07 Nisan 2012 / Birgün

Erzurum’un Bağbaşı Beldesi’ndeki HES (Hidroelektrik Santrali) inşaatını engellemek istedikleri öne sürülen 6’sı kadın toplam 16 sanık hakkında ‘Görevli memura mukavemet’ suçundan açılan davanın ilk duruşmasında jandarmanın çektiği kamera…’Yüz Hatlarım Artık Daha Düz’

Erzurum’un Bağbaşı Beldesi’ndeki HES (Hidroelektrik Santrali) inşaatını engellemek istedikleri öne sürülen 6’sı kadın toplam 16 sanık hakkında ‘Görevli memura mukavemet’ suçundan açılan davanın ilk duruşmasında jandarmanın çektiği kamera görüntülerine bakılarak kimlik tespiti yapıldı.

Tortum İlçe Jandarma Komutanlığı’nın başvurusu üzerine açılan davaya katılan 7 er, “Sanıklardan şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum” dedi. Bağbaşı Beldesi’nde yapılacak olan HES çalışmalarına engelledikleri, tepki gösterdikleri gerekçesiyle Şükran Yalçınkaya (67), Asiye Keleş (65), Nurettin Uzun (63), Ali Dursun (62), Mehmet Yalçınkaya (60), Ahmet Dursun ve Rabia Durusu (58), Bekir Bostancı (57), Lütfi Güçlü (50), İbrahim Köksal (49), Murat Şahin (48), Gülfidan Özen ve Ali Uslu (24), Muhsin Saykan (23), Ayşe Altun (19), Songül Beyazdaş hakkında açılan davanın il duruşması Tortum Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Yaklaşık 5 saat süren duruşmada hakim, sanıklardan kimlik bilgilerini aldı. Daha sonra jandarma kamerasıyla çekilen videodaki görüntüleri izleyen köylülere tek tek “Bu sen değil misin?” diye sordu. Duruşmanın hakimi, görüntüde yokuşu çıkmaya çalışan, siyah tülbentle yüzünün büyük bir kısmı kapalı olan, elinde bir çubuk bulunan yaşlı kadının Asiye Keleş’e benzediğini söyledi. Asiye Keleş ise, görüntüyü izledikten sonra “Bu kişi ben olabilirim ancak emin değilim” dedi. Ayşe Altun ise görüntüleri izledikten sonra “Şerefsizler’ diyorum ama kimi kast ederek bağırdığımı hatırlamıyorum” diye savunma yaptı.

Şükran Yalçınyaka da “Görüntüde jandarma ile konuşan yeşil yelekli kişi benim. Ancak ‘Bu taşı alır atarım’ demedim” diye konuşunca hakim “Görüntülerdeki yeşil yelekli kadının yerden taş alır gibi yaptığı ve tam anlaşılmamakla birlikte ‘Taş atarım’ gibi birşey söylediği görüldü” diye tutanağa yazdırdı. Rabia Durusu ise, görütüleri izledikten sonra “Yaptıklarımı hatırlamıyorum” diye kaçamak yanıt verince, Rabia Durusu’nun bayan polislerle arbede yaşadığını ve polislere “Allah belanızı versin, utanmıyor musunuz?” dediğini kayıtlara geçirdi.

Sanıklar ile hakim arasındaki bu diyalogların ardından duruşmaya ‘Müşteki’ sıfatıyla katılan Tortum İlçe Jandarma Komutanlığında görevli 7 jandarma eri, tek tek “Sanıklardan şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum” diyerek davadan çekildi. Hemşehrilerini savunmak için İstanbul’dan gelen Avukat Eşber Yağmurdereli devletin güvenlik kuvvetlerine mukavemet ettikleri gerekçesiyle köylülerin yargılandığı halde gerçeğin öyle olmadığını savundu. Avukat Yağmurdereli, şöyle konuştu:

“Bu insanlar haklarını savunuyor. Yaşam haklarının ellerinden alınmaması için mücadele verdi. Ancak, devletin güvenlik güçlerine mukavemetten yargılanıyorlar. Öyle olmadığı da ortaya çıktı. Müştekiler bile şikayetçi olmadı. Olmalarını gerektiren bir iddia da yok zaten. Ayakta duramayan, duruşma salonuna bastonuyla gelen insanların jandarma barikatını yıktığını söylüyorlar. Bu şaka gibi. Manipüle bir dava olduğu buradan bellidir. Sonucu bizim açımızdan olumlu olabilecek bir dava.”

Duruşma önümüzdeki Haziran ayına ertelendi.