Archive for Temmuz, 2012


Çarşamba, 25 Temmuz 2012 12:00

tamer_dodurka2

Bilime ve Pratiğe Uygun Doğru Yöntem Ne Olmalıdır?

 

1- Devlet elbette vatandaşın güvenliğini tehlikeye atacak uygulamaların önünü kesmek zorundadır. Bu bakımdan tehlikeli olabilecek köpeklerle ilgili bir takım sınırlamaların getirilmesi doğru bir yaklaşım olmakla beraber gerçekten bu tehlikelerin azaltılması uygulanacak bu sınırlamaların bilimsel temellere oturtulmasıyla mümkündür.

2- Yabancı ülkelerin kanunlarını baz almanın ülkemiz açısından faydası şüphelidir. Zira baz alınacak kanunun yeterliliği ve doğruluğu şüpheli olabileceği gibi ülkemiz koşullarına uyma konusunda da sıkıntılar olabilecektir. Nitekim birçok ülke (İngiltere dahil), tehlikeli olabileceği halde kendi, milli köpek ırklarına kısıtlama getirmemiş, başka ülkelerin milli ırklarına ise sınırlama getirerek taraflı davranmıştır. Sadece bu husus bile onların konuya bilimsel ve objektif yaklaşmadığını göstermektedir. Ayrıca alınan sonuçların memnuniyet verici olmayışı bu kısıtlamalar için uygulanan yolun tamamen yanlış olduğuna işaret etmektedir. Bu memnuniyetsiz sonuçları alan ülkelerin başında bizim yasanın aynısını aldığımız İngiltere gelmektedir. Bunu doğrulayan istatistiki bilgilere herkesin kolayca ulaşması mümkündür.

 3-      Yasamızda geçen köpeklerin değişik ülkelerde terapi köpeği, av köpeği, arama-kurtarma köpeği olarak da kullanıldığına dair bir çok örnek bulunduğu göz önüne alınırsa, bir genelleme yaparak, tüm ırkı suçlayacak şekilde bu köpekleri “tehlike arz eden ırklar ya da köpekler” diye adlandırmak kanaatimizce doğru değildir

4- FVE yani Avrupa Veterinerler Federasyonu ırk yasaklama olayına şiddetle karşıdır. Çeşitli ülkelerde, ülkemizden daha önce uygulanan bu yasaklamalar sonuç vermediği gibi, köpekler tarafından insanlara saldırı ve ölüme yol açma olaylarında artış görüldüğü için bu yasaklardan dönülmeye başlanmıştır. Bütün bu gerçekler varken bu yanlış uygulamanın ülkemize hiç bir şey kazandırmayacağı, gereksiz polemiklere ve kaynak israfına yol açacağı aşikardır.

5-     Amaç ısırma sonucu insan ölümlerine engel olmaksa bu, bir ırkı yasaklayarak değil, hangi ırk olursa olsun fiziksel özellikleri nedeniyle (ırk değil) tehlikeli olabilecek köpeklere aşağıda sunacağımız tedbirler getirilerek başarılabilir. Nitekim Avrupa Veteriner Hekimleri Birliği, köpek ırklarının yasaklanması yerine, belli önlemlerin getirilmesini önermektedir.

gercek_pitbull6-     Yine FVE’ye göre bir ırkı tehlikeli olarak sınıflandıracak bilimsel hiçbir kriter ve bilimsel hiçbir istatistik yoktur. Zira dünya üzerinde agresif (saldırgan) olarak doğan herhangi bir köpek ırkı bulunmamaktadır. Dolayısıyla hiçbir köpek ırkı agresif olarak nitelendirilemez. Böyle bir köpek ırkının varlığını gösterecek hiçbir bilimsel kanıt olmadığı gibi, böyle bir kanıtı düşünmek dahi etoloji (davranış bilimi) ve genetik bilimi ilkelerine uygun düşmemektedir.

7-     Ufak bir köpek ırkı olan Pomeranian’ın bile insan ölümüne sebep olduğu kayıtlara geçmiştir. Sahibi tarafından saldırganlaştırılan tehlikeli köpekler elbette vardır. Köpeklerin tamamı bilinçsiz ve kötü niyetli insanların elinde tehlikeli olabilirler.

8-     Ülkemizde yasaklanan ırklar, Pit Bull dahil, dünyada en fazla insan ısıran ırklar listesinde sıralamaya bile girmemişlerdir. En fazla insan ölümüne yol açan köpek ırkları listesinin ilk sıralarında Pit Bull vardır ama bizde yasaklanan diğer ırkların hiç biri bu listede yoktur.

9-     Bir ırka ait köpeğin tehlikeli olabilmesi cüsse, kuvvet, boy gibi fiziksel özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Bizde yasaklanan köpek ırklarının güçlü köpek ırklarından olduğu doğrudur.  Tehlikeli olabilme potansiyeli bu güçlerinden kaynaklanmaktadır. Ancak, ülkemizde yasaklanmamış ama zikredilen bu fiziksel özellikleri nedeniyle bilinçsiz kişilerin ellerinde tehlikeli olabilecek birçok köpek ırkı daha bulunmaktadır (Bu ırkların sayısı elliden fazladır). Bu nedenle halkı korumak adına alınan önlemler ırklara değil, bu tür köpekleri besleyen kişilere yönelik olmalıdır. Bu bilinçsiz kişiler yasaklı ırkları beslemekten vazgeçebilirler ama yasaklı olmayan, ancak bu güçleri nedeniyle tehlikeli olabilecek diğer ırklara yönelirler. Son yıllarda ülkemizde bu tür köpeklerin sayısı hızla artmaktadır. Görüldüğü gibi sadece bazı ırkları yasaklayarak insanların köpek saldırılarına maruz kalmasının önlenemeyeceği açık bir gerçektir.

kopek_bakisi7610- Alman Çoban (Alman Kurt), Rotweiller, Doberman, Sibirya Husky, Chow chow, Labrador retriever ve St.bernard gibi ülkemizde çok sayıda bulunan köpek ırkları, dünyada, ölümle sonuçlanan saldırı vakalarına ait istatistiklerde üst sıralarda bulunmaktadır. Yine ülkemizde Kangal ırkı köpeğimizin ölümle sonuçlanan saldırı vakaları gözlenmiş olmasına karşın Pit Bull haricinde yasamızda yasaklanan ırklara ait bir vaka gözlenmemiştir. Bu durumda ülkemizde neden bu ırkların yasaklandığı, hangi kriterlerin göz önüne alındığı, hangi istatistikliklerden yararlandığı sorusuna gerçekçi bir yanıt bulunamamaktadır. Bu nedenle, söz konusu kanun ve yönetmelikle yasaklanacak köpek ırkı seçiminin İngiltere’deki yasayı taklit dışında herhangi bir bilgiye dayanarak yapılmadığı bir gerçektir.

11- Irk seçilecekse ülkemizdeki istatistiklerin (bu istatistiklerin de bilimsel olması kaydıyla) baz alınması bilimsel bir yaklaşım olacaktır.

12- Ancak ülkemizde hangi köpek ırklarının saldırgan ve tehlikeli olduklarına ve bu ırkların ülkemizdeki sayılarının ne olduğuna dair herhangi bir bilimsel çalışma ya da güvenilir bir istatistikî bilgi bulunmamaktadır. Aslında hiçbir ırk adının belirtilmemesi bilimsel açıdan daha doğrudur.

13- Mevzuatta geçen “gibi” kavramı da ucu açık bir kavram olarak ayağı yere basmamıştır.

14- Bazı köpek ırklarının dövüşlerde kullanılması bu dövüşleri yaptıranlara çok büyük bir rant sağlamaktadır. Bu kişiler bu rantı asla bırakmayacakları için, bir takım köpek ırkları yasaklandığında başka köpek ırklarına yönelmektedirler. Nitekim Pit Bulların yasaklanması bu kişileri caydırmakta yeterli olmamasına rağmen Kangal ırkı köpeklerimizin dövüşlerde kullanım oranı artmıştır. Dolayısıyla bu ırkımızın geleceği ve dünyadaki olumlu imajı tehlikeye atılmaktadır.

bebekkopekler_ve_kedicik1215- Yukarıdaki maddelerden anlaşılacağı gibi ırk yasaklamak değil, güçleri nedeniyle tehlikeli olabilecek köpek sahiplerinin denetimde olması, bu kişilerin aşağıda sözünü ettiğimiz bazı kurallara uyma zorunluluğunda olması tek çözümdür. Trafik kazaları nedeniyle arabaların yasaklanması değil, sahiplerinin kurallara uymasının sağlanması esastır.

16- Basın neredeyse her köpek ısırmasını, daha sansasyonel olduğu için “Pit Bull vahşeti” olarak yansıtmış (hatta çoğu kez aynı köpeğin fotoğrafını farklı olaylarda kullanmıştır) ve bu ırkı meşhur ederek kötü niyetli kişiler için cazip hale getirmiştir. Böylece, yasaklama sayesinde bu köpeklerin sayısı azalacağı yerde merdiven altı olarak üretim artmıştır. Bilinçli insanların elinde bu köpeklerin sayısı azalırken kötü niyetli insanların, özellikle kenar mahalle gençlerinin elindeki bu tür köpeklerin sayısı arttığı için tehlikenin de boyutu artmıştır.

17- İnsanlar tarafından en fazla haksızlığa uğratılmış köpek ırkı Pit Bull’dur. Çenesi bir ton basarmış, laboratuarda üretilmiş, insanlara karşı saldırganlığı genetiğinde varmış, ısırdığında çenesi kilitleniyormuş gibi efsanelerle bu hayvan hakkında bilgi kirliliğinin yayılması sağlanmıştır. Oysa bu ırkı üreten ve standartlarını belirleyen yetkili kurum olan AKC (American Kennel Club) bu ırkın vasıflarını belirtirken insanlara dostluğu nedeniyle iyi bir bekçi köpeği olamayacağını vurgulamıştır.

18- Yukarıda zikredilen efsaneler maalesef Pit Bull’un ününü iyice yaydı ve insanların Pit Bull’lardan korkmasını sağladı. Bu durum bazılarının da işine geldi. Etrafa korku saçmak isteyen, hatta silah gibi kullanmayı amaçlayan, kendi ezilmişliklerini bu şekilde bertaraf etmeye çalışan insanlar Pit Bull’ları alıp kendileri gibi eğittiler, dövüşlerde kullandılar ve ortalıkta kötü eğitilmiş, saldırganlaştırılmış Pit Bull’ların sayısı arttı.

19- Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten bugüne 8 yıl geçmiş, ülkemizdeki Pit Bull popülasyonu özellikle kenar mahallelerde katlanarak arttı. Yukarıda söz ettiğimiz gibi, aynı durumu bu yasağı taklit ettiğimiz İngiltere de yaşadı ve şimdi İngiltere ve birçok ülke bu yasağı terk etme hazırlığındalar. Hollanda öncü oldu ve terk etti.

20- Diğer yandan Hayvanları Koruma Kanunuyla bir hayvan ırkının yasaklanarak yok edilmesinin bu kanunun mantığına ters düştüğü apaçık ortadadır.

21- Yine aynı kanunun bir maddesinde hiçbir hayvanın neslini tehlikeye atacak müdahalede bulunulamaz derken, başka bir maddesinde bazı köpek ırkları yasaklanarak neslinin yok edilmesine yönelik uygulamalardan söz edilmektedir. Bu durum, kanun içinde bazı maddelerin birbirleriyle çeliştiğini göstermektedir.

22- Bütün bu gerçeklere rağmen daha önce yayınlanan bir genelgeye istinaden bu ırkların toplanmasıyla ilgili bir genelge yayınlanmıştır. Bu tür bir genelgenin sonuçları önceden belirlidir. Bilinçli insanların yetiştirdiği masum ve iyi huylu köpekler gereksiz yere alınarak zaten tamamen dolu olan barınaklara konulmak istenmektedir. Ülkemizdeki belediyelerin %90’ında bakımevi yoktur. Mevcut olanlar da tamamen doludur. Bu köpeklerin bakımevlerinde toplanması kararı ayağı yere basmayan bir karar olmaktan öteye gidemeyecektir.

hayvan_sevgisi00123- İlle de toparlanması gerekiyorsa ve bunlar için yeterli sayıda özel bakımevleri oluşturulması düşünülüyorsa, toplanmadan önce köpeklerin mizaç testlerinden geçirilmeleri ve gerçekten tehlikeli olanların toplanması daha gerçekçi bir karar olacaktır. Çünkü ülkemizde bu tür hayvan sayısının net olmamakla beraber onbinlerce olduğu çok rahat ifade edilebilir. Hiç olmazsa gerçekten tehlikeli olanların sayısı daha az olacaktır.

24- Masum ve sahibi için evlat gibi sevilen (bunu sadece yaşayanlar anlayabilir) bir hayvanı sahibinin elinden koparmak sadece hayvan hakkı değil, aynı zamanda bir insan hakkı ihlalidir.

Köpeklerden kaynaklanan saldırı ve ölüm olaylarını azaltmak için neler yapılmalıdır?

1-     Merdiven altı üretimin engellenmesi, fiziksel yapısı nedeniyle tehlike arz edebilecek köpeklerin sadece kurallara uyan bilinçli vatandaşlar tarafından beslenmesinin sağlanması için öncelikle Kanundaki 14. madde (L) bendi ve geçici madde 1′in kaldırılması.

2-     Fiziksel yapı nedeniyle tehlike oluşturabilecek köpek ırkları listesinin oluşturulması. Bu listenin hiçbir şekilde gezdirmeye çıkarılamayan 1. Kategori ve ancak mizaç testini geçenlerin belli kurallar dahilinde
gezdirilmeye çıkarılabildiği 2. Kategori listesi halinde düzenlenmesi.

3-     Dünyada en fazla köpeğin yaşadığı ABD’de her yıl 1-4 milyon arasında ısırılma vakası olmaktadır. Bunların bazıları ölümle sonuçlanmaktadır. ABD’nin birçok eyaletinde ırk yasaklamaları uygulanmış ama bu yasaklar ölüm olaylarının sayısını azaltamamıştır. Bunun üzerine halkı bilinçlendirmenin ve hayvan sahiplerine bazı kurallar getirmenin daha gerçekçi bir yol olduğu kabul edilmiştir. Örneğin halkın bilinçlendirildiği “köpek ısırıklarından korunma haftaları” bunun en güzel örneklerinden biridir. Isırma hadiseleri tek taraflı düşünülmemeli, köpekleri tahrik eden insan faktörü unutulmamalıdır. Bu konu üzerinde sürekli eğitim çalışmaları yapılmalıdır.

4- Kanun revize edilirken dünyadaki değişimlere de uygun olarak, ırk yasaklanması yolundan vazgeçilmeli, ancak böyle hayvanlara bakacak hayvan sahiplerinin sorumluluğu artırılmalıdır. Agresyon normal bir davranıştır, her köpek ırkı tehlikeli olabilir. Bu nedenle FVE, önlemlerin ırka göre değil köpeğe ve sahibine göre alınmasını kuvvetle savunur. FVE’ce yapılması gerekenlerin ana başlıkları şunlardır:

  1. a. Tehlike arz edebilecek fiziksel yapıya sahip köpek sahiplerinin ve tehlikeli köpeklerinin eğitimi (Şimdilik Pit Bull sahipleri için istenebilir) ve bu köpeklerin özel bir belgeye (ruhsat) sahip olması
  1. b. Tehlike arz edebilecek fiziksel yapıya sahip köpeklerin sahiplerine sertifika zorunluluğunun getirilmesi.
  1. c. Kayıt ve kimliklendirme
  1. d. Üretici derneklerin üretim kontrolü ve takip açısından yetkilendirilmesi
  1. Karakter testleri: Medeni bir ülkeye yakışan, böylesine sevecen bir köpeği yasaklamak değil, bazı ülkelerin yaptığı gibi onun iyi bir birey olabileceğini kanıtlayacak mizaç testlerini yaparak sosyal ve agresyonsuz olanlara izin vermektir. Bu testler Veteriner Fakültesi’nde ya da yetkilendirilecek ırk derneklerinde uygulanabilir.

5- Söz konusu bu sertifika için köpek sahibinin belirli bir yaş ve eğitimde olması,  akli bir kusuru olmaması ve adli sicilinin temiz olması durumunda kursa ve sınava tabi tutulması,

kopekler26- Bu tür hayvanlar için özel vasıfları olan tasmaların takılması, belirli koşullara sahip bakım yeri (ikaz levhası, duvarların yüksek ve aralıksız olması) ve dolaştıran kişinin sertifikalı olması, köpek dolaştırılırken kolluk kuvvetlerinin bu belgeyi kontrol etmede görev alması, köpeğe ağızlık takılması, zincirin 1.80 metreyi geçmemesi, ısırma olaylarına karşı mali mesuliyet sigortası zorunluluğu vb.

7- Bu listedeki köpeklerden birini sahiplenebilmek yukarıdaki koşulların sağlanması, üretime ancak kontrollü olarak izin verilmesi ve bunun takibi için ırk derneğine yetki verilmesi, ruhsatlı çiftliklerde üretimde sadece ruhsatlı damızlıkların kullanılması, sadece sertifikalı kişilere satış yapılması, satış sonrası belirli bir sürede kısırlaştırma ve kayıt zorunluluğu (hem satıcının hem de alıcının sorumluluğu) olmalıdır.

8-      12 aylıkken mizaç testini geçmesi ve yılda bir kez bu testin tamamlanması.

9- Tehlike arz eden, böyle bir hadiseye neden olan her köpek için (ırk ve cüsseye bakılmaksızın) yukarıdaki maddelerin geçerli olması.

10- Bu uygulamalar veteriner hekimlik uygulaması olduğu için bu kanunun uygulayıcısı olan Orman ve Su İşleri Bakanlığının veteriner hekim kadrolarının tamamlanması.

Prof.Dr.Tamer DODURKA

KAYNAK: HAYTAP. ORG

KAYNAK LİNKİ: http://www.haytap.org/index.php/201207254035/konuk-yazarlar/hayvan-koruma-kanununda-bir-kopek-irkini-yasaklamak-bilim-disi-bir-uygulamadir

 24.Temmuz.2012 /  Medya Keşan

Keşan Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından, şimdilik şehrin 3 odak noktasına, sokak hayvanları için otomatik suluklar yerleştirildi.

Hava sıcaklıklarının normallerin üzerinde seyretmesi nedeniyle zaman zaman susuzluk çeken sokak hayvanları, bundan böyle şehir şebekesine bağlı olarak kurulan suluklardan 24 saat boyunca su içebilecek.

Otomatik çalışan sistemle sokak hayvanları suyu içtikten sonra hazne yeniden suyla dolacak.

Kap içerisindeki su, hayvanlar tarafından içildikçe ya da güneşin etkisiyle buharlaştıkça, otomatik mekanizma sayesinde eksilen su tamamlanıyor ve hazne hep suyla dolu kalıyor.

Bu sayede yazın sıcağında susuz kalan hayvanlar su ihtiyaçlarını her daim karşılayabiliyor.

Dün Şehitlik Parkı, Atatürk Parkı ve Mehmet Gemici Cennet Bahçesi’ndeki 3 odak noktaya konulan otomatik sulukların ilerleyen günlerde 14’e çıkarılacağı ve ayrıca Erikli ile Yayla’ya da bu otomatik sistemlerden kurulacağı bildirildi.

Haberin Linki:http://www.medyakesan.com.tr/haber_goster.asp?HaberID=11440&fb_source=message

HAYTAP Trakya ve Anadolu İmdat Turunda şu ana kadar ziyaret edebildiğimiz bakımevlerinin görüntüleri bize yabancı değil…

Fakat bu terkedilmişlik acısının ete kemiğe büründüğü yerleri ilk kez gören gönüllülerin, hayvan dostlarının uğradığı düşünsel travmayı sanırım kendileri bile anlatamaz, yazamaz.

Neredeyse tamamı “evcil hayvan satışının derhal yasaklanması gereken petshoplardan ” birer oyuncak gibi alınıp sokağa atılmış köpeklerden ve yavrularından oluşan barınak köpeklerinin “beni buradan alın” diye boynunuza sarılması, sevginiz için birbirleriyle kavga etmesi dayanılır bir şey değil…

SATIN ALMAYIN! LANET OLASI PETSHOPLARDAN HAYVAN ALMAYIN. ALANI ENGELLEYİN. BURALARIN BİR AN ÖNCE KAPATILMASI İÇİN DEVLET ÜZERİNDEKİ YENİ YASA BASKISINI ARTTIRIN. KAÇAKÇILIK VE YASADIŞI ÜRETİMİ DURDURMADAN HAYVAN HAKLARI SAVUNUCULARININ VERDİĞİ OLAĞANÜSTÜ MÜCADELENİN BAŞARI ŞANSI NEREDEYSE YOK GİBİ…

Sokaklara atılan, barınaklarda göz yaşartan koşullarda yaşamaya çalışan minik canların içler acısı durumunu olanak olsa da ilk önce “bunların satışını yapan ve tüm canlıların duyguları olduğunun farkında bile olmadan satın alıp sokağa atanlara” bir gösterebilsek…

Hatta o bakımevlerinde; yeşillenmiş suya, kuru ekmeğe hasret, boklu beton zeminin üstünde bir gece geçirmelerini sağlayabilsek…

Mahallede, sokakta hayvanlar için bir kuytu yeri, bir kap suyu, yemeği esirgeyip barınaklara göndermeye çalışan “hep şikayetçi zalimleri” de bir geceliğine barınaklarda “misafir” edebilsek…

Kim bilir belki o zaman bir hayvan dostunun kucağına atlayıp yüzünü sevgi ile yalayan barınak köpeciğinin ne demek istediğini anlayabilirler.

Terkedilmenin her canlıya kendi yaşamına son vermeye kadar götüren aynı acıyı yaşattığını kavrayabilirler.

Barınaklarda yemeden, içmeden yalnızca sizin onu alıp götürmenizi bekleyen minicik canlar var.

http://www.timurca.com. dan alıntıdır

Yazı Linki:http://www.timurca.com/2012/07/21/pet-alinip-pat-atilan-yavrular-barinaklarda-sizi-bekliyor-timur-ugan/

KARABURUN’DA ACİL YUVA GEREKLİ İRTİBAT TELF : 0532 651 73 23

KARABURUN’DA ACİL YUVA GEREKLİ İRTİBAT TELF : 0532 651 73 23

KARABURUN’DA ACİL YUVA GEREKLİ İRTİBAT TELF : 0532 651 73 23

KARABURUN’DA ACİL YUVA GEREKLİ İRTİBAT TELF : 0532 651 73 23

KARABURUN’DA ACİL YUVA GEREKLİ İRTİBAT TELF : 0532 651 73 23

KARABURUN’DA ACİL YUVA GEREKLİ İRTİBAT TELF : 0532 651 73 23

KARABURUN’DA ACİL YUVA GEREKLİ İRTİBAT TELF : 0532 651 73 23

ACİL YUVA GEREKLİ İRTİBAT TELF : 0532 651 73 23

Isparta mezbahasının bahçesinde bir hücrede hapis… Onu sahiplenerek hayatını kurtarabilirsiniz .
sahiplenmek için : 0543 361 03 17

BURDUR BELEDİYE BAKIMEVİ

Bu albümde gördüğünüz köpekleri sahiplenmek için Burdur belediyesi veterinerlik hizmetleri müdürlüğü ile görüşebilirisiniz.

AFYON  BELEDİYE BAKIMEVİ

Köpek sahiplenmek isteyenler doğrudan belediye veterinerlik hizmetleri birimine başvurabilirler

UŞAK BELEDİYE BAKIMEVİ

Uşak bakımevindeki bu canlara yuvalarını açmak isteyen değerli insanlar 0532 544 41 31 numaralı telefondan buradaki gönüllü arkadaşımıza ya da doğrudan belediyenin veterinerlik birimine başvurabilir.

UMUTLA BEKLEMEK   AFYON

SEVGİYE HASRETLER  AFYON

BİR YUDUM SEVGİ   AFYON

SICAK BİR KUCAK. AFYON

YALNIZLIK

SALİHLİ BELEDİYE BAKIMEVİ

Köpek sahiplenmek isteyenler doğrudan belediye veterinerlik hizmetleri birimine ya da 0535 438 15 36 nolu telefondan gönüllü arkadaşımıza başvurabilirler.

TERKEDİLMEK….
AKHİSAR BAKIMEVİNDE YUVA ARIYOR.
BOYNUNDA ZİLLİ TASMASI…. ONU TERKEDEN SAHİBİNDEN KALAN SON HATIRASI.
Fotoğraf: ASLA GELMEYECEĞİNİ ANLAMAK.....
ASLA GELMEYECEĞİNİ ANLAMAK.
PET DİYE ALIP PAT DİYE ATMAK.. TERK EDEN ARDINA BİLE BAKMADAN GİDEN İNSANOĞLUNA İNAT HALA UMUTLA BEKLİYOR EVİNE GERİ DÖNECEĞİ GÜNÜ..
Fotoğraf
UMUT.
Fotoğraf

BELKİ GELİR.

AKHİSAR BELEDİYE BAKIMEVİ

Köpek sahiplenmek isteyenler doğrudan belediye veterinerlik hizmetleri birimine ya da 0534 727 76 05 nolu telefondan gönüllü arkadaşımıza başvurabilirler.

BİR UMUT İLE BEKLEMEK…

Fotoğraf: BERGAMA BAKIMEVİNDEN KURTARILMAYI BEKLİYORLAR.. PETSHOPLARDAN ALIP KANLI TİCARETE ORTAK OLMAK YERİNE BAKIMEVLERİNDEN SAHİPLENİN BİR CAN KURTARIN. BU FOTODAKİ KÖPEKLERİ SAHİPLENMEKİÇİN BERGAMA BELEDİYESİNİ ARAYIN. SONUÇ ALAMAZSANIZ BENİ ARAYIN 0507 510 23 30

BERGAMA BAKIMEVİNDEN KURTARILMAYI BEKLİYORLAR.. PETSHOPLARDAN ALIP KANLI TİCARETE ORTAK OLMAK YERİNE BAKIMEVLERİNDEN SAHİPLENİN BİR CAN KURTARIN. BU FOTODAKİ KÖPEKLERİ SAHİPLENMEKİÇİN BERGAMA BELEDİYESİNİ ARAYIN. SONUÇ ALAMAZSANIZ BENİ ARAYIN 0507 510 23 30

BERGAMA BELEDİYE BAKIMEVİ

Köpek sahiplenmek isteyenler doğrudan belediye veterinerlik hizmetleri birimine başvurabilirler.

CUNDA VE AKÇAY BELEDİYE BAKIMEVİ

Köpek sahiplenmek isteyenler doğrudan belediye veterinerlik hizmetleri birimine başvurabilirler.

AYVALIK BELEDİYESİ BAKIMEVİ

Köpek sahiplenmek isteyenler doğrudan belediye veterinerlik hizmetleri

birimine başvurabilirler.

GELİBOLU BELEDİYE BAKIMEVİ

Köpek sahiplenmek isteyenler doğrudan belediye veterinerlik hizmetleri

birimine başvurabilirler.

KEŞAN’DA YUVA BEKLİYORLAR

KEŞAN BELEDİYE BAKIMEVİ

Köpek sahiplenmek isteyenler doğrudan belediye veterinerlik hizmetleri

birimine başvurabilirler.

UZUNKÖPRÜ BELEDİYE BAKIMEVİ

Uzunköprü bakımevinden sahiplenme yapmak için Uzunköprü belediyesi veteriner hizmetleri müdürlüğü ile ya da Haytap gönüllüsü Halil bey ile 0554 546 81 66 nolu telden  temasa geçebilirsiniz.

İpsala Bakımevinden sahiplenme yapmak için İpsala belediyesi veterineri Burhan Marangoz ya da Haytap temsilcisi Tülay Kahveci ile  0541852 22 91 nolu telden  temasa geçebilirsiniz.

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

SENİ BEKLİYORUM.

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

BEN ÇOK SEVİMLİYİM

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

ÇOK TATLIYIM,  AL BENİ

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

SENİ BEKLİYORUM

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

AKSARAY BAKIMEVİNDE .. SAHİPLENMEK İÇİN : 0539 522 55 11

Haytap"tan Sokak Hayvanları İçin İmdat Turu
22 Temmuz 2012 Pazar 16:20 / haberfx

Haytap”tan Sokak Hayvanları İçin İmdat Turu

Türkiye”de doğanın, çevrenin ve hayvanların haklarının korunması için bu konuda aynı görüş birliğinde olan derneklerin bir araya getirmiş olduğu ilk federasyon olarak bilinen Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) geçen yıl ilkini düzenledikleri Anadolu Turu”nu, bu yıl Balıkesir”in Ayvalık ilçesinden başlattı.
Türkiye’de doğanın, çevrenin ve hayvanların haklarının korunması için bu konuda aynı görüş birliğinde olan derneklerin bir araya getirmiş olduğu ilk federasyon olarak bilinen Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) geçen yıl ilkini düzenledikleri Anadolu Turu’nu, bu yıl Balıkesir’in Ayvalık ilçesinden başlattı.Sokak hayvanlarının barınması ve korunması amacıyla ülke genelinde çeşitli iller ve bu illere bağlı ilçelerle beldelerde temaslarda bulunarak, özellikle belediyelerin hayvan hakları konusunda yaptıkları çalışmaları inceleyen HAYTAP yöneticileri, geçtiğimiz aylarda Ayvalık’a bağlı Cunda Adasında köpeklerin koyun ve keçileri parçaladığına ilişkin iddiaların ardından söz konusu koyun ve keçilerin sahipleri tarafından yapıldığı iddia edilen başıboş köpeklerin zehirlenmesi nedeniyle bu yıl imdat turuna Ayvalık’tan başladı. HAYTAP Başkan Yardımcısı Nesrin Çıtırık’ın öncülüğünde; Anadolu İmdat Turlarının koordinatörü ve HAYTAP temsilcisi Ege Sakin, Timur Ugan, Sertaç Kişin, Nuray Çamcı, Özlem Besler, Suzan Demirhan tarafından gerçekleştirilen imdat turunun ilk ayağında; Ayvalık Belediyesi’ne ait Köpek Bakımevi ziyaret edildi. Ziyarette; HAYTAP heyetine, Ayvalık Tarım İlçe Müdürlüğü Veteriner Hekimi Oktay Yılmaz eşlik etti.

Ayvalık Belediyesi Köpek Bakımevi Veteriner Hekimi Serkan Vural’dan bilgiler alan HAYTAP heyeti, daha sonra bakımevinde bir dizi incelemelerde bulundu. Yaz aylarında tatilcilerin beraberinde getirdikleri hayvanları tatil sonrasında ilçeye bırakıp gitmesi ve çevre ilçe ve beldelerdeki başı boş sokak hayvanların gece saatlerinde kamyonlarla ilçe sınırına terk edilip gidilmesi gibi sorunların dile getirildiği ziyarette, HAYTAP heyeti, Bakımevinin genç veteriner hekimi Serkan Vural’ı özverili çalışmalarından dolayı kutladığı gözlendi. Ayvalık’ta sokak hayvanlarına yönelik duyarlı ve bilinçli çalışmalarıyla bilinen İlçe Tarım Müdürlüğü bünyesinde görev yapan veteriner hekim Oktay Yılmaz ise, HAYTAP heyetiyle tespit ettikleri bölgedeki başıboş hayvanlar ve çözüm önerileri ile ilgili hazırladıkları denetim komisyon kararları ile ilgili bilgiler verdi.

Köpek bakımevindeki incelemelerin ardından heyet, Ayvalık Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen’i ziyaret etti. Ayvalık Belediyesi’ne ait eski Kırlangıç Tesislerinde gerçekleşen ziyarette, ilçedeki sokak hayvanları sorunu masaya yatırıldı. Ayvalık’ta özellikle yazlıkçıların tatil sonrasında beraberinde getirdikleri hayvanları, tatil dönüşünde başıboş bırakması ve bölgede tek sahipsiz sokak köpekler için bakımevinin Ayvalık Belediyesi bünyesinde olması nedeniyle, çevre ilçe ve beldelerin kendi sınırları içindeki kedi ve köpekleri toplayarak, kamyonlarla gece saatlerinde Ayvalık sınırları içine bırakıldığından yakınan Türközen, HAYTAP heyetine üzerine düşecek her türlü desteği vermeye hazır olduğunu belirtti.

Ayvalık’ta yazlıkçıların beraberinde getirdikleri hayvanlarını terk etmemelerinin önüne geçebilmek ve toplumda bilinç oluşturmak adına toplumsal bilinci oluşturmak için ilçedeki billboardlarda, belediye otobüslerinde ve panolarda afiş çalışmaları yapılması, belediyenin anons sistemi ile HAYTAP’ın Bir kap Su anonslarının özellikle pazar kurulduğu günlerde yoğun bir şekilde duyurulması fikri benimsendi. Ayvalık’ta sokak hayvanları için besleme ve su odakları kurulması, ilk öğretim okullarında çocuklara hayvan sevgisi konulu eğitim çalışmaları yapılması, Cunda adasında ki sahipsiz kedilerin kısırlaştırma ve aşılamalarının yapılması konularında görüş birliğine varılan toplantıdan HAYTAP üyelerinin son derece memnun ayrıldıkları gözlendi.

HAYVANSEVERLERLE TOPLANTI YAPTILAR

Ayvalık Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen’e sokak hayvanları konusunda yapmış olduğu çalışmalar nedeniyle teşekkür eden HAYTAP heyeti, daha sonra Belediye Köpek Bakımevi Veteriner Hekimi Serkan Vural öncülüğünde organize edilen toplantıda ilçedeki hayvanseverlerle bir araya gelerek sorunları tartışarak, çözüm önerilerinde bulundu.

Utanç raporu! Her dört çocuktan biri...
22 Temmuz 2012 Pazar / Muhalif GazeteHer 4 çocuktan biri cinsel istismara uğruyor

Çocuklara dokunmayın!

Her 4 çocuktan 1’i cinsel istismara uğruyor. Amerikan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Akademisi’nin raporuna göre, dünyada bir yıl içinde çocuklara yönelik cinsel istismar olgu sayısı 800 binin üstünde. Bu sayının gerçekte daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Sadece İstanbul’da bir yılda cinsel istismara uğrayan çocuk sayısı 1200.

Çocuklara yönelik cinsel istismar olayları, tüm dünyada giderek görünür hale geliyor. Kız çocuklarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla cinsel istismar görülüyor. Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı ile Doğuş Üniversitesi ortaklığında, Adalet Bakanlığı işbirliği ve İstanbul Hollanda Başkonsolosluğu’nun finansal desteğiyle sistemdeki uzmanlara, cinsel istismar mağduru olmuş çocuklarla görüşme teknikleri üzerine eğitim verildi.

Doğuş Üniversitesi’nde bu konuda yapılan toplantıda, proje koordinatörü klinik psikolog Birgül Haznedaroğlu’nun verdiği bilgilere göre, tanıdık birisi ya da bir yabancı tarafından aile dışı istismar, çocuk ve erişkin arası cinsel temas vakalarının yüzde 30-50’sini oluşturuyor. Kızlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla cinsel istismar görülüyor. İstismarcılar genellikle erkek, yüzde 5-15 oranında suçlu ise kadın. Kadınların istismarı genellikle erkek çocuğa yönelik oluyor.

Aile içi istismar açığa çıkmıyor

Ülkemizde, cinsel istismara uğrayan çocuklarla ilgili kesin rakamlar bilinmiyor. Trakya Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmaya göre, aile içi cinsel istismar oranı yüzde 1.4 olarak bulunmuş. 839 lise öğrencisinde istismar ve ihmalin araştırıldığı bir çalışmada ise cinsel istismar oranı yüzde 10.7 olarak belirlenmiş. Çocukluk çağı cinsel istismarına ait gerçek rakamların saptanmasını etkileyen nedenler; çocuğun yaşadığı olayı söyleyememesi, söylediğinde şüpheyle karşılanması ya da kendisine inanılmaması, ailenin fark edip kabul etmesine karşın olayı bildirmemesi şeklinde sıralanabilir. Bazı çocuklar cinsel yönden istismara uğradıklarını fark edemedikleri için söylemezken, bazıları korktuğu ve korkutulduğu için bu olayı söyleyemiyor. Cinsel istismarı ailesine bildiren mağdurların bir bölümünün yakınları da zarar görme korkusuyla sessiz kalmayı tercih ediyor.

Haberin Linki:http://www.muhalifgazete.com/43421-Utanc-raporu-Her-dort-cocuktan-biri.htm

8 Mart’ta işten çıkarılan Roseteks işçileri, tazminatlarını alabilmek için şirket sahiplerinin işlettiği Levent’teki Köşebaşı Restaurant’ın önünde direnişe başladı.

İstanbul – BİA Haber Merkezi
22 Temmuz 2012, Pazar

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde işten çıkarılan çoğu kadın 382 Roseteks işçisi ödenmeyen tazminatlarını ve maaşlarını alabilmek için Roseteks Giyim A.Ş sahibi Nedim Aşkın ve Bülent Temuroğlu’nun işlettiği Köşebaşı Restaurant’ın önünde dün direniş eylemlerine başladı.  Yaklaşık beş aydır haklarını alamayan işçiler, Levent’teki lüks restoranın önünde  saat 16.30′da yaptıkları basın açıklamasının ardından oturma eylemine geçti.

Ödenmeyen maaşlarını ve tazminatlarını alana kadar direnişlerini sürdüreceklerini belirten işçiler, Ramazan ayı süresince restoran önünde iftar yapacaklarını ve oturma eylemlerine devam edeceklerini açıkladı.

İşçiler adına konuşan Meral Özyürek, 8 Mart 2012 tarihinden beri hiçbir haklarının ödenmediğinin altını çizerek Türkiye’de işçilerin her geçen gün biraz daha açlığa, işsizliğe, sömürüye mahkum edildiğini belirtti.

“Haklarımızı alana kadar direneceğiz”

“Bizleri haksız yere, tazminatlarımız ödemeden işten çıkaranlar, bizleri açlığa mahkum edenler işte bu lüks lokantanın sahipleri Nedim Aşkın ve Bülent Temuroğlu’dur. Köşebaşı isimli lüks lokantanın sahipleri bizim tazminatlarımızı ödemedikleri için lüks lokantalar açıp fabrikalar kurabiliyorlar. Bizler yaşam mücadelesi verirken onlar bizim alınterimiz üzerinden lüks içinde yaşıyorlar.”

Çıkarılan yeni yasalarla birlikte patronların işçilerin haklarını daha fazla gasp edebilmesine zemin hazırlandığını da ifade eden Özyürek, AKP hükümetinin iktidara geldiği günden beri işçi ve emekçilerin haklarını elinden aldığını dile getirdi.

“AKP hükümeti grev yasağından sonra şimdi de kıdem tazminatı hakkımızı yok etme hazırlığı içinde. Ama tekrarlıyoruz; ne yasalarınız ne hukukunuz bu sömürü düzenini gizleyebilir. Siz o yasalarınızla ancak gaspa, hırsızlığa, sömürüye dayalı ahlakınızı meşrulaştırabilirsiniz. “

“Bizleri işsizliğe, açlığa mahkum edenler lüks lokantalarda iftar açarak sömürüye, gaspa dayalı ahlakını daha net gösteriyor. Bizler ise tazminatlarımızı, haklarımızı alıncaya kadar direneceğiz, direneceğiz.” (SA/HK)

Haberin Linki:http://bianet.org/bianet/emek/139854-bizi-acliga-mahkum-edenler-luks-lokantada-iftar-aciyor

HAYTAP Trakya ve Anadolu İmdat Turu Ayvalık’ta

Haber Yayın Tarihi : 21.07.2012 13:34
Bültenler [3802173]
22.07.2012
HAYTAP Trakya ve Anadolu İmdat Turu Ayvalık'ta, Hasan Bülent Türközen

Sondakika.com

HAYTAP üyeleri Ayvalık’dan memnun ayrıldı.

HAYTAP’dan Başkan Türközen’e Nezaket Ziyareti

HAYTAP’dab Hayvansever Başkana Ziyaret

Hayvan Hayları Federasyonu (HAYTAP) tarafından, hayvan hakları ihlallerine karşı toplumu ve kurumları duyarlı hale getirmek, 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanununun uygulanması amacıyla başlatılan TRAKYA – ANADOLU IMDAT TURU Silivri, Yeniçiftlik, Marmara Ereğli, Tekirdağ, Uzunköprü, İpsala, Keşan ve Gelibolu ziyaretlerinin ardından durakları Muğla’nın Ayvalık İlçesi oldu.

HAYTAP üyeleri TRAKYA – ANADOLU IMDAT TURU kapsamında Manisa, Uşak, Burdur, Afyon, Isparta, Konya, Aksaray, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale, Yozgat, Amasya, Tokat, Sivas, Kayseri ve Niğde illerinde çalışmalarını sürdürerek turlarını tamamlayacaklar.

Ayvalık Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen’e de nezaket ziyaretinde bulunan HAYTAP üyeleri, bölge insanının hayvansever olmasından dolayı memnun olduklarını bildirdi.

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) temsilcileri Valilikler, Belediyeler, Orman Su İşleri Müdürlükleri, Müftülükler ve diğer ilgili resmi kurumlarla görüşmeler yaparken, toplumda ki duyarlı insanlara da ulaşmaya çalışacaklar. Ayrıca bu imdat turunun ana sloganı da, kavurucu yaz sıcaklarında sokak ve yaban hayvanlarının susuzluk çekmemesi için ‘Su Her Canlı İçin Yaşamdır’ olacak.

HAYTAP Başkan Yardımcısı Nesrin Çıtırık, Başkan Türközen ile yaptığı görüşmede başlattıkları çalışma hakkında şu bilgileri verdi: “Geçen yıl TRAKYA İMDAT TURU sonucunda sadece bir ziyaret ile belediyeleri harekete geçirmenin mümkün olmadığını bildiğimiz için, sonrasında düzenli takip yapmaya çalıştık. Elbette her şey bir anda düzelmedi ama, Trakya’da önemli mesafeler alınmaya başlandı. Bu yıl da ANADOLU IMDAT TURU na karar verdik. Özellikle Orta Anadolu da büyük hayvan hakları ihlalleri olduğunu hepimiz biliyoruz. Buna karşı bir farkındalık yaratmaya çalışacağız” dedi.

Çöl sıcaklarının hala devam ettiğini de belirten HAYTAP Yönetim Kurulu Üyesi Nesrin Çıtırık, hayvanlarında insanlar gibi sıcaktan etkilendiğinin unutulmaması gerektiğini söyledi. Herkesi evinin önüne, damına veya balkonuna bir kap içinde su koymaya çağıran Nesrin Çıtırık, “Biz insanlar sıcak havada nasıl bunalıyorsak, hayvanlarda aynı şekilde güneşten çok etkileniyor. Evinizin önüne koyacağınız bir kap suyla bir çok hayvanın hayatını kurtarabilirsiniz. Herkesi birkaç hayvanın canını kurtarmaya çağırıyoruz” dedi.

Ayvalık Belediye Başkanı, Hasan Bülent Türközen, HAYTAP üyelerinin ziyaretinden dolayı memnun kaldığını kaydederek, kendisin de bir hayvansever olduğunu, evinde ise kedi-köpek beslediğini bildirdi.

Başkan Türközen, ayrıca ilçede bulunan barınağın iyileştirilmesi ve barınak da bulunan hayvanların daha rahat yaşayabilmeleri için belediye olarak gerekli çalışmalarını kısa sürede yapacaklarını söyledi.

Aşırı sıcakların yaşandığı bu günlerde insanların olduğu kadar hayvanlarında etkilendiğini hatırlatan başkan Türközen, toplumsal duyarlılığın arttırılması amacıyla HAYTAP ile ortak çalışma yürütmek istedikleri ve önümüzdeki günlerde ilçenin muhtelif noktalarına gerek sokak hayvanlarının ve gerekse ilçeye tatil amaçlı gelen misafirlerin beraberlerinde getirdikleri kedi ve köpeklerin faydalanması için beslenme ve su odakları yerleştirecekleri, bunun yanı sıra sesli ve görüntülü metaryaller ile de vatandaşların evlerinin önlerine bir kap su koymalarını isteyeceklerini söyledi.

http://www.haberler.com/haytap-anadolu-imdat-turu-ekibi-il-muftulugunu-3837413-haberi/
http://www.haberler.com/haytap-uyelerinden-il-muftulugu-ne-ziyaret-3837486-haberi/
http://www.haberler.com/haytap-anadolu-imdat-turu-nevsehir-de-3824619-haberi/
http://www.fibhaber.com/yasam/anadolu-imdat-turu-haytap-nevsehirde-h168.html
http://www.haberciniz.biz/haytap-anadolu-imdat-turu-nevsehirde-1565464h.htm
http://www.haberler.com/nevsehir/gundemi/haytap-anadolu-imdat-turu-nevsehir-de.htm
http://www.sondakika.com/haber/haber-haytap-anadolu-imdat-turu-nevsehir-de-3824619/
http://yurthaber.mynet.com/detay/nevsehir/haytap-anadolu-imdat-turu-nevsehirde/350510

http://www.haberler.com/egirdir-ilcesindeki-hayvan-barinaklari-3825645-haberi/

http://www.haberler.com/haytap-uyeleri-egirdir-de-incelemelerde-bulundu-3822013-haberi/

http://www.usakarttv.com/haber_detay.asp?haberID=570

http://www.haberler.com/sokak-hayvanlarinin-kisirlastirilmasi-istendi-3820371-haberi/

http://www.haberler.com/hayvan-haklari-savunuculari-vali-oguz-u-ziyaret-3815682-haberi/

http://www.iha.com.tr/haytaptan-sokak-hayvanlari-icin-imdat-turu-20120722AW000300-balikesir-haberi

http://www.haberler.com/haytap-uyeleri-salihli-ye-geldi-3811548-haberi/

http://www.kulahaber.com.tr/news.php?id=812

http://www.usak.gov.tr/default.aspx?x=cokluoku&id=2490

http://www.usakdenge.com/haber/679/hayvan-haklari-federasyonu-haytap-uyelerinden-vali-ozdemir-cakacaka-ziyaret.html

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?DocID=21055521

http://www.gazeteoku.org/yerel-haberler/Haytap-Uyeleri-Salihliye-Geldi.php

http://www.haberler.com/haytap-uyeleri-salihli-ye-geldi-3811187-haberi/

http://www.hurriyet.com.tr/ege/21055521.asp

http://www.haberler.com/hayvan-haklari-federasyonu-vali-cakacak-i-ziyaret-3808372-haberi/

http://www.hurriyet.com.tr/ege/21055521.asp

?BlogNo=371578&ref=milliyet_anasayfa

haytap-anadolu-turu-3-gun-ayvalik

haber-haytap-trakya-ve-anadolu-imdat-turu-ayvalik-ta-3802173

haber-haytap-trakya-ve-anadolu-imdat-turu-ayvalik-ta-3802173

haytap-trakya-ve-anadolu-imdat-turu-ayvalik-ta-3802173-haberi

http://www.adanahabermerkezi.com/guncel/haytap-trakya-ve-anadolu-imdat-turu-ipsaladan-basladi-h9635.html

http://www.haberfx.net/haytaptan-sokak-hayvanlari-icin-imdat-turu-haberi-556919/

http://www.pirsushaber.com/haytaptan-sokak-hayvanlari-icin-imdat-turu-431251n.html

http://www.haberciniz.biz/haytaptan-sokak-hayvanlari-icin-imdat-turu-1553573h.htm

Hangisi Doğru ?

Pazartesi, 09 Temmuz 2012 14:39

faithfullhound_1830Hayvan haklarında hala o kadar çok bilemediğimiz  alan ve konu var , o kadar çok doğru bildiğini sandığımız yanlış var ki her gün yeni bir şey öğreniyoruz. O zamana kadar bildiğimiz doğrular ise  bir anda yanlış olarak karşımıza dikiliyor.

O günün koşullarında doğru bildiklerimiz aradan yıllar geçtikten sonra yanlış olduğunu görüyoruz. İki çarpı ikinin dört etmediği ender alanlardan birisi.

Örneğin her ilde hayvan bakımevi mutlaka olsun diyemediğimiz gibi aksini savunmak da çok olası. Çünkü gönüllünün olmadığı yerde hayvanlar nazi kampı beton hapishanelere mahkum edilirken , dışarıda kalsın dediğimizde hayvanlar işkenceye , zehirlenmeye , tecavüze maruz kalabiliyor.

Ya da evde hayvan beslemek bir kısım tarafından doğru bulunurken diğer kısım apartman içinde betona giren hayvanın doğal yaşamına aykırı hareket bir davranış olduğu savunulabiliyor. Hayvanları doğal ortamından alıp evcilleştirmek doğru bir hareket mi sanki ? Yoksa yaban hayatında özgürce yaşamalarıy mıydı  doğrusu ?

Peki , hayvan hakkı savunucusu vejetaryen olmak zorunda mı ? Ciddi tartışma konusu. Kuzuyu yerim ama kediyi de severim. Oysa veganlara kalsa hayvan zehirleyen zabıta yerine , öncelikle vejetaryenleri bile bir kaşık suda boğabilirler.

Ya kedi evleri ? O kadar sağlıklı hayvanı bir yere toplamak  , hepsinin ortak bir alana giriş çıkışı aslında birbirlerine hastalıklarını kolay geçirmesini sağlamıyor mu ? Diğer yandan sokakta kaldıklarında da başta çocuklar ve trafik kazaları olmak üzere her türlü riske açık durumdalar…Kedilerin belli bir parka toplanması da geçici olarak onları belki kurtarıyor ama sonunda bir Fatih camii bahçesi gibi içinden çıkılmaz bir istifçilik haline getir miyor mu o bölgeyi..Seven insan bile bu görüntüden irite oluyor..

Peki ormanlara , dağlara bayırlara çıkıp hayvan besleme turları yapmak ?…Belki de hayvanların doğal ortamdan yiyecek bulmaları bu yöntemle engeliyoruz.  Hayvanlar hayvanat bahçesindekiler gibi  çöplerden yemek bulma yetilerini zamanla kaybediyorlar..Ya da siz sonsuza dek yaşayacağınızı düşündüğünüzden , hiç hasta olmayacağınızı kabul ettiğinizden bir gün o bölgeye gelmediğinizde hayvanlar sizi o bölgede bekliyorlar ….ve bir gün gelmiyorsunuz…Hatta daha pasif olan diğer zavallı hayvanlar güçlü olan o hayvanların bölgeden ayrılmasından sonra gelip o yiyeceklerden arta kalanları yiyecekler..Veya onlarca kedinin her gün sokaklarda rutin olarak beslenmesi de o hayvanları size mahkum etmesi aslında onlar açısından doğru bir yol mu ?  Tüm bu çalışmalar , besleme odakları yaratmalar  çözüm mü ?

Bunun gibi daha onlarca örnek sayabilirim. Tek bir doğrunun olmadığı bu felsefe ve mücadelede insanların çok kolay bir şekilde birbirilerini karalamaları , tanımadığı kişiler hakkında iftiralarda bulunmaları , hele yarım bilgiyle sanki her şeyi biliyormuşçasına efelenip egosantirik merkezli bir dünya oluşturmaları işi daha da çıkılmaz hala getiriyorlar. Bilgi sahibi olunsa bile bir çok konu tartışmalıyken , hele bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak , tartışma usulünü bilmeden böyle bir mücadeleye girmekteki en büyük sıkıntı. Gel görki bunu sahibine anlatabil. ..Kimse largaktile ihtiyacı olduğunu kabul etmiyor.

Burada özellikle şu hususu da karıştırmayalım. Ne olursa olsun tartışması dahi mümkün olmayan kavramlarımız da var. Örneğin doğal yaşam ortamı sağlamayan demir kafesler ardındaki hayvanat bahçeleri , yunus parkları , petshop gerçeği  , av gerçeği ya da yasanın hala kabahatler kanunu kapsamında kalması gibi. Tartışılan hassas konular ile asla ödün verilmeyecek konuları birbirine karıştırmamak gerekiyor.

moskova_metro_kopek01

Özellikle teknik konular diyebileceğimiz , hukuk , maliye , veterine hekimlik , halkla ilişkiler çalışmaları , proje yapımı gibi konularda basit bir seçmenin  seçtiği kişiyi futursuzca temelsizce eleştirmesi gibi günübirlik hırs dolu sövmelerinden öteye gidemiyor.

Gidemez de.

Oysa bu  konuda mesafe almak  , hiçbir zaman yaranamayacağımız makul ve bilimsel çalışmaları da kabul etmeyen kesinlikle rijit, egolarına yenilmiş , sosyal dünyaları yok olmuş kendilerini sadece bu konuda göstererek başarı elde etmeye çalışan , takım çalışmasına yatkın olmayan sözüm ona  hayvan severden uzakta durmaktan geçiyor. Bu konuda okumuş ya da okumamış hani çok da önemli değil. Zaman zaman okumuşu da psiko nevrotik belirtiler gösterebiliyor. Largactil uygulamak üniversite mezununa da, yabsancı dil bilenine de ,  ilkokul  mezununa da aynı ölçüde uygulanıyor.

HAYTAP olarak hayvanlara belki de en çok bu tip hayvanseverlerle çalışmadığımız ya da yanımıza almadığımız ya da seçici olduğumuz zaman daha büyük adımlar atıyoruz.

Nitekim zaman da bize yukarıdaki  bilinmeyenleri ne kadar iki kere ikinin dört etmediğini ispatladıysa da ,  ele ayağa her zaman dolanmaya devam eden bu tiplerin olmadığı bir dünyada hayvanlar için daha faydalı çalışmalar yaptığımızı ispatlıyor.

Belki de  tek ve en önemli değişmeyecek gerçek ve  doğru da zaten bu.09/072012

imzasonwebe

KAYNAK: HAYTAP. ORG

Linki:http://www.haytap.org/index.php/201207094007/ahmet-kemal-senpolat-yazilari/hangisi-dogru

O ULAŞILMAYAN BİR BELEDİYE BAŞKANI İDİ, SAYIN ATEŞ ÜNAL ERZEN,
SAYIN  NESRİN ÇITIRIK’IN  İSTANBULA GELİR GELMEZ İLK ZİYARETİ  BAKIRKÖY BELEDİYE BAŞKANI ATEŞ ÜNAL ERZEN’E OLDU,
2. GÖRÜŞMEMİZİ BİRLİKTE YAPMANIN GRURU İÇİNDEYİZ,TEŞEKKÜRLER SAYIN ATEŞ ÜNAL ERZENÖRNEK BİR BAKIMEVİ OLMA YOLUNDAKİ ÇABALARINA .HAYTAP MİMARLAR GRUBUMUZ DOĞAL KOŞULLARIN EN UYGUN EN İYİ ŞARTLARDA YENİLENEBİLMESİ İÇİN DESTEK VERECEK VE PROJE TEKRARDAN DÜZENLENECEK, BU PROJENİN TAKİBİ . BAKIRKÖY BELEDİYE BAŞKANI SAYIN ATEŞ ÜNAL ERZEN VE HAYTAP BAKIRKÖY TEMSİLCİLİĞİ OLACAK ,
KAFESLER BÜYÜYECEK, DEVAMLI KALACAK CANLAR İÇİN DOĞAL ALANLAR VE TAHTA KULÜBELER OLUŞTURULACAK, YETERSİZ KALAN GÖLGELİKLER ARTTIRILACAK VE CANLAR ODALARA HAPSEDİLMEYECEK, ÖZGÜRLÜĞÜN VE ESİNTİNİN TADINI ÇIKARACAKLAR,
EN ÖNEMLİSİDE,  ÇOK YAKIN BİR TARİHTE MÜKEMMEL BİR ORGANİZASYONA BİRLİKTE İMZA ATACAĞIZ
HAYTAP BAKIRKÖY TEMSİLCİSİ
HANDAN GÖÇER

21 TEM 2012/ Birgün
Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’ndaki 382. Hafta eyleminin ardından pankart açan Hasan Gülünay’ın ailesi gözaltına alındı.

İHD İStanbul Şubesi gözaltına alınanların Hasan Gülünay’ın eşi Birsen Gülünay, oğlu Cihan Gülünay, kızı Deniz Gülünay ile  Deniz Destebaş, Pınar Bektaş ve Şükrü Oral olduğunu ve Taksim İlkyardım Hastanesi’ne götürüldüklerini açıkladı.

Hasan Gülünay’dan 20 Temmuz 1992′den bu güne haber alınamıyor. Hasan Gülünay’ın ailesi, Galatasaray Meydanı’ndaki Cumartesi eyleminden sonra pankart asma eylemi gerçekleştirdi.

Bir kafeye “Hasan Gülünay nerede? Kaybedenler kaybedecek” yazılı pankart astı. Eylemin ardından Gülünay ailesinden üç kişi gözaltına alındı.

Kayıp yakınlarının, gözaltıları engellemek istemesi üzerine polis ile aileler arasında arbede yaşandı. Kayıp yakınlarından da üç kişi gözaltına alındı.

(bianet)

Fotoğraf: Can Memiş

Hbaerin Linki:http://www.birgun.net/actuels_index.php?news_code=1342860977&year=2012&month=07&day=21

WordPress.com'dan blog alın. | Tema: volcanic tarafından Motion.
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: