Archive for Ocak, 2012


31.01.2012

AA

Bolu’da kar yağışı nedeniyle aç kalan hayvanlara yem bırakıldı.

Bolu’da kar yağışı nedeniyle aç kalan hayvanlara yem bırakıldı.

Bolu’da etkili olan kar yağışı nedeniyle kent merkezinde kar kalınlığı 25 santimetreye ulaştı. Kar yağışı nedeniyle aç kalan güvercinlere vatandaşlar Büyük Caminin avlusuna yem bıraktı. Karların üzerine bırakılan buğdayları gören çok sayıda güvercin caminin avlusuna kondu.

Güvercinlerin yem kapma mücadelesi ilginç görüntülere sahne oldu.

Aç kalan güvercinleri beslemek için bir poşet buğday aldığını ifade eden Balıkesir 9. Ana jet Üstü Emekli Hava Astsubayı Hüseyin Salim, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Burada caminin avlusunda aç kalan kuşlara sık sık yem atıyorum. İki sene önce kalp ameliyatı oldum. Gece rüyamda hep bu kuşları gördüm. Onun için hayrıma sürekli kuşlara yem atarım. Bu soğuklarda yiyecek sıkıntısı çeken hayvanlara yem bırakmalıyız” diye konuştu.

– BOLU

Melis Alphan
Hürriyet
31.ocak 2012

Köroğlu’nu Köroğlu yapan, babasının gözlerine mil çektiren Bolu Beyi’dir. Köroğlu Bolu’yu yakıp yıkarak babasının intikamını alır. Yıllar yıllar sonra, Bolu’nun yeni beyi Belediye Başkanı Yılmaz ile bir grup gönüllü yine bir hayvan yüzünden karşı karşıya geldi…
Bolu beyinin hikayesini bilirmisiniz? Bilmeyenlere özetleyeyim. Rivayate göre Bolu Beyi at meraklısı bir bey.
Günlerden bir gün seyisi Yusuf’u cins bir at aramak üzere başka diyarlara gönderir.

Yusuf epey aradıktan sonra ideal tayı bulur. Tay küçüklüğüne verin henüz, çirkindir. Ama attan anlayan Yusuf bilir’ki ilerde harika bir küheylan olacaktır. Beyinin yanına dönen Yusuf tayı takdim ettiğinde Bolu Beyi öfkeden çıldırır. Tayı çirkin ve sevimsiz bulur.
Yusuf’un gözlerine mil çektirir, tayıda ona verip kovar.

Yusuf artık kör Yusuf olmuştur. Köyüne döner, olanı biteni sonradan Köroğlu adını alan oğlu Ruşen Ali’ye anlatır. Baba oğul atı terbiye ederler. Ve nihayetinde at görkemli bir küheylana dönüşür.

Artık köroğlu için öc almak vakti gelmiştir. Dağa çıkar, geleni geçeni soyar, küçük bir ordu kurar. Bolu Beyi’nin bacısı Döne hanım’ı kaçırır, onunla evlenir. Bulu’yu basa, yakar, yıkar. Babasının intikamını alır. Bolu beyi de boş durmaz. Köroğluna tuzaklar kurar. Bir defasında onu, başka bir sefer de oğlunu yakalatır. Ama köroğlu ve admları her defasında kurtulurlar.

Görünen o ki Bolu’nun yeni Belediye Başkanı Alaattin Yılmaz.

Yaklaşık iki hafta önce Bolu Belediyesi Sahipsiz Bakım ve Rehabilitasyon Merkezin’de adına yakışmayacak bir şekilde bazı hayvanlar donarak ölmüş, bazı gönüllüler durumu yetkililere haber vermişti.

Hayvansever olun olmayın, manzara dehşet vericiydi. Yetkililer köpekleri ölüme terketmişti.

Sosyal paylaşım sitelerinde kıyamet koptu, hayvanseverler hayatta kalan köpekleri kurtarmak için harekete geçti. Hayvan Hakları Federasyonun’dan (HAYTAP) bir gurup gönüllü barınağa ulaşıp gördükleri karşısında ” Soğuktan değil, Dehşetten donduk” dedi. Köpeklerin 1-1,5 uzunluğunda zincirlere bağlı, korumalı kulübeler yerine, açıkta tutulduğunu, bu nedenlede donarak öldüğünü belirttiler.

Bunun üzerine Belediye Başkanı Yılmaz, burasının en ideal hayvan barınağı olduğunu iddia etti, polise suç duyurusunda bulunan hayvan haklarını savunucularını ”şovmen” olarak nitelendirdi, ” Bakımsızlıktan ölen hayvanların durumu sizcede kötü değilmi?”  sorusuna ” İnsanlarda ölüyor…Siz hiç insan ölüsüne rastladınızmı? Bakımsızlıktan öldü diyemez kimse. Bakılacak kadar yiyecek, içeceği en iyi şekilde veren Bolu Belediyesi’dir. Bolu şov yeri değildir. Şovmenlere gerekli dersi vereceğiz diye yanıt verdi”.

Bunla da yetinmedi, bundan sonra artık kendini hayvansever olarak tanımlayan kimsenin hayvan barınağına alınmayacağını söyledi. Canlı yayınlara katıldı, ” Vterinerimi’ze sorsalardı hayvanın neden öldüğünü anlarlardı” dedi; Bolu Belediyesi, hayvan barınağı ve Bolunun adını karaladığı gerekcesiyle HAYTAP ‘a dava açma kararı aldı. ” Ruh hastalıkları hastanelerine gitsinler. Bunlar kuru gürültüden ibaret. Değil Başbakanlığa, Çumhurbaşkanlığına; dünyanın tamamına yazı yazsalar da, bize faydaları olmaz, bizim onlarda talebimiz olmaz.  Seslerini duyurmak açısından güçlü olabilirler ama benim nazarımda zavallı insanlar” diye çemkirdi.

Hırsını alamadı, son olarak gönüllüleri ” Hayvansever Hayvanlar!” diye nitelendirerek Bolu’yu kötü emellerine alet etmekle suçladı.

Tam da böyle bir tartışmanın ortasında ”hayvan” sözcüğünü hakaret ve aşağılama ifadesi olarak kullanarak pastanın süsünü eksik etmedi.

Köroğlu ile Bolu Beyi arasındaki hadise yine bir hayvan yüzünden çıkmıştı. Bolu’nun kaderi bu galiba.

Neyse’ki hayvana zulmeden Başkan Yılmaz’ın karşısına hayvanseverler Köroğlu cesaretiyle çıktı.

Bolu Ekspres

2012-01-31 00:00:06

Kısa adı DOHAYKO “Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği” Bolu Temsilcisi ve aynı zamanda HAYTAP üyesi olan Serpil Özkan, dün akşam saatlerinde hayvan barınağına giderek, üşüyen köpekler için polar battaniye vermek istedi..

Kasım ŞAHİN

Kısa adı DOHAYKO “Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği” Bolu Temsilcisi ve aynı zamanda HAYTAP üyesi olan

Serpil Özkan,dün akşam saatlerinde hayvan barınağına giderek, üşüyen köpekler için polar battaniye vermek istedi. Ancak, bu talebi kabul edilmeyen Özkan, Sanayi Karakolu’nu arayarak, barınağa ekip gönderilmesini istedi.

Daha sonra hayvan sever Serpil Özkan, Belediye yetkilileri hakkında davacı ve şikayetçi olduğunu belirterek, karakola gitti.

Bolu Belediyesi Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’ndeki barınakta bakılan köpeklerin aç ve üşüdüğünü bu nedenle polar battaniye getirdiğini belirten Serpil Özkan, “Belediye ve barınak yetkilileri kanunen hakkım olmasına rağmen beni içeriye almadılar.

Yavrucuklar üşemesin dişe onlara polar battaniye getirmiştim. Aç susuz ve üşüyen köpeklere bir nebze yardımcı olmak istedim. Kanunlar bana bu hakkı veriyor, fakat belediye yetkilileri si bu hakkımı elimden alarak, beni barınağın içersine almayı bırakın, getirdiğim battaniyeleri bile almadılar” diyerek çareyi polis çağırmakta buldu.

Sanayi Polis Merkez Amirliği tarafından gelen ekipler, önce hayvan sever Serpil Özkan’dan daha sonra da barınak yetkililerinden bilgiler aldılar.

Karakol yetkilileri, belediye yetkililerin getirilen malzemeleri almayacaklarını bildirmeleri üzerine, Özkan, Sanayi Karakolu’na polislerle birlikte giderek, davacı ve şikayetçi olduğunu söyledi.

Yine bu haberle ilgili bolu gündemin linki alttadır.

http://bolugundem.com/habergoster.php?id=54113#haberyorum

 

 
HAYVAN HAKLARI –
5199 SAYILI KANUNUN KABAHATLERDEN SUÇA ALINMASI İÇİN
DORA DERGİSİ ÖNCÜLÜĞÜNDE TOPLANAN IMZALARCHP BAŞKAN YRD.SN.UMUT ORAN’A VERİLDİ..
CHP VE HAYTAP KANUNUN HAZIRLANMASI VE MECLİSE SUNULMASI İÇİN ÇALIŞIYORLARDI…

BU HAFTA KANUN TEKLİFİNİN MECLİSE SUNULMASI HABERİNİ ALDIK…
AYRICA İZMİR’DE HALA GÖREVİNİ YAPMAYAN CHP Lİ BELEDİYELER BİLDİRİLİP,BU KONUDA YARDIM İSTENİLDİ…..

BİZE BU FIRSATI VEREN DORA DERGİSİ VE CEREN AĞCA’YA TESEKKÜR

EDERİZ….
 
Esin Önder
 
 
 
 
Turan GÜLTEKİN/ İZMİR (DHA)
Hürriyet
30 Ocak 2012
CHP, değiştirilmesi gündemde olan 5199 Sayılı Havyan Hakları Koruma Kanunu için değişiklik önerisini Çarşamba günü açıklayacak.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, 5199 Sayılı Hayvan Hakları Koruma Kanunu’nda yapılacak değişikliği desteklemek amacıyla İzmir’de Dora Plus Dergisi tarafından toplanan 12 bin imzayı teslim aldı.

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) temsilcileri ile görüşen

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, yasa teklifini hayvan hakları savunucuları ve sanatçıların da katıldığı bir toplantı ile Çarşamba günü İstanbul’da açıklayacaklarını söyledi.

Seçimlerin ardından HAYTAP ile birlikte çalışma yaptıklarını, geçen Aralık ayı ortalarında teklifi Meclis Başkanlığı’na vermeyi hedeflediklerini ancak gündemin yoğunluğu nedeniyle ertelemek zorunda kaldıklarını söyleyen Oran şöyle dedi:

“Hayvan hakları siyaset üstü bir konu. Çarşamba günü İstanbul’da bir toplantı ile açıklayıp Perşembe günü de yasa teklifi olarak vereceğiz. Burada bir prim ya da şov istemiyoruz. Başta iktidar partisi olmak üzere bütün partileri ikna ederek hep birlikte çözeceğiz.”

5199 Sayılı Kanun’un çok önceden çıkartıldığını, ancak bir türlü uygulanamadığını belirten Oran, “Eğer toplumsal bir baskı olursa, uygulanması da yeni teklifin yasalaşması da daha çabuk olur. TBMM gündeminde çok sayıda kanun var. O yüzden de sürekli ertelenen bir konu” diye konuştu.

3- 6 YIL HAPİS CEZASI ÖNERİSİ

Hazırladıkları yasa teklifi ile bir önceki yasadaki eksikleri giderdiklerini kaydeden Oran şunları söyledi:

“5199 Sayılı Yasayı AB’den yeni bir güncelleme isteği gelmeyecek bir şekilde güncelledik. En büyük yenilik hayvanlara karşı işlenen suçların Kabahatlar Kanunu’ndan çıkartılıp, Ceza Kanunu’na dahil edilmesi.

Böyle olunca hayvanlara karşı işlenen suçlar için 3- 6 yıl arasında hapis cezası istenebilecek. Bunun yanı sıra evcil hayvan bakmak isteyenlerin eğitimden geçirilerek ehliyet alması, pet shoplara denetim gibi yenilikler geliyor. Buradaki en büyük sorun, Adalet Bakanlığı’nın iş yükünü bahane ederek ayak diretmesi. Ancak bu da toplumsal baskı ile çözülebilecek bir konu.”

’MİLLETVEKİLLERİ İMZALARININ ARKASINDA DURSUN’

HAYTAP İzmir Şubesi Sözcüsü Şule Baylan ise, hayvanlara karşı işlenen suçlardan dolayı tutuklanan kimsenin bulunmadığını, yasa teklifinin bir türlü Meclis gündemine gelmediğini dile getirerek, “Seçimlerden önce milletvekili adayları taahhütname imzaladılar, şimdi imzalarının arkasında durmaya çağırıyoruz. 1 günde çıkan yasalar var. Bu yasa TBMM’nin çıkartacağı en masum yasa olacak” diye konuştu.

Görüşmenin sonunda Dora Plus Dergisi Sahibi Ceren Ağca, bir gecede toplanan 12 bin imzayı Oran’a teslim etti.

 
 
Haytap.org 
30 Ocak 2012
 

tepe_ilkogrteim_okulu_2012_1

İstanbul’daki ilçe belediyelerinin birçoğu sokaklardan topladıkları köpekleri şehir dışındaki ormanlık alanlara atıyorlar.

5199 sayılı yasa bunu açıkca yasaklamış olsa da, yasaya göre sokak hayvanlarını alındıkları yere geri bırakmaları gerekse de, yıllardır yapılan uygulama böyle.

İstanbul’un Anadolu yakasında yer alan Başıbüyük de ormana komşu bir bölge.

Bu bölgede yeni yapılan bir site olan Narcity sakinleri, şehrin gürültüsünden uzak, yeşile yakın bir yaşam tarzını seçtikler için yerleştikleri bu sitenin çevresinde yaşam mücadelesi veren yüzlerce köpekle karşı karşıya kaldılar.

Her yerde olduğu gibi burada da öldürerek çözümden yana olanlarla, kısırlaştırıp aynı yere bırakmayı savunanlar arasında tartışma başladı.

Az sayıda insan elini taşın altına koydu, köpekleri tek tek kısırlaştırdı, tedavi ettirdi, bakımlarını üstlendi.

Biz de Narcity’deki ilköğretim okuluna, öğrencilere sokak köpeklerlini anlatmaya gittik.

Daha önce gittiğimiz okullardaki gibi, çocuklar anlamaya, empati kurmaya hazırdı.

Köpeklerin neden kısırlaştırılmaları gerektiğini, neden kısırlaştırıldıktan sonra yerine bırakılması gerektiğini neredeyse biz anlatmadan anladılar.

Yine eğlenceli ve verimli bir sunum yaptık. Çocukların öğrendiklerini anne ve babalarına da aktarmaları umuduyla oradan ayrıldık.

tepe_ilkogrteim_okulu_2012_2 

SHKD Sahipsiz Hayvanları Koruma Derneği

tepe_ilkogrteim_okulu_2012_3

28.01.2012

Bolu havadis

Bolu Belediyesine hayvan barınağından bir köpeğin ölmesinin ardından, Hayvan Koruma Dernekleriyle, Bolu Belediyesi arasında yaşanan tartışmalara bir açıklamada Haytap Başkan Yardımcısı Nesrin Cıtırık’tan geldi.

Nesrin Cıtırık gazetemize yapmış olduğu açıklamada sivil toplum kuruluşlarının yetkilerinden bahsederken, Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz için sert ifadeler kullandı.

Boluluların Başkan Yılmaz’dan korkuyor olabileceklerini söyleyen Nesrin Cıtırık; “ Bolu halkı Başkanın hakaret ve suçlamalarından dolayı sindirilmiş olabilir. Biz Sayın Başbakanımızın huzuruna kabul edilmiş, Türkiye çapında çalışan bir STK’yız. Belediye Başkanınızdan korkmuyoruz. Başkan, topluma hizmet için seçilmiştir. STK’ları dikkate almaya mecburdur” ifadelerine yer verdi.

 

Yerel basın olmazsa başaramazdık

Açıklamasında yerel basının önemine de değinen Cıtırık; “Yerel basının toplumun konuşan ağzı, gören gözü ve işiten kulağı olduğuna bütün kalbimle inanıyorum. Yerel basının güçlendirilmesinin, bağımsız ve özgür olmasının demokrasi açısından çok önemli olduğu tartışılmazdır. Biz Adana’da hayvan haklarında büyük basarı sağladık. DOHAYKO basardı diyenlere, hayır %10 dohayko başardı, %90 BASIN BAŞARDI diyorum. Basının sonsuz desteği olmasa yerel yönetimleri görevlerini yapar hale getirecek toplumsal baskıyı oluşturamazdık. Aynı hassasiyeti Bolu yerel basınından da bekliyorum” dedi.

 

Hayvanlarınız yük altıda iken namaza dahi durmayınız

Haytap’ın köpek maması satışları konusunda yapılan eleştirileri de cevaplayan Haytap Başkan Yardımcısı Nesrin Cıtırık; “STK’ların sadece bağışlara muhtaç kalmaması ve maddi olarak amaçlarını gerçekleştirecek güce ulaşması için ciddi ve uygar politikalar izlenmektedir.

Bunlardan birisi de derneklerin İKTISADİ İŞLETMELER kurması, gelir sağlaması, Dernekler Müdürlüğü ve MALİYENİN DENETİMİ altında bu işletmenin gelirinin harcamalarını yasalara bağlamıştır.

Devlet diyor ki: “1. Bu gün birçok toplumsal alanda önemli roller üstlenmiş derneklerin amaçlarına ulaşmada gelir kaynakları yetersiz kalabilmektedir.

Bu nedenle derneklerin gerekli maddi kaynağı kuracakları IKTISADİ İŞLETMELER sayesinde temin ederek kazanç getirici faaliyetlerde bulunmaları her zaman mümkündür.

2. Dernekler iktisadi işletme kurmakla, tüzüklerinde belirtilen amaca kaynak sağlamanın yani sıra hem ülke ekonomisine hem de istihdama önemli katkılarda bulunmaktadır.” Yani, DEVLET, derneklere “emek ve zaman verip, akıl ve bilgi kullanarak” satış yaparak “gelir” sağlayıp, “bağışlara” muhtaç olmadan çalışma imkânı sağlamıştır. HAYTAP SHOP tan elde edilen gelirler, Bolu gibi hayvanları buzlu betona ve kara mahkûm eden belediyelerin bakımevlerine destek olmak üzere kullanılmaktadır.

Bolulular başkandan korkuyor olabilirler, onun hakaret ve suçlamalarından dolayı sindirilmiş olabilirler ama biz Sayın Başbakanımızın huzuruna kabul edilmiş, Türkiye çapında çalışan bir STK’yız. Belediye başkanınızdan korkmuyoruz. Başkan, topluma hizmet için seçilmiştir. STK’lari dikkate almaya mecburdur. Ashabina “hayvanlarınız yükler altındayken yüce Rabbimin huzuruna namaz için bile olsa çıkmayın, önce hayvanlarınızı çözüp yemeğini suyunu verin” diyen İslam’ın Yüce Peygamberinin ahlaki ile o çaresiz hayvanlara bakılmasını istiyorum” dedi

HAYTAP Başkan yardımcısı

Nesrin Çıtırık

KAR TANELERİ VE NEHİR…

29 Ocak 2012 Pazar,

 

Yanıt bulamadığınız zaman doğaya dönün…

Yandaki bahçeye, arkadaki koruluğa, dere kenarına, ormana, şu yamaca…

Bakın…

Orada yanıtlar var…

*

Kar; birleşmenin gücünü öğretir bize…

Bir tek tanesi, minik bir kelebek gibi avucunuza konduğunda… Narin, yok olmaya hazır, cılız, zayıf ve güçsüz…

Ama bir araya geldiklerinde, tüm yolları, bulvarları, köprüleri kapatabiliyor işte kar taneleri…

*

Kumrudan aşkı öğrenin…

O uzun şarkıları olmasaydı, yarım olacaktı kumruların aşkları…

Şu serçeler…

Koca cüsseli canlılar ayazlarda donarken, şarkılarını bir arada söyleyebilmek için mi sağ çıkıyorlar sabahlara?..

*

İnsanın erişemediği yalçın kayalıklardan çıkmış, tek başına o incir ağacına baktığım zaman aklıma gelmişti…

Onu oraya belli ki bir kuş, çekirdeği kursağında taşıyarak ekti…

Kuşun da, kuşun kakasının da bir hikmeti var demek ki…

*

Mahallenin kırma köpeği dürüstlüğü öğretir size…

Sevdiği halde dişini gösterip havlayan… Ya da sevmediği halde kuyruk sallayan köpek hiç kimse görmedi…

Yaşamında henüz hiç düşmediği halde, masanın kenarına gelince tırnaklarıyla direnen yeni doğmuş kedi yavrusu yaşama içgüdüsünü göstersin…

Annesi ise anneliğin yüceliğini…

*

O deniz…

Kendisi sudur ama ortasında susuz kalanlara bir yudum su vermez cimri… Ve cesedi götürüp ortasına atın, karakolun önüne getirip bırakır huysuz…

Çünkü o; içinde başlayan yaşamı, aynı mükemmellikte, aynı titizlikte, aynı düzende ister…

Ciddiye alınmadığında…

Boğar sizi…

*

Yanıt bulamadığınızda doğaya bakın…

Doğa her soruya yanıt verir…

*

Şu nehir…

Tersine akmaz…

Çağdaşlık nehir gibidir…

*

Ve iyi bakın nehre…

O nehir, en baştaki minik kar taneleridir…

****

29 Ocak 2012 – BEKİR COŞKUN


http://http://dohayko.org/turkiyede-hayvanlar/1707-tarsusta-mahkum-ayilaryilanlar-timsahlar.html

 

Tarsus’ta “Vicdanlar suskun”…

Tarsus Belediyesi Hayvanat Bahcesi daha doğrusu “Hayvanların işkence gördükleri Hayvanat Hapishanesi” yürekleri ve vicdanları sızlatan insanlık dışı görüntüleri ile utanç merkezi olmaya devam ediyor.

Ayılar kücücük dar beton odalarda, çile dolduruyor.

Aslanlar kaplanlar aynı şekilde ufacık dar beton alanlarda yaşama savaşı veriyor.

Maymunlar, timsahlar hepsi çirkin iğrenc beton odalara hapisler.

Mersin Valiliği’ne defalarca baş vurduk, bu insanlık dışı hapishanenin kapatılması için. O donemin Tarsus Kaymakamı bizi İçişleri Bakanlığına şikayet etti, hakkımızda dava açılması için. Bereket İçişleri Bakanlığında STK varlığına önem veren basiretli yetkililer bu şikayeti reddettiler.

Vatandaşlar ağlayarak bizi aradılar, özellikle yaz aylarında “sabahlara kadar aslanların kükremesinden uyuyamadıklarını” feryat ile anlattılar.

Oraya giden basiretli vatandaşlar “Bu hayvanları buraya hapsedenlerin de aynı şekilde demir parmaklıklar arkasına konması lazım, bu nasıl bir anlayıştır” diye bizi aradılar.

Tarsus’un Belediye Başkanı Sn. Burhanettin Kocaman, 3-4 yıl önce bizi toplantıya davet etti ve “en geç 6 ay içinde yeni geniş hayvanat bahçesini kuruyoruz, bu hayvanların durumu bizi de üzüyor, bunları buradan kurtaracağız” diye söz verdi. Ben “Başkanım söz mü, ben inanamıyorum” dedim. Başkan da 20 kişinin önünde “evet göreceksiniz” dedi.

Ve o başkanın söz verdiği “6” aylar ne yazık ki hiç bitmedi.

Şu anda da büyük bir ihtimalle “yeni hayvanat bahçesini” kuruyoruz diyecekler ve bir 3-4 yıl daha kazanacaklar.

Tarsus Hayvanat Bahçesindeki Ayıların, acilen Karacabey’de bulunan doğal Ayı Rehabilitasyon ve Barınma alanına gönderilmesini talep ediyoruz.

Aslan, Kaplan ve Maymunların ise daha geniş ve doğal alanları bulunan Gaziantep Hayvanat Bahçesine gönderilmesini talep ediyoruz.

Sayin Mersin Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu’ndan bu insanlık suçu draman bitmesi ve TUTSAK HAVYANLARIN kurtarılması için ricada bulunuyoruz.

Tarsus halkını, bütün çevre ve doğa derneklerini, STK ları ve resmi kurumları TARSUS BELEDİYESİNİN TUTSAK HAYVANLARINI kurtarmak için seferber olmaya davet ediyoruz.

Bu dram sonlandırılmazsa, uluslarası platformlara konuyu taşıyacağız.

Evet, Tarsus Hayvanat Hapishanesindeki Aslanlar, Kaplanlar, Ayılar, Maymunlar, Timsahlar ve Yılanlar’ın IMDAT çağrılarına kulak verecek ve imdat eli uzatacak bütün duyarlı insanlara sessiz dostlarımız adına yalvarıyoruz.

Dr Damla Şahin

29 Ocak 2012 Pazar

 

 

29 Ocak 2012
www.timurca.com dan alıntıdır

Mini Yorum:

Sözlerinde “Hayvan” kelimesini hakaret ve aşağılama olarak kullanan birinin “başında bulunduğu kentin ve barınağın hayvanlarına çektireceği acının ölçüsünü bir düşünün” … Demek ki HAYTAP 2008 yılından beri boşuna kendisi için defalarca şikayet ve suç duyurusunda bulunmadı…Hayvanlar için ölüm kampına çevirdiği Bolu’daki barınakta infaz edilmiş masum canlıların hesabını boşuna sormuyor!

Sayın “Başkan”, EVET BİZ HEPİMİZ HAYVANIZ ! SEVGİSİYLE, AKLIYLA SİZİN GİBİ BİR ÇOK “SADECE GEÇİCİ BAŞKANDAN” ÇOK ERDEMLİ HAYVANLARIZ!

Siz bizler için HAYVAN sıfatını hakaret amacıyla kullanmış olabilirsiniz…Ancak ben kişi olarak bu konuda size asla dava açmam. Tam tersine “gönülden teşekkür ediyor, tüm arkadaşlarımı ve hayvan dostu hayvanları size teşekkür e-postası atmaya davet ediyorum…

İlk mesaj benden; “sayın geçici başkan” bana hiç kimsenin vermediği bir değer olarak, sövgü olarak kullanmış da olsanız  “hayvansever hayvan” dediğiniz için çok teşekkür ederim. Allah bizler gibi hayvanları başınızdan eksik etmesin…

Adres : Bolu Belediye Başkanlığı Bolu/Merkez
Telefon : 0 (374) 215 37 13
Faks : 0 (374) 217 00 64
E-Posta : info@bolu.bel.tr
Web : www.bolu.bel.tr

Timur Ugan

Hayvan sever hayvanlar!

2012-01-28 00:00:06

Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, basınla bir araya geldiği toplantıda, kendisini Başbakana şikâyet eden HAYTAP üyelerine öyle bir laf etti ki, yeni bir dava konusu olabilir..

Ertuğrul Turan

Bolu hayvan barınağında yaşanan, hayvanlara kötü muamele iddiasını ortaya atan ve Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz’la mahkemelik olan Hayvan Hakları Federasyonu HAYTAP üyelerine Yılmaz’ın siniri geçmiyor.

Basın mensuplarıyla bir araya geldiğinde konuyla ilgili soruları son derece agresif şekilde yanıtlayan Yılmaz, HAYTAP üyelerini “Hayvan sever hayvanlar” olarak niteledi. Kendisinin hiçbir zaman bilmediği bir işi yapmadığının altını çizen Yılmaz, Başbakanlık Etik Kuruluna şikâyet edilmesinin kendisi için önemsiz olduğunu ifade ederek “Alaaddin Yılmaz, yaptığı işi bilerek yapan biridir. Yaptığı işi bilerek yapan birini şikâyet etmek hiç ehemmiyet arz etmez. Onların yaptığı yalan, yaygara savcılık tarafından da tespit edilmiştir. Herhangi bir hayvan ölümü olmadığı, hem de tatil günü, savcılık tarafından yapılan inceleme sonucu ortaya çıkmıştır. Sözüm ona hayvan sever olan hayvanlar, Bolu’yu kullanmak istemişlerdir. Bolu bunu hak etmiş midir? Değildir” ifadelerini kullandı.

CHP’li Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ı da boş geçmeyen Yılmaz, “Ama maalesef kendisini Bolulu olarak adlandıran, Bolu’dan seçilmiş insanlar bile sırf Alaaddin Yılmaz’a karşı olmak için bu işi sahiplenen insanları da esefle kınıyorum. Doğruluğunu öğrenmeden bu konunun TBMM’ye taşınmasını da algılayamıyorum. Alaaddin Yılmaz, Bolu değildir, Bolu Belediyesi değildir. Alaaddin Yılmaz sadece Bolunun geçici bir hizmetkârıdır. Bu farkı kavrayamayan insanlara Bolu’yu küçük duruma düşürmemelerini ben hatırlatmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Bolu’ya hizmet edebilmek için elinden ne geliyorsa yapacağını ifade eden Yılmaz sözlerine şöyle devam etti: “Bolu’yu biz yüceltmek için hizmetkârıyız. Birilerinin de Alaaddin Yılmaz’a karşı psikolojik problemleri nedeniyle Bolu’yu küçültmemeleri lazım. Sırf Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz olduğu için olduğu için problem üretenler vardır. Onların psikolojik sorunları bizi bağlamamaktadır. Ben hizmetkâr olduğum sürece Bolu’yu ileri taşımaya çalışıyorum.”

http://www.boluexpres.com

http://www.internet istanbul.com

28.01.2012

Bugün 17:26 CumartesiApartman dairesinde ölüme terkedilen 32 köpeği, zabıta kurtardı

Samsun’un İlkadım ilçesinde bir apartman dairesinde, açlıktan ölüme terkedilmiş 32 köpek bulundu. Dairenin Samsun Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Hümeyra Ulubay tarafından kiralandığı ve Ulubay’ın uzun bir süredir daireye gelmediği öğrenildi.

Liman Mahallesi Öğretmenler Caddesi’ndeki apartmanda bir daireden gelen köpek seslerini duyan apartman sakinlerinin İlkadım Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’ne haber vermesi üzerine olay yerine gelen zabıta ve çevre koruma ekipleri, dairenin kapısını tutanakla açarak içeri girdi.

Gördükleri manzara karşısında hayrete düşen zabıta, terkedilmiş ve açlıktan kıvranır vaziyette 32 köpek buldu. Duruma el koyan zabıta ekipleri, hayvanları alarak Atakum Veteriner Kontrol Müdürlüğü’ne götürerek sağlık kontrolünden geçirdi. Köpeklerin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı barınağa bırakılacağı kaydedildi

%d blogcu bunu beğendi: