırma\ geliştirme ve ögrencilere vizyon kazandırmanızdır.
Yüzlerce ağaç katlederek Av merakı yüzünde hayatlarına son verilmiş hayvanların ölülerini sergilemekte ve müze haline getirmekteki amacınız ne olabilir ki ?
Bizler bunu anlamakta zorlanmaktayız. Ayrıca Hayvan hakları koruyucuları olarak avlanma zihniyetine asla geçit vermiyoruz.
Siz ki Çağdaş olması gerek bir Eğitim Yuvasında bu Avlanma adı altındaki Katlaimlara nasıl onay verebilirsiniz ?
Sizi anlamıyoruz, ama Bizler biliyoruz.. bu KATLİAM MÜZESİNE İZİN VERMEYECEGİZ…
TEKNİK ÜNİVERSİTE olarak , beklentimiz isminize yakışır durumlara imza atmanızdır.
Sadece Keyfiyete dayalı hayvanların YAŞAM HAKLARINA son verilmesi etkinliginde olmamalı aksine karşı duruşunuzu görmek isteriz.
Ve sanıyoruz ki Ufuk Güldemir de yaşasa idi kendisinin ÖLÜM üzerinden değil YAŞAM üzerinden anılmasını isterdi…
Hem Ufuk Güldemir’in Öldürdügü hayvanlarla degil de yaptıgı olumlu işlerle anılmasını, hem de İstanbul Teknik Üniversitesi’nin adına yakışan bir şekilde temsil edilmesi yönündeki tavrlarınızla ilgili basın açıklamanızı bekliyoruz.
HAYTAP BASIN SÖZCÜSÜ 
ŞULE BAYLAN”
Alıntı /  Hayvan özgürlüğü ve hareketi felsefesi
19 Nisan 2012 Perşembe, 12:15
Kime:
“elifkivanc_68@hotmail.com” <elifkivanc_68@hotmail.com>; “balikesir@icisleri.gov.tr” <balikesir@icisleri.gov.tr>; “balikesir@ormansu.gov.tr” <balikesir@ormansu.gov.tr>; “baskan@balikesir.bel.tr” <baskan@balikesir.bel.tr>; “balikesir@balikesirmuftulugu.gov.tr” <balikesir@balikesirmuftulugu.gov.tr>; “balikesir@cevreorman.gov.tr” <balikesir@cevreorman.gov.tr>; “balikesir@saglik.gov.tr” <balikesir@saglik.gov.tr>; “balikesir.idari@tarimnet.gov.tr” <balikesir.idari@tarimnet.gov.tr>; “yilmaz.arslan@icisleri.gov.tr” <yilmaz.arslan@icisleri.gov.tr>; “m.akif.ciblak@icisleri.gov.tr” <m.akif.ciblak@icisleri.gov.tr>

Konu: KOYUNLARIN ÖLÜMÜ KÖPEKLERİN KATLİAMINI  GETİRDİ-AYVALIK KAYMAKAMLIĞINA

T.C.

AYVALIK KAYMAKAMLIĞI

Sn.Nihat Nalbant dikkatine,

Cunda adasinda Kabristan karsisindaki merada koyunlarin parcalanmasindan sonra,adadaki sahipli sahipsiz kopekler zehirlenmistir.

Asagida gazete haberindeki resimlerden de gorulecegi uzerine mera gerekli onlemleri almis olsaydi,koyunlarin basina kotu olay gelmeyecekti.Kopeklerin veya yabani hayvanlarin girebildigi bir yerin korunakli oldugu soylenemez…

Koyunlarin akibeti elbette biz hayvan korumacilari cok uzmustur ancak MISILLEME yapilmasi ve basinda da yer aldigi uzere “SILAHLA KOPEKLERI BEKLEYECEGIZ”haberi 5199 sayili yasa ihlali olmustur…

Onlem almak gerekirken kisi veya kurumlar tarafindan ITLAF yapilmistir.

1. Ekte tarafiniza sunulmus olan haber linkinin kanit olarak kabul edilmesini, bu kisilerin kimliklerinin belirlenmesi icin Emniyet Mudurlugunce istihbari calisma yapilmasi,MOBESE kamera goruntulerinin incelenmesi,kisilerin belirlenip adli ve idari sorusturma acilmasinin saglanmasi,

2. Bu kisilerin kimlikleri belirlendigi takdirde, 5199 sayili yasayi ihlalden haklarinda sorusturma acilmasini ve idari para cezasi verilmesini,

3. Bu vahsetin uygulandigi bolgede konuya iliskin calisma yapmasi icin Emniyet Mudurlugu Toplum Destekli Polis Subesi ile iletisim kurulmasini,

4. Muftulugun, hayvana uygulanan vahsetin dinen de gunah olduguna genel olarak tum sehirde ve o mahallede ki camilerde ki vaazlerde yer vermesinin saglanmasini talep ediyoruz.

Konuya iliskin uygulamaniz hakkinda 4982 sayili Bilgi Edinme Kanunu ve 3071 sayili Dilekce Hakki Kanunu geregince yasal suresi icinde tarafimiza bilgi verilmesini emir ve musaadelerinize arz ederiz.

Saygilarimizla

HAYTAP HAYVAN HAKLARI FEDERASYONU

AD SOYAD:

TC NO:

TELEFON:

MAİL:

EK-1 BASIN HABERLERI

GAZETE HABERINDE KOPEKLERIN KOYUNLARI OLDURDUGU YAZILMAKTAYDI

http://www.haberler.com/kopekler-koyun-ve-kecileri-parcaladi-3545237-haberi/

ARKASINDAN SAHIPLI SAHİPSIZ TUM HAYVANLAR ZEHİRLENDI

http://www.yeniasir.com.tr/UcuncuSayfa/2012/04/18/cundada-hayvan-katliami

——————————————————————————————

 

 

 

EK.2 DERNEK SIKAYETI

From: gulnihalinac@hotmail.com

To: nesrin_citirik@hotmail.com; nesrincitirik11@gmail.com;

Subject: Cunda Adasi’nda sahipli ve sokak kopekleri zehirlendi !!

Date: Tue, 17 Apr 2012 20:58:30 +0300

Sevgili Nesrin Hanim;

Ben Ayvalik’in Cunda Adasi’nda yasiyorum.Daha onceleri bir cok kez telefon ve mail ile gorusmustuk.Dun sabah bu goruntulerle gune basladik.

Lutfen linki okuyun.

http://www.haberler.com/kopekler-koyun-ve-kecileri-parcaladi-3545237-haberi/

ve bu sabah ekteki  bu goruntulerle.

Bu ilk kez olmuyor  burada, buyuk olasilikla  Ada’nin Halki tarafindan yapiliyor.Bende buranin halkindanim.3 kopegi bulduk,otopsilerinde fare zehiri cikti.

Ben ve ailem hayvan haklari savucusu ve cevreciyiz.

Cok yiprandik ve yorulduk.

Sizden ricam; Cunda Halki’ni ve Ayvalik Belediyesi’ni tum Turkiye’ye,olabilirse Dunya’ ya  afise edebilmem icin bana yardim etmeniz.

Lutfen bu goruntuleri yayinlayin,ben beceremedim.

Cevabinizi bekliyorum..

Gulnihal Balci

0555 4133939

3 KOPEK OLU-8 KOPEK KAYIP-TASMALI SAHIPLI KOPEKLERDE FARE ZEHİRİ İLE ZEHIRLENDI

19 Nisan 2012

20 Ocak 2012 de Uzunköprü’ye yapmış olduğumuz ziyaretimizde, barınak şartlarının fazlasıyla yetersiz olmasından dolayı acil alınması gereken önlemleri yetkililer ile paylaşmış, onlarda gönüllümüzün’de öneri ve takibi ile gerekenleri yapmışlardı.

Barınaklarının bir bakımevinden çok kapalı cezaevi tarzında, olmasından dolayı kendilerinden acilen bir cephenin yıkılmasını, doğal yaşam alanlarının oluşturulmasını istemiştik.

Bunun takibi için bugün yapmış olduğumuz ziyaretimizde, Belediye başkan yardımcısı Sayın Engin Bulut ile görüştük. Kendileri ve başkanlarının bu konuya önem verdiklerini,  fakat yer konusunda İmarda çıkan sorunlar nedeniyle mevcut yerin iyileştirlmesi yerine, yeni bir yer yapmak için proje ve yer tespit çalışmalarına başladıklarını, bunu da en kısa zamanda çözeceklerini söylediler.

Bu çalışmalar sırasında gelişen tüm bilgileri bizlerle paylaşacaklarının sözünü aldık.
Mevcut yerde ki hayvanların genel durumu iyi olmakla birlikte, çok fazla yavrulu anne olması dikkatimizi çekti.

Yerleştirilen paletlerin bir bölümde, sağlıksız durum gözlendi, çivisi çıkmış palet hemen görevli tarafından değiştirildi. Belediye veterinerinden bazı köpeklerin durumu ile ilgili bilgiler aldık.

Daha sonra bölgenin yerel gazetesi olan, Barış gazetesini ziyaret ettik.

Kendilerine, bugün yapmış olduğumuz çalışma hakkında bilgi verdik.

Amacımızı acil olarak yapılması gerekenleri paylaştık.

Çok fazla, yavrulu ve gebe köpeklerin barınak etrafına bırakılmasından dolayı, bölge halkından, duyarlı olmaları gerektiğiyle alakalı haberler yapmalarını istedik.

Dohayko Keşan temsilcisi
Tülay Kahveci

19 Nisan 2012 Perşembe

 

Şu an itibarıyla aşağı yukarı Türkiye’de 20-25 milyon“Hünkâr” vardır…

Her evde neredeyse…

Feride de Muhteşem Yüzyıl’ı seyrettiğinden beri kocasına “Sülüman” diyor…

Adı Ramazan…

Kaportacı…

*

Bir o kadar da “Hürrem” çıkar…

Esmer…

Kumral…

Kısa, uzun…

Tombul…

*

Kendi tarihi tivi dizisi olduğunda anca öğrenince bayıldılar “Hünkâr”a da“Hürrem”e de…

Ve kimisi “Hünkâr” oldu, kimisi “Hürrem” evlerde…

Devamı da var:

Oğlanlar, şehzade…

Kaynanalar, Valide Sultan…

Kızlar, Mahidevran…

Damat, Pargalı İbrahim…

*

“Şehzade” üniversite sınavlarına girdi, ÖSYM sınavlarında soruların şifresini yandaşlara uçurdular, bu açıkta kaldı…

Bira içip geziyor…

“Hünkâr”, damatları “Pargalı”ya kızıyor; benzin deposu büyük araba aldı,“Hatice Sultan”ı ekip gereksiz yere barlara doğru sefere çıkıyor diye…

“Valide Sultan” bel kayması…

“Hünkâr” bozuk…

“Halvet” de yok…

.

Doğalgaz, elektrik, akaryakıt, su zamları genel fiyatlara yansıdı beklendiği üzre…

Tüketici yoklamalarına göre geçen bir ay içinde tam yüzde 19 azalmış oldu “Hünkâr”ın geliri…

Dalga dalga zamlar devam ettikçe de azalmaya devam edecek…

Bu kızgın…

Ama “Hünkâr” cep telefonu alan dinlemesi yapıyor diye söylenemiyor da… İçinde dinleme cihazı vardır diye aslında avizesinden de şüpheleniyor…

Tam “Valla bu adamlar bizi eşek yerine koyup memleketi de bizi de rezil ettiler” diyecek ya, gözü mutfak robotuna takılıyor…

Gidip ihbar etmesin sonra…

Susuyor…

Ödü patlıyor korkusundan, tepesine etseler sesi çıkmayacak…

*

O sırada “Hürrem” sesleniyor zaten:

“Hünkâaaarr…”

***

19 Nisan 2012- BEKİR COŞKUN

SIPRI dünya ölçeğinde ülkelerin yaptıkları askeri harcamalara dair raporunu yayınladı. Kesinleşmiş 2010 verilerine ve tahmini 2011 verilerine göre askeri harcamalarda birinci sırada ABD var, Türkiye 15. sırada yer alıyor.

Stockholm – BİA Haber Merkezi
18 Nisan 2012, Çarşamba

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) askeri harcamalara dair yıllık raporunu yayınladı.

Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (Küresel BAK) yürütme kurulu üyesi Nilüfer Uğur Dalay‘ın bildirdiğine göre, dünya ölçeğinde askeri harcamalar 2010 yılında 1629 milyar dolara ulaştı.

Dalay bu rakamın dünya gayrisafi milli hasılasının (GSMH) içinde askeri harcamaların payının yüzde 2,6 olduğu anlamına geldiğini belirtti. Bir diğer ifadeyle, her dünya vatandaşın yıllık gelirinin 236 dolarını askeri harcamalara ayırıyor.

2010 yılına dair kesinleşmiş askeri harcama rakamlarının yer aldığı yıllık rapordaki veriler askeri harcamaların 2009 yılına göre yüzde 1,3; 2001’e göreyse yüzde 50 arttığını gösteriyor.

Dünyada en fazla askeri harcama yapan ülke olan ABD’nin bu dönemdeki askeri harcamaları ise yüzde 81 oranında arttı.

Bütçe denetlenemiyor

SIPRI verilerine göre, ABD 2010’da 698 milyar dolarla başı çekerken dünyanın geri kalanında 931 milyar dolar askeri harcama yapıldı.

Ülkelerin askeri harcamalarının toplamına göre yapılan sıralamada Çin ikinci, Birleşik Krallık üçüncü sırada yer aldı. Çin’in tahmini askeri harcaması 119 milyar dolar, Birleşik Krallık’ınki 59,6 milyar dolar olarak açıklandı.

Sıralamanın devamı şöyle: Fransa 59,3; Rusya (tahmini) 58,7; Japonya 54,5; Suudi Arabistan 45,2; Almanya (tahmini) 45,2; Hindistan 41,3; İtalya 37; Brezilya 33,5; Güney Kore 27,6; Avustralya 24; Kanada (tahmini) 22,8; Türkiye 17,5 milyar dolar.

Türkiye’nin askeri harcamaları 2009 ABD Doları fiyatları baz alınarak bakıldığında 15.634 milyar dolar, 2010 ABD Doları fiyatlarıyla bakıldığında 17.509 milyar doları buluyor.

Dalay bu rakamların enflasyon göz önüne alındığında, askeri harcamaların 2009’a göre yüzde 3 düşmüş olduğu anlamına geldiğini belirtiyor.

Türkiye’de askeri harcamaların GSMH içindeki payı da 2001’de yüzde 3 iken 2010’da yüzde 2,4’e düşmüş olarak gözüküyor.

Bugün, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde 511 bin kişinin silah altında, 378.700 kişinin de sefer görev emri altında olduğunu söyleyen Dalay, bu sayılar üzerinden bakıldığında Türk ordusunun ABD’den sonra NATO’nun en büyük ordusu olduğunu vurguluyor.

Türkiye’de asker harcamalar için şeffaflık olmadığını belirten Dalay’ın vurguladığı bir başka nokta da bu bütçenin ve silah harcamalarının niteliğinin Sayıştay denetimine ve sivil toplum örgütlerinin bilgisine kapalı olduğu.

“Askeri harcama bütçesi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Örgütü’nün İçişleri Bakanlığı bütçeleri içindedir.

“Ayrıca petrol, sigara ve içkiden alınan vergilerle fonlanan Savunma Sanayi Destekleme Fonu da askeri harcamalar bütçesi içinde değerlendirilmelidir. 1986 yılında oluşturulan bu destek fonunun 2010’da  2.3 milyar TL (1.5 milyar dolar) bütçesi  bulunmaktadır.

“Diğer yandan TSK Güçlendirme Vakfı da Hazine tarafından fonlanmaktadır.”

2011 tahminleri

SIPRI’nin 2011 için açıkladığı tahmini rakamlara bakıldığında da askeri harcamalarda ilk sırada gelen ABD’nin geçen yıl bütçesini yaklaşık yüzde 1,2 oranında kıstığı gözüküyor. ABD’nin 2011’deki tahmini yıllık harcaması 711 milyar dolar olarak gerçekleşti.

ABD ekonomisini çok zorlayan bütçe açıklarını kapatmak için, Kongre kararıyla askeri giderlerini kısmaya başlamıştı.

ABD gibi finansal krizin hissedildiği Avrupa’nın da toplam askeri harcamaları geçen yıl sadece yüzde 0,2 artarak 407 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Ancak SIPRI Avrupa’yı değerlendirirken Batı ve Merkez Avrupa’yla Doğu Avrupa’yı ayrı ayrı da ele almış. Buna göre, zengin Batı-Merkez Avrupa’da askeri harcamalar 2010’dan 2011’e yüzde 1,9 azalmış; Doğu Avrupa’da ise yüzde 10,2 artmış. (YY)

SIPRI’nin verilerine ulaşmak için tıklayınız.

Canik’ten Hayvan Haklarını Savunanlara Rehber

Haber: Canik'ten Hayvan Haklarını Savunanlara Rehber
Haberler.com

Canik Belediyesi, HAYTAP ile birlikte Türkiye‘de ilk kez hayvan dostlarına rehber olabilecek el kitapçığı bastırdı.

Canik Belediyesi, hayvan hakları konusunda vatandaşların bilinçlendirilmesi ve hayvan haklarını savunanların bilgilendirilmesi amacıyla Türkiye‘de ilk kez olan bir çalışmaya imza attı. Canik Belediyesi, Hayvan Hakları Federasyonu’nun (HAYTAP) çalışmasına destek vererek Hayvan Hakları El Kitapçığı bastırdı. El kitapçığı, Türkiye genelinde hayvan hakları konusunda çalışmak isteyenlere dağıtılmaya başlandı.

HAYTAP Samsun Temsilcileri Nilgün Gültiken ve Fatma Tuncay, kendilerine verdiği destekten dolayı teşekkür etmek amacıyla Canik Belediye Başkanı Osman Genç‘i ziyaret etti. Gültiken ve Tuncay, Başkan Genç’e teşekkür belgesi verdi. Canik Belediyesi olarak, her zaman en az insanlar kadar yaşam hakkına sahip olan hayvanlarla ilgili çalışmaların içinde yer almaya çalıştıklarını ifade eden Başkan Genç, “HAYTAP’ın çalışmalarını takdirle izliyorum. Oldukça önemsediğim ve sevdiğim hayvanlarla ilgili böyle bir çalışmaya katkıda bulunmak beni çok memnun etti” dedi.

Duyu ve hareket yetenekleri olan, sevinip, üzülen, acı çeken hayvanların da en az insanlar kadar bu dünyada yaşam hakkı bulunduğunu belirten Genç, “Onların hakkını gözetmek, onlara daha iyi yaşam koşulları oluşturmak bizlerin görevidir. Toplumda hayvan sevgisini aşılamak, hayvanların toplumumuzla iç içe yaşamasını sağlamak sadece belediyelerin görevi değil. Halkımızın da bu çalışmalara katılımı ve desteği çok önemli. Canik Belediyesi olarak hayvan hakları konusunda hep duyarlı olmaya çalıştık, olmaya da devam edeceğiz” diye konuştu.

Hayvan haklarına gösterdiği duyarlılık ve kendilerine verdiği destekten dolayı Başkan Osman Genç‘e teşekkür eden HAYTAP Samsun Temsilcisi Nilgün Gültiken, “Türkiye‘de hayvan haklarına ilişkin ilk kez böyle bir kitap hazırlandı. HAYTAP olarak böyle bir çalışmaya imza attığı için Canik Belediye Başkanımız Sayın Osman Genç‘e teşekkür ediyoruz. Kendisi bizden hiç bir zaman desteğini esirgemedi. Bu kitap biz hayvan hakkı savunucuları için tam bir rehber olacaktır” şeklinde konuştu. – Samsun

Haberin linki

http://www.haberler.com/canik-ten-hayvan-haklarini-savunanlara-rehber-3515654-haberi/

17 Nisan 2012 Salı

Yollanacak adresler:
mersin@icisleri.gov.tr,orhan.eyovge@icisleri.gov.tr,basin.mersin@icisleri.gov.tr,lakca@ormansu.gov.tr,zguvel@cevreorman.gov.tr,mersinavkoruma@mynet.com,mersin@cevreorman.gov.tr,etemboz68@hotmail.com,mehmetzafer.caglayan@tbmm.gov.tr,cigdemmunevver.okten@tbmm.gov.tr,ahmettevfik.uzun@tbmm.gov.tr,aytug.atici@gmail.com,nebi.bozkurt@tbmm.gov.tr,

isagok@tbmm.gov.tr,ali.oz@tbmm.gov.tr,aliriza.ozturk@tbmm.gov.tr,

ertugrul.kurkcu@tbmm.gov.tr,vahap.secer@tbmm.gov.tr,mehmet.sandir@tbmm.gov.tr,

devlet.bahceli@tbmm.gov.tr,adana@anadoluajansi.com.tr,

bilgi@mhp.org.tr,yuksel.aytug@sabah.com.tr,adanaburo@aksam.com.tr,

adana@cumhuriyet.com.tr,adana@sabah.com.tr,cevrekom@tbmm.gov.tr,

adana@iha.com.tr,gazete@akkozagazetesi.com,haber@erdemlihaber.com,

serdarzihni33@gmail.com,icelekspres@mynet.com,mersin@mersingazetesi.com,

365medya@gmail.com,mhaberci33@mynet.com,mersininsesi@hotmail.com,

mersin@mersintercuman.com,bilgi@yenidogus.net,guney_gazete@yahoo.com,

a.can@tarsusekspres.com.tr,tarsuskentkonseyi@gmail.com,meldemir@ormansu.gov.tr,

iletisim@tarsusvilayet.com,mkucuk58@gmail.com,hkocaker@ormansu.gov.tr,

ismailceritli@ormansu.gov.tr,myarasir@ormansu.gov.tr,aozyanik@ormansu.gov.tr,

mersinozgurhaber@hotmail.com,icelekspres@ttnet.tr,guneydeimece@mynet.com

mersinakdeniz@gmail.com,yenigun33@mynet.com,hakimiyetgazetesi33@mynet.com,

mersin33gazetesi@gmail.com,cukurovagazetesi@gmail.com,akfen@akfen.com.tr,

info@mersinasiad.org,info@turkarap.org,mersin@tumsiad.org.tr,bilgi@ansifed.org,mersin@mesiad.org,cag@cag.edu.tr,info@tuskon.org,

Tarsus’ta Trilyonlarca Liranın TOPRAĞA gömülmesini,

Yeni hayvanların HAPSEDİLMESİNİ engelleyin!!!

Tarsus Belediyesi, Hayvanat Bahcesinde yıllardir daracık beton odalara ve kafesler

arkasına hapsedip zulme mahkum ettiği özgür doğanın “aslanlarını, kaplanlarını,

ayılarını, maymunlarını” yeni kuracağı HAYVANAT hapishanesine taşıyacak.

Oraya onbinlerce dolarlar ödeyip Afrika’dan yeni hayvanlar getirip hapsedecek.               Tarsus Belediyesi, devletin TRİLYONLARCA lirasını bu yeni HAYVANAT HAPİSHANESI

için toprağa gömecek. Yaban hayati hekimliği alan veteriner hekim Türkiye’de olmadığı

için, dışardan maaşı onbinlerce dolar olan veteriner hekim ve elemanlar getirmek

zorunda kalacak.

Tarsus’ un kenar fakir mahallelerinde daha alt yapı ve sağlık sorunları

çözülememişken para “belediyenin reklam” icin toprağa gömülecek.              Oysa ki, bu hayvan hapishanesine harcanacak parayla onbinlerce fakir

öğrenciye burs ve beslenme desteği verilmelidir. Fakir ailelere yardımda bulunulmalıdır.   Çocuklara hayvan sevgisini, “ormanların, dağların, ırmakların özgür hayvanlarını” alıp demir kafeler arkasına HAPSEDEREK veremeyiz. Yüce Allah o hayvanlari başka iklimlerde hapsedilsinler diye değil, kendi yaratıldıkları doğalarında yaşasınlar diye yarattı. Yüce Allah’ın iradesine karşı çıkmak günahtır.              Tarsus Belediyesini DURDURUN, TEPKİ GÖSTERİN, paranın toprağa gömülmesine karşı çıkın, muhtaç insanlara ve ögrencilere yönlendirilmesini talep edin.

İSİM VE SOYİSİM:

TC KİMLİK NO:

TELEFON:

MAİL:

17 Nisan 2012

Melih Gökçek’in Eymir Gölü’nü ODTÜ’nün elinden alma projesini “sonuna kadar destekleyen” Cüneyt Özdemir’e 1973 yılında ODTÜ’den mezun olan Neşet Kocabıyıkoğlu’ndan anlamlı bir yanıt geldi. Eymir Gölü’nün korunması ve çevresinin ağaçlandırılmasında ODTÜ’lülerin emeğini hatırlattı.Radikal gazetesi yazarı Cüneyt Özdemir, 15 Nisan Pazar günü yayımlanan yazısında Melih Gökçek’in Eymir Gölü’nü ODTÜ’nün elinden alma ve sözde “halkın kullanımına açma” projesini duyurmuş ve “Sonuna kadar destekliyorum” diye yazmıştı.

Cüneyt Özdemir’in yazdıklarına 1973 yılında ODTÜ’den mezun olan Makine Mühendisi Neşet Kocabıyıkoğlu’ndan anlamlı bir yanıt geldi. Eymir Gölü’nün zaten halka açık olduğunu Özdemir’e hatırlatan Kocabıyıkoğlu, Eymir Gölü’nün korunması ve çevresinin ağaçlandırılmasında ODTÜ’lülerin emeği hatırlatıldı.

Kocabıyıkoğlu’nun Özdemir’e yazdığı mektup şöyle:

“Sayın Cüneyt Özdemir,

Dünkü yazınızı esefle okudum. ODTÜ’ye ait Eymir Gölü üzerinde Melih Gökçek’in emellerini paylaşıyor ve ona zemin hazırlıyorsunuz. Üstelik de konuştuğunuz konu hakkında fazla bir şey bildiğinizi de sanmıyorum.

Birincisi, o gölü lütfen ikiz kardeşi Mogan ile kıyaslayın. Göreceğiniz bütün artıları da lütfen ODTÜ’nün hanesine yazın. Çünkü o göldeki bütün artılar ODTÜ’lüler tarafından yaratılmıştır. Mogan ne kadar ”kel” ve yapılaşmış ise, Eymir o kadar yeşildir. İkisi arasındaki fark EMEKTİR. Ankara Belediyesi’nin ya da Melih Gökçek’in değil, başta Kemal Kurdaş olmak üzere, öğrencisiyle, öğretim üyesiyle ODTÜ’lülerin emeği. Öncelikle emeğe biraz saygı lütfen. Biz oradaki ağaçları ellerimizle diktik ve yaşattık. Orası artık ağaçlarıyla, gölüyle, içinde yaşayan hayvanlarıyla bir bütündür. Eymir gölünün ve ODTÜ alanının eski halini hiç gördünüz mü? Bir fikir edinmeniz için ODTÜ web sayfasında yer alan, aşağıda kopyaladığım fotoğrafa ve London Times’ın haberine bakınız lütfen.

İkincisi, bunca yıl Ankara’da binlerce dönüm boş alanı yeşil alan haline getirmeyen belediye ve devlet yetkilileridir. Bu kentin gelmiş geçmiş belediye yönetimleri geçmişte yeteri kadar ileri görüşlü olsaydı, örneğin Mogan alanını yeşillendirerek, yeşil alanı çok daha genişletmeyi başaramaz mıydı? Bu açıklarını başkalarının emeği ile yaratılmış alanları ele geçirerek, kapatmalarının adını sizin benden daha iyi bilmeniz gerekmez mi?

Üçüncüsü, dünyanın pek çok üniversitesinin yerleşkesi vardır. O yerleşkeler üniversitelerin şimdiki ve sonraki çalışmalarına tahsis edilmiş alanlardır. Eymir Gölü de yerleşkenin bir parçasıdır. Sizin gibi bir yazarın üniversite yerleşkelerinin belediyeye devredilmesini, tahsis edilmesini savunması inanılır gibi değildir. Oraları rastgele birer ”yeşil alan” değil, yerleşkedir. Farkı sizin daha iyi bilmeniz gerekir. ODTÜ’nün yerleşkesinin bir kısmı elinden alınırsa, bu örnek ileride ya da şimdi başka illerde başka üniversite yerleşkelerinin de kuşa çevrilmesini getirmeyecek midir?

Dördüncüsü, pek çok konuda ademi-merkeziyetçi davranırken, devlet tekelinden şikayet ederken, şimdi neden belediye-devlet tekelini savunur oldunuz? Bu ülkede her yeşil alan devletin ve belediyenin mi olacak? Bu ülkede farklı tüzel kişilikler ve onlara ait yeşil alanlar var olamayacak mı?

Beşincisi, neden devletten orman arazisi alarak kendisine yerleşke yapmış Koç Üniversitesi hakkında bir şeyler söylemek aklınıza gelmiyorken, çorak toprak iken emekle yeşertilmiş ODTÜ alanlarının devredilmesini savunuyorsunuz? Neden bu söyledikleriniz özel üniversitelerin alanlarını kapsamıyor? (Çelişkiye işaret etmek için söylüyorum, yoksa özel üniversite alanlarının da elbette o üniversitelere ait olması gerektiği açıktır.)

Altıncısı, Eymir Gölü, bazı şartlar dahilinde (araç girişleri kısıtlaması, ateş yakma yasağı vb. gibi) zaten herkese açık bir alandır. Bu kısıtlamalar da gölü ve çevresini korumak içindir. Bir hafta sonu, gölün çevresinde koşmayı ya da yürümeyi ya da bisiklete binmeyi denesenize! Ayrıca, belediyeye ait olmayan yeşil alanlar da kentin akçiğerleri olarak halka fayda sağlamıyor mu?

Yedincisi, Eymir Gölü çevresinde büyük şirketlerin devasa yapılaştırma çalışmaları başlamışken, Eymir’in belediyeye devredilmesi ne tür bir rant yaratacaktır, bu konu üzerinde hiç düşündünüz mü?

Sekizincisi, hem yazınızda Esenboğa girişinde yaratılan çirkin yapılaşmadan şikayet ederken hem de Eymir’in belediyeye devredilmesini istemenin nasıl bir büyük bir çelişki olduğunu fark edemiyor musunuz?

Dokuzuncusu, dünyanın nerelerinde üniversite yerleşkeleri onlardan kopartılıp belediyelere devrediliyor, bir çalışma yaptınız mı? Hangi kentleşme uzmanlarıyla görüştünüz? Hangi üniversite rektörleriyle, öğretim üyeleriyle?

Onuncusu, okullarını severek, isteyerek yeşillendiren gençlerin, yaşlandıklarında o mekanın başka yerlere devredildiğini görünce ne hissedeceklerini hiç düşündünüz mü? Acaba bugünün gençlerine ne kadar iyi bir örnek yaratılmış olacak, hiç aklınızdan geçti mi?

Onikincisi, ODTÜ’nün uluslararası bir üniversite olduğunu biliyorsunuz, değil mi? Bu üniversitede okuyan ya da oradan mezun olan binlerce yabancı öğrenciye savunduğunuz bu görüşü nasıl açıklamayı düşünüyorsunuz? ODTÜ’nün, Türkiye’nin yüzünü ağartan ve dünyada ilk 100 üniversite arasına giren bir üniversite olduğunun farkındasınız herhalde. O halde bu güzide üniversiteyi cezalandırmak niye?

Onüçüncüsü, Brecht’in ”Kafkas Tebeşir Dairesi” adlı oyununu izlediniz ya da okudunuz mu?

Saygılarımla ve en içten üzüntülerimle.

Neşet Kocabıyıkoğlu
Makina Mühendisi, ODTÜ, 1973

17 Nisan 2012

OLGU KUNDAKÇI/BİRGÜNMilli Savunma Bakanlığı’ndan Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı’na oradan da üniversitelere gönderilen 18 Ocak tarihli ve “29 yaşını Tamamlayan Öğrencilerden Askerlik Durum Belgesi İstenmesi” konulu yazı ile artık 1982 doğumlu öğrencilerin askere gitmesi öngörülüyor.

1111 Sayılı Askerlik Kanunu’na dayandırılarak yapılacak uygulamayla artık 1982 doğumlu ve askerliğini yapmamış öğrenciler, önümüzdeki güz dönemi için üniversiteye kayıtlarını yaptıramayacaklar. Söz konusu uygulama ile pek çok öğrencinin eğitim hayatı kesintiye uğrayacak.

LİSANS ÖĞRENCİSİNİN 15 AY ASKERLİK YAPMASI İSTENİYOR

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü birinci sınıf öğrencisi İbrahim Kaya, kendisine yoklama kaçağı olduğuna dair yazı yollanması üzerin ODTÜ Öğrenci İşleri Dairesi ile konuştuğunu ve kendisine 15 ay askerlik yapması gerektiği söylendiğini belirterek şöyle konuştu:

“ Ben 1982 doğumluyum. Bundan birkaç ay evvel askeriyeden yazı yollamışlar yoklama kaçağı olduğuma dair. O yazıyı görünce ODTÜ Öğrenci İşleri ile konuştum. Öğrenci İşleri’ndeki kişi bana ya 15 ay askerlik yapmam gerektiğini ya da 30 bin lira bedelli askerlik parası bularak öğrenimime devam edebileceğimi söyledi. Bu yaşta olan kişilerin önümüzdeki eylül ayında kayıt yapmasına izin verilmeyecekmiş. ODTÜ’de bu durumda olan yaklaşık 250 kişi var.”

Uygulama ile birlikte binlerce öğrenci öğrenim hakkından olacak. Uygulamaya yönelik tepkilerin önümüzdeki günlerde aratarak sürmesi bekleniyor.

17 Nisan 2012 Salı

KOZA YÖNETİM ve Servis A.Ş. ve  HAYVAN HAKLARI FEDERASYONU HAYTAP

işbirliğinde düzce hayhak’ın yardımıyla birlikte düzce köpek barınağının kafeslerin üstü tamamen kapatıldı..barınakta yaşıyan canların güneşten ve yağmurdan koruması için yaptırılan çatı hayvanların rahat koşullarda yaşaması için yapıldı..

Barınağın kuzey kısmı tamamen kapatıldı,güney kısmıda kapatılıyor.canlarımız yagmur ve güneşten korunabilecekler.

Koza yönetimine ve HAYTAP’a yardımlarından dolayı  teşekkürler

 

DÜZCE HAYHAK 

HABER / PINAR PELUŞ

%d blogcu bunu beğendi: